2007 New York Fa Konferansında Fa'nın Öğretilmesi

(Li Hongzhi, 7 Nisan 2007, Manhattan)


İyi öğlenler!(alkış) Çok çalışıyorsunuz!

Geçmişteki bir çok kahin, belirli bir çağ geldiğinde, çok büyük sayıda insanın ayıklanacağını ve sadece çok az insanın, az sayıda iyi insanın hayatta kalacağını söylemişti. Uzun zaman önce, bir kere: ''sadece kendi insanlarımı istiyorum'' demiştim. Batı'da, birçok efsane ve İncil, Kıyamet gününde sadece çok az insanın hayatta kalmayı başaracağını açıklamıştı. O zamanlardaki durum, dünya insanları idi - ve buna, Üç Diyar içindeki maddi elementlerden oluşan Üç Diyar içerisindeki tüm canlılar dahildi. Üç diyar içerisindeki maddi elementler, cennetlerdekinden tamamen farklıdır. Dolayısıyla bu gibi canlılar cennetlere yükselmeyi başaramazlar ve sadece bu boyutta kalabilirlerdi. Fakat daha sonra bu durum, tarihten başlayıp günümüze dek uzanan değişimlerle beraber, büyük değişimlere uğradı.

Bu konuda daha önce detaylara girmiştim...çok sayıda yüksek-seviyeli canlı, dünyaya geldi (indi) ve insan olarak reenkarne oldular. Bir başka deyişle, dış görünüm itibarı ile insan gibi görünüyorlardı ve insan yapısına (oluşumuna) sahiplerdi. Fakat temel bir seviyede, insan dünyasının en yüzeydeki maddesinin mikrokozmik-maddesinin içerisinde ya da yüzey maddesinin ardında, onlar Üç Diyar ötesine ait olan canlılardı. Çok sayıdaki insan vücudu, yüksek seviyelerden aşağı gelen tanrılar tarafından giyildi; o yüzden insan gibi görünüyorlardı fakat esasen onlar yüksek seviyelere ait canlılardı. Elbette, kim gelmiş olursa olsun, o canlılar, ya da tanrıların gelmiş olduğu seviye ne kadar yüksek olursa olsun, insan dünyasına geldikleri zaman - gelmiş oldukları an - bir yanılsama toplumunun içerisine adım atarlar ve herhangi bir bilgiden yoksun kalırlar. Yani bir başka deyişle, artık onlar tanrı değil, insandırlar. Bu gibi durumlar (koşullar) altında, ne denli yüksek bir seviyeden gelmiş olurlarsa olsunlar, sahip oldukları tanrısal kısım ortaya çıkmayı başaramaz ve bilgelikleri kapanır; ve bu durum onların sadece bir insan haline dönüşmelerini sağlar. Toplum iyi bir iş çıkardığı zaman, bir bütün olarak belirli bir ahlak standartını sürdürebilir, ki bu da toplumun genel durumu ile tutarlıdır ve bu da insanlar ya da diğer canlılar için korkutucu bir ihtimal (görünüm) değildir. Fakat eger toplumun ahlakı hızlı bir şekilde düşerse ya da eski güçler insan toplumunu kasten aşağılara doğru düşürürlerse, bu durum tüm canlılar için aşırı derecede korkutucudur - ve bu, insan olmak için yüksek seviyelerden gelmiş olan tanrılar için de geçerlidir.

Aslında günümüz Çin toplumundaki insanların ahlaki değerleri, - tanrılar insanları ilk yarattıklarında, onlar için belirlemiş oldukları gereksinimlerden - fazlasıyla sapmışlardır. Bir başka deyişle, insanoğlu artık, (insan olma durumunun) içerisinde değildir. Kabaca söylemek gerekirse, artık insan olmaya bile layık değillerdir. Geçmişte, Fa düzeltmesi sorumluluğu yok iken - yok edilirlerdi. Tarih süreci içerisinde, insanoğlu ardı ardına birçok felaket yaşadı ve birçok defalar yok edildiler. Olaylar, daha büyük evrenler için de aynı şekildeydi; bu aynen insan vücudunun metabolik süreci gibidir: hücreler büyüdüğü ve yaşlandığı zaman ve artık çok işe yarar bir durumda olmadığında, gözden çıkarılırlar ve iyi olanları yeniden yaratılır. Daha büyük olan evrenin çeşitli bölgelerinde böyle bir durum çok sık gerçekleşmez fakat aslında sürekliliği vardır- ve bu oldukça normaldir. O durumda, konu bir insana gelince, onun hayatı en düşük seviyededir ve en düşük seviyedeki bir canlı olarak, kişi kendisinin ne kadar muhteşem olduğunu düşünürse düşünsün, tanrıların gözünde, bir değeri yoktur ve artık iyi olmadığında yok edilecektir. Bugün, Fa düzeltmesi ve evrendeki tüm canlıların kurtarılması olayı gerçekleştiği için, yozlaşmış insanlar ayıklanmadılar. Bu durum şundan kaynaklanıyor: insanoğlu belirli değişimlerden geçiyor; aynı zamanda Dafa uygulayıcıları bu olay vasıtası ile kudretli erdemlerini oluşturuyorlar ve böylece insan ırkının hayatta kalmasına ve devam etmesine izin veriliyor. Dafa uygulayıcıları olarak, eğer şu anda bunu başaramazsanız ve canlıları kurtuluşa yönlendiremezseniz, bir zamanlar etmiş olduğunuz yeminleri gerçekleştirmek konusunda başarısız olacaksınız ve Fa düzeltmesinin tamamına, evrene ve canlılara felaket getirmiş olacaksınız. Şu an bunu söylüyor olmamın nedeni, Dafa uygulayıcılarının bunu iyi bir şekilde yapmak zorunda olmalarıdır.

Şu an bu başlık üzerinde olduğumuza göre, sizlere Üç Diyar hakkında biraz daha fazla şey anlatayım. İnsan toplumunun şu anki durumunun yanısıra, Üç Diyar içerisindeki canlıların kendilerini ne kadar önemli gördükleri, toplum içerisindeki insanların kendilerini ne kadar gelişmiş, başarılı, güçlü ve zengin görmelerine karşın, ya da her bir millet, her bir hükümet, ya da kendisini sözüm ona başarılı ve göz kamaştırıcı gören insanlara gelince - söyleyeyim ki, günümüz insan ırkına ait olan her şey, buna tarihte gerçekleşmiş olan şeyler ve Üç diyarın ortaya çıkması da dahil - Fa düzeltmesi için var olmaktadır. Bir başka deyişle, her şey bu Fa düzeltmesi için yaratıldı, her şey buraya Fa düzeltmesi için geldi ve bu süreç içerisindeki her şey, bu Fa düzeltmesi için oluşturuldu. İnsan ırkı ile ilgili olan her şey, - buna yaşam, madde, bir kişinin bilebileceği, anlayabileceği (kavrayabileceği) her şey ve bir anlayış bağlamında ulaşabileceği nokta, bu Fa düzeltmesi olayı için var olmaktadır. Aksi takdirde, bütün bunlar kesinlikle var olmayacaklardı.

Bir başka şekilde ortaya koyacak olursak, evrendeki tüm canlıların Fa-düzeltmesi sürecinde kurtarılabilmesi için yaratıldı ve Dafa uygulayıcıları bu suretle başarılı olabileceklerdi. Aksi takdirde, Üç diyar var olmayacaktı. İnsan toplumu, Üç Diyar içerisindeki küçük bir parçacıktan başka bir şey değildir. Sadece küçük bir parçacığın içerisindeki bir toplumdur, bahsetmeye bile değmeyecek kadar önemsiz bir şeydir -ve bunun içerisinde yaşayan insanoğlu, kendilerine ait olguları ne kadar muhteşem görürse görsün, insanlara ait konuları ne kadar önemli bir şey olarak görürlerse görsünler, insanoğlunun başarılarının ne kadar olağanüstü olduğunu ve ne kadar gelişmiş olduğunu düşünürlerse düşünsünler, bütün bunlar, insanların konulara (olaylara, olgulara) insan bakış açısı ile bakarak ulaşmış oldukları düşüncelerdir. Böyle bir kaybolmuşluk durumu altında insanlar, toplumun harika olduğunu düşündüklerinde, bu sadece onların gerçek durumu bilmemelerinden dolayıdır. İnsanlar kendileri hakkında çok şey söyleyebilirler, fakat Tanrılar duruma o şekilde bakmazlar. Tüm canlılar, insan hayatının ve insanların yaşadığı bu ortamın ardında yatan gerçek amacı öğrendiğinde, insan ırkının ''gelişiminin'' sadece planlanmış bir süreçten başka bir şey olmadığına aydınlanacaklardır ve insan toplumunun içinde bulunduğu durumun, en son olay (final olay) gelmeden önce devam ettirilen bir şey olduğunu anlayacaklardır. En önemli final olayının gelişi bekletiliyorken, her şey, insanların içinde bulunduğu bu ortamı (hal ve durumu) devam ettirme sürecindeki belirli tezahürlerden başka bir şey değildi ve gerçek amaç, bu son aşamaya kadar beklemek zorundaydı ---tanrıların gelmesi ve Fa düzeltmesinin başlaması.

Ben Fa'yı 1992 yılında öğretmeye başladım. O dönemde Dafa uygulayıcıları Fa'yı yayıyorlardı. Ve şu anda zulüm altındayken, Dafa uygulayıcıları global çapta insanları kurtarıyorlar ve Dafa uygulayıcılarının kurtarmakta olduğu insanlar son zamanlarda değişimlerden geçti. İnsan ırkının beklemekte olduğu şey ve kahinlerin anlattığı şeyler gelmektedir. Kaybolmuş ve kafası karışık bir biçimde, ve maddi faydalar tarafından, sahte görünümler ve yalanlar tarafından motive edilirken, son safhadaki her şeyin gerçekten başladığına ve ilerlemekte olduğuna inanmaya cesaret edemediler. İnsan toplumu hala her zamanki gibi işlevsel görünüyor ve her şey sakin, istikrarlı ve normal bir şekilde işlemeye devam ediyor. Fakat gerçekte ise, her şey Fa düzeltmesi için yönetiliyor. Tanrılar buraya geldiğinde, bunu büyük bir şov şeklinde gerçekleştirmezler ya da --''ben geldim, söylediğim her şeyi dinleyin ve ben hepinizi kayıtsız şartsız bir şekilde cennete götüreceğim'' gibi kozmik bir gösteri şeklinde yapmazlar. Böyle bir şey asla gerçekleşmeyecektir. İnsanlar, tarih boyunca işledikleri günahların bedelini ödemek zorundadırlar. Tanrıları görmeyi hak etmek, onların hayal ettikleri kadar basit bir şey değildir. İnsanoğlunun Fa'yı elde etmesi ve cennetlere yükselmesi, onlar kaybolmuşluk içerisindelerken test edilip görülmesi gereken bir şeydir ve dolayısıyla tanrılar kendilerini bu anlamda gösterip teşhir etmeyeceklerdir. Tanrılar kendilerini insan toplumu içerisinde gösterdikleri zaman tamamen insanlar gibi görüneceklerdir fakat söyledikleri şey, hakikattir. Bu, insan ahlakının ve ahlaki değerler dayanağının, insanların (o tanrının) farkına varıp varamayacağını sağlayıp sağlayamayacağı meselesidir ve evrenin, insanoğlu için oluşturulduğunu, en temel ahlak standartları ile hala tanımlayıp tanımlayamayacakları meselesidir -yani, insanların en nihai ahlak standartı, tüm canlıları kurtarmak için gelen Fa'yı fark etmelerini sağlar. Eğer onu fark etmeyi başarabilirseniz, o durumda kurtarılırsınız ve imdadınıza yetişilir. Eğer fark etmeyi başaramazsanız, o zaman kurtarılamayacak durumdasınızdır ve elde tutulamazsınız ve bu durum, ahlaki dayanağın (ahlaki temel çizginin) çöküşünün bir neticesidir. Ahlak olmadan, hiç kimse insan olma standartını artık karşılayamaz. Antik zamanlardan günümüze dek, ister doğu da ister Batı da, insanlar daima insan ahlakına vurgu yaptılar. Modern zamanlarda ise, ne kadar sayıda insan buna gerçekten değer veriyor? En sonunda, tanrıların insanları kurtarması gerektiği zaman, bir kişinin ahlak derecesi doğrudan göz önüne alınmasa da, sizin kendi ahlaki çöküşünüz, o temel-çizginizin çökmesine sebep olmuştur ve bu, Fa'yı fark edememenize ve onun farkına varamamanıza sebep olur. Kurtarılamayışınızın ve imdadınıza yetişilememesinin sebebi bu değil midir?

Geçmişte insan toplumu, ahlak değerlerini daima ciddiyetle sürdürdü - öyle bir durum içerisindelerdi. Son zamanlarda ise insanlar Fa'yı elde etmek, kurtarılmak için buradalar. Fakat eski güçler o denli insanın kurtarılmasına izin vermediler (vermeyecekler) ve insan ırkının bir kısmının ayıklanmasını diliyorlardı. O yüzden, insan toplumu için, o kötü ÇKP'yi yarattılar ve özelikle kayda değer olan şu ki, bu kötü ÇKP, insan ahlakını bozmak için çok sayıda şey yaptı ve bir parti kültürü yarattı. Aynı zamanda, insanların düşünme biçimini değiştirdi, bundaki amaç, zamanı geldiğinde insanların Fa'yı elde etmelerini engellemek idi. Bu durumda, değiştirilmiş olan bu düşünceler, olaylara, bu kötü parti tarafından yüklenen mantalite ile baktı. İnsan düşüncesini ve insan kültürünü tamamen bir kenara bırakmak, (partinin insanlara yaptığı buydu) sapkın bir canlı olmak ve ayıklanması gereken kısım olmak anlamına gelmektedir. Beş bin yıllık Çin kültürü, insan kültürü için, düşünme biçimi ve davranış biçimi için bir temel oluşturmuştu ve bütün bunları, tanrılar sistematik olarak yaratmışlardı fakat bu, eski güçlerin desteği ile mahvedildi, imha edildi. Bu birkaç on yıllık kısa zaman süreci boyunca, Çin antik kültürünü durmaksızın çürütüyor ve Çin antik uygarlığını ayaklar altına alıyorlardı. Tanrılar insanlara fikirler, ahlak ve uygarlık aşıladı; böylelikle son aşamada, bütün bunları doğruyu yanlıştan ayırmak için kullanabilecek, Fa'yı anlayabilecek ve kurtarılabileceklerdi. Bu kötü ruhlu ÇKP ise, bütün bunları sadece sistematik ve kasti olarak sabote etmekle kalmadı, aynı zamanda insanları sistematik bir biçimde ve üzerinde düşünüp taşınarak (kasti olarak) partinin kötü (adi) kültürü ile doldurdu. Bunu da ''insanları eğitmek'' ve ''insanları reforme etmek'' olarak isimlendirdi - ona boşluk barındırmayan terimler yüklediler -ve ÇKP tarafından yaratılmış olan bu şey, dünya görüşünüzü dahi değiştirir, davranışlarınızı onu takip edecek şekilde değiştirir, düşünme biçiminizin ve zihinsel durumunuzun değişmesini sağlar. Çinli insanlar, bu kötü parti tarafından kendilerine aşılanan dünya görüşü ile olaylara baktıklarında, ''bu anlamda reforma uğramış oldukları'' için, insan dünyasında, doğruyu yanlıştan ayırt etmek, doğruyu şeytaniden ayırmak onlar açısından gerçekten zordur; veya Fa'nın ya da Hakikatin farkına varmaları zordur. Daha yaşlı olan ve eski kuşaklardan insanlar bir zamanlar eski insan kültürü tarafından eğitilmiş ve onun tarafından biçimlendirilmişlerdir; onların dönemi o çarpık ÇKP kültürünün ortaya çıkmasından öncedir. Kötü ÇKP'ye ait unsurlar son zamanlarda daha fazla ortaya çıkmış olsa da, o gibi kişilerin ahlaki çizgileri, bugüne kadar dokunulmamış şekilde kalmıştır ve onlar iyiyi kötüden temel bir seviyede ayırabilirler. En acınası durumda olanlar, modern gençliktir. Onların kafası, o kötü ruhlu ÇKP'nin modern fikirleri ile aşılanmıştır fakat o kişiler kendilerinin harika olduklarını ve her şeyi anladıklarını düşünüyorlar. Bir hata yaparak, insanlar arasındaki ilişkilerin, değer sistemlerinin ve etik ilişkilerin (ki bu ÇKP'nin bütün bu şeyleri mahvetmesinin sonucudur) tarih boyunca her zaman böyle olduğunu düşünüyor ve bu şekilde davranmanın, insan içgüdüsü olduğunu düşünüyorlar. Buna ek olarak, inanca ters düşen bir evrim teorisi mevcut, onun vasıtasıyla kendilerini gerçekten hayvanlar olarak kabul ediyorlar ve bunun ÇKP'nin kasti hareketlerinin sonucu gerçekleştiği konusunda bilgisizler. İnsanlar, insan ırkının neyi beklediğini ve insan olmanın gerçek amacının ne olduğunu unuttular fakat bu kötü partinin kötü hortlağı bunları biliyor, o yüzden de insanoğlunu kasti şekilde mahvetmekteydi. Bu değersiz, modern tipteki cahillik, onları evrenin gerçeğini fark etmekten tamamen alıkoyuyor ve bu, şu anki kuşağın korkunç manzarasıdır.

Elbette, bu Fa düzeltmesi ve tüm canlıları kurtarmak ile ilgili bir meseledir ve tanrıların gücü her şeye yetmez mi? Ve Buda Fa sınırsız değil midir? Gerçekten de, Dafa'nın sınırsız Fa gücü, canlıları kurtarma sürecinde, tamamen gözler önüne sergilenmektedir. Dafa ilk olarak yayılmaya başladığı zaman, yüzeyde, bir şeyler söylemiştim: kapı, kurtarılmak için herkese tamamen açıktır - o kadar açıktır ki, artık kapı diye bir şey yoktur, demiştim. Canlıların, tarih içerisinde işlemiş oldukları suçlar, onlara karşı kullanılmayacaktı çünkü farklı seviyelerde bulunan her tipten ve her türden canlı, artık iyi değillerdi ve tek bir seviye bile, o seviye için gereken standartı artık karşılamıyordu. Bu durum, yüksek seviyede bulunan bir canlı, düşük bir seviye için gerekli olan gereksinimi artık karşılamıyor, anlamına gelmiyor. Ondan ziyade, tanrısal bir canlı, tanrısal bir canlının bulunduğu seviyenin standartını karşılamak zorundadır - eğer sadece bir insan için olan standartı karşılarsanız, bu bir işe yaramayacaktır. Eğer sadece bir insan için gerekli olan standartı karşılıyorsanız, o zaman siz sadece bir insansınız demektir. Yani bir başka deyişle, her bir seviyede bulunan canlılar, kendi seviyeleri için gereken standartları artık karşılamıyorlardı - insanların, insanlar için gereken standartları da karşılamıyor olmaları dahil. Dolayısıya bu noktada, canlıları kurtarmak için ne yapılabilirdi?

Hepiniz biliyorsunuz ki, evrende hem iyi hem de kötü canlılar var olmaktadır. Buda'lar var ise, şeytanlar da vardır. Pozitif tanrılar var ise, negatif tanrılar da vardır. Bunlar birbirlerinin karşıtıdırlar çünkü onlar evrenin kaçınılmaz sonuçlarıdırlar. O durumda, bir kişi tüm canlıları kurtarmak isterse, sadece tek bir yol vardır, şöyle ki, yaşadıkları süreç içerisinde, tüm canlıların yapmış oldukları tüm hataları görmezden gelmek (hoş görmek). Tüm canlıların, tarih içerisinde yapmış oldukları hatalar bir kenara bırakıldığı zaman - sadece o zaman kurtarılabilirler. Bir başka deyişle, evrenin tamamı artık iyi durumda değildir, o durumda kimin kimden daha iyi olduğunu anlamak için ufak kusurların peşinde olmanın anlamı nedir? Eğer bir kişi diğerinden biraz daha iyi olsaydı bile, o da hala evrenin standartlarını karşılayamıyordu, o yüzden bu gibi şeyler -onları kurtarma sürecinde- hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmaz. Peki, neye bakılır? Odak nokta şudur: bir kişiye kurtuluş sunulduğunda, bu Fa'nın onu kurtarmak için burada olduğunu kişinin anlayıp anlayamadığı! Çünkü geleceğe ait olan her şey, bu Fa tarafından yaratılmaktadır; geleceğin canlıları, bu Fa'nın onlara sağlayacağı ortam içerisinde var olacaklar. Gelecekte bunu başarabilecek olanlar, sadece bu Fa tarafından yıkanıp temizlendikten sonra ve bu Fa tarafından asimile edildikten sonra bunu başarmış olacaktır. Bu Fa'nın bile farkına varamıyorsanız, o durumda elbette geride kalamazsınız. Eğer kalsaydınız, nereye gidecektiniz? Geleceğin evreni, bu Fa tarafından yaratılmaktadır, o yüzden sizin için herhangi bir yer olmayacaktır ve artık var olmayacaksınızdır.

Daha net bir şekilde ortaya koymak gerekirse, şu andaki Fa düzeltmesi sürecinde, canlıların geçmişte işlemiş oldukları günahlar ne kadar büyük olursa olsun, ya da geçmişte yapmış oldukları hatalar ne kadar vahim olursa olsun, bakılan tek şey, onların Dafa'ya ve Dafa uygulayıcılarına karşı olan davranışlarıdır. Sadece bu çizgi vardır. Aslında, bu çizgi, hiçbir şekilde bir çizgi değildir. Bu sadece sizin geleceğe girmeyi isteyip istemediğinizdir. Dünyayı kandıran yalanların ortasında, bu şeytani ÇKP tarafından yaratılan kültürün ortasında, kaç kişi bu noktayı hala görebiliyor (farkına varabiliyor)? Kaç kişi doğruyu yanlıştan ayırt edebiliyor? Kaç kişi bu kötü ÇKP'nin adiliğini görebiliyor? Bunu yapmak çok zordur, işte bu yüzden Dafa uygulayıcıları gerçekleri açıklıyor, şeytanı ifşa ediyor ve bu ÇKP nin ne mal olduğunu görmeleri için insanlara yardım ediyorlar. Sadece bu gibi şeyleri yaparak dünya insanları kurtarılabilir. Dafa uygulayıcılarının yaptığı şey, tam olarak budur.

Bazı insanlar şöyle diyor: ''sizler 9 yorumu tanıttığınız ya da bu kötü ÇKP'yi ifşa ettiğiniz zaman, politik bir hale gelmiş olmuyor musunuz? - böyle söylüyorlar. Peki, politik ne demektir? Batılıların zihninde, toplum içerisinde gerçekleşen her şey, - dini aktiviteler hariç - politik olarak görülüyor. Politik sözcüğü, dünya genelinde bu şekilde tanımlanıyor. Dini aktiviteler, bir kişinin toplum içerisindeki aktivitelerinin bir parçasıdır. Toplum içerisinde, bu tip bir aktivite dışında - yani dini aktivite dışında -her şey, politik aktivite kategorisine ait. Peki, o zaman politik aktivite olarak görülmeyen şeyler neler? Evde yemek yaptığınız ve ev işleri ile ilgilendiğinizde, o politik olarak görülmez. Fakat yaptığınız aktivite, topluma bulaştığı (toplumla ilgisi olduğu) an, politik olarak kabul ediliyor. Bu, özgür toplumun perspektifinden bakılarak yapılan konuşmadır. Fakat bu hala önemli değildir - ÇKP tarafından oluşturulmuş bozuk (yoz) ''politika'' kavramı perspektifinden bakıldığında bile, önemli değildir. ''Politik'' kavramının bu yoz versiyonu, insanlara saldırmak için bir silah olarak kullanılıyor. Bununla birlikte, eğer insanlar politik yol ile kurtarılabilecekse, o zaman biz de o formu kullanabiliriz - bunda yanlış olan ne? Daha bir dakika önce, Üç Diyar içerisinde var olan her şeyin Dafa için yaratıldığını, Dafa için geliştirildiğini ve Dafa için geldiğini söylemiştim. Bu Fa-düzeltmesi olmasaydı, insan ırkına ait hiç bir şey var olmayacaktı. O zaman başka bir düşünme biçimine geçecek olursak, şunu bir düşünün: bütün bunlar Dafa için sağlanmamış mıdır? Bütün bunlar insanların kurtarılması için değil midir? Bütün bunlar Dafa uygulayıcılarının uygulamalarında kullanılmak için değil midir? Elbette ki öyledir! Bu sadece benim- Li Hongzhi'nin - Dafa uygulayıcıları için neyi seçeceğim meselesidir.

Bir başka perspektiften konuşacak olursak, bu da Dafa uygulayıcılarının tarihteki diğer tüm uygulama yöntemlerinden nasıl daha farklı bir şekilde uygulama yaptığıdır. Bunun sonucu olarak, birçok insanın düşünme biçimi gelişmelere ayak uyduramamıştır ve kafaları karışmış hissediyorlar çünkü ÇKP'nin kendilerine aşılamış olduğu geçmişin ve geleceğin birbirleriyle ne şekilde ilişkili olduğu konusundaki düşünme biçimini kullanıyor ve Dafa uygulayıcılarının yaptığı uygulamayı, geçmişteki dini uygulama yöntemlerinin ışığında değerlendiriyorlar. Bu gibi kişiler, insanların geçmişteki yöntemler ile xiulian uygulaması gerektiğini düşünüyor ve geçmişteki bu inanç formlarının, insanları gerçekten cennete geri götürebileceğini düşünüyorlar. Fakat insanlar hiçbir şekilde cennetlere geri dönemediler. Şu anda giderek daha fazla insan, -batı toplumundaki insanlar da dahil- insanoğlunun reenkarne olduğunu daha derin bir şekilde anlıyor. Bir kişi insanların yaşadığı bu yere geldiğinde, cennetlere geri yükselebilmesinin artık hiçbir yolu yoktu. Ve bu mutlak idi - hiç kimse, cennetlere yükselebilmeyi başaramamıştır. Yardımcı ruhlar (fu yuanshen), Üç diyarın içerisinde değillerdi, onlar Üç Diyara yakın yerlerdeydiler. Benim bu masanın yakınında durmam ama masayı terk etmemem gibi. Yardımcı ruh işte bu yüzden xiulian'de başarılı olabiliyor ve cennetlere geri dönebiliyordu. Fakat o gibi durumlarda bile, Üç Diyar'a yakın bir yerlere gelmiş olduğu için, cennetlere geri döndüğü zaman, daha yüksek seviyelerde bulunan tanrılar, onun etrafını örtüyorlar ve onu cennetlerdeki canlılardan sonsuza dek ayırıyorlardı. Fakat o, bu örtüyü göremiyordu. Bundaki amaç, onun, cennetleri ve orada bulunan canlıları kirletmesini engellemekti. Eğer ben bu konu hakkında konuşmasaydım, tanrılar bile bunu bilmiyor olacaklardı.

Bir başka deyişle, Üç Diyar'a kim girmiş ise ve insanların yaşadığı bu yere gelmiş ise, düşmüş demektir ve bir daha yükselmeyi asla başaramaz çünkü geçmişte insanlar, kendilerini cennetlere yükseltebilecek bir Fa'ya asla sahip olmamışlardır. Sakyamuni'nin Fa'yı ve İsa'nın da Yol'u öğrettiği söylenir. Fakat aslında, onların öğrettiği şeyler sadece, ruhlardan birisi içindi, yani her bir kişinin ''yardımcı ruhu'' içindi; burada bulunan insan kısmı ise onu anlayamazdı ve bu durum, yüzeyde bulunan insan açısından ve de onun ''ana ruhu'' açısından xiulian uygulayarak değişimi imkansız kılıyordu. İnsanlar Buda Sakyamuni'nin Fa'yı nasıl da yaymış olduğundan bahsediyor. Fakat o ve onun gibi olan diğerleri, sadece insan kültürünü oluşturuyorlardı. Fa'yı ilk öğretmeye başladığım zamanlar bu konudan bahsetmiştim. İnsanlar, tanrılar tarafından ilk yaratıldıklarında, zihinleri bomboş bir durumun içerisindeydi. Bu dünyayı anlamak için hiçbir yeteneğe sahip değillerdi. Hiçbir gerçek hayat tecrübeleri yoktu, herhangi bir aksiliğe ya da zorluğa hiç katlanmamışlardı ve hayatlarını sürdürürleken, 4 mevsimi bile birbirinden ayırt edemiyorlardı. İnsanoğluna, dünyayı öğrenmeleri ve dünyayı anlamaları için bir süre tanınması gerekiyordu - bu süreç çeşitli kültür formlarını durmaksızın oluşturmak içindi - ve bu yüzden de sistematik, doğru bir düşünme biçimi ve ahlaki inançların, insanlar için yaratılması gerekmekteydi. Böyle bir şey, sadece tarih içerisinde inanılmaz uzun bir zaman döneminde oluşturulabilirdi ve bu sebepten dolayı da, insan ırkı, çok uzun bir tarihi süreçten geçmek zorundaydı. Üç Diyar ve insan ırkı, Fa-düzeltmesi başlamışken yaratılamazdı. Bu olmazdı, o yüzden, tarihteki bu süreç içerisinde - insanlar gerçek hayat deneyimlerinden geçiyorlarken - olayları mantık seviyesinde anlayabilmelerini sağlayacak bir tarihi sürecin olması gerekiyordu. Sadece bunun ardından insanların günümüzde sahip olduğu var olma durumu, zihinsel durum, dış görünüm, ahlaki inançlar ve davranışlar oluşturulabilirdi.

O durumda, insanların bu dünyadaki gerçek-yaşam deneyiminden geçtikleri ve dünyayı öğrendikleri bu süreç esnasında, insan kültürü oluşturulurken, insanlara elbette, ''Tanrılar nedir?'' ''Buda'lar nedir?'' ''Dao'lar nedir?'' Ve ''farklı tanrılar nelerdir?'' gibi konuların anlatılması gerekiyordu. Peki, o zaman insan kültürü nasıl oluşturuldu? O tanrılar insan dünyasına gönderildiler, böylece bu gibi şeyleri öğrenen insanlara sahip olabileceklerdi ve onlar bu şekilde kurtarılabileceklerdi. Aslında, konu insanları kurtarmaya gelince, o kurtarılanların ''yardımcı ruh'' olduklarını söylemiştim. Tek bir kişi bile cennetlere dönmeyi başaramamıştır -herkes, hala insan dünyasında reenkarne olmaya devam etmektedir. Yardımcı ruhlar, kişinin dışsal biçimi tarafından etkilendiği için, kişi ile aynı görünüşe sahiptirler. Aydınlanmaya ulaşma konusunda, iyi bir doğuş kalitesine sahip olan bir kişi, kendisinin cennete geri dönmüş olduğunu görmüş olabilir fakat o göksel canlı, sadece, onunla aynı görünüşe sahip olan yardımcı ruhu idi. Kişinin gerçek anlamda ana vücudu değildi ve kişi hala reenkarnasyondan geçmek zorundaydı. Tarih işte böyle oluşturuldu, adım adım, ta ki günümüze gelene dek; ve insanoğlu modern düşüncelere ve davranışlara sahip kişiler haline getirildiler; insan tarihi bu son aşamaya geldiğinde, insanoğlu Fa'nın farkına varabilecekti. Bir başka deyişle, tarih içerisinde Sakyamuni'nin ve diğer tanrıların ortaya çıkışı, aktarılmakta olan tanrısal-kültürün ortaya çıkması anlamına geliyordu. Ve aslında bu olay, insanlara, tanrısal canlıları anlamaları için bir düşünme biçimi vermek ve tanrısal canlıları anlaşılabilir kılacak bir kültür oluşturmak içindi. Aksi takdirde, ben bugün Fa'yı aktarmak için geldiğimde, bu Fa'yı öğretmek benim için çok zor olacaktı çünkü bir tanrının ne olduğunu bilmiyor olacaktınız, bir Buda'nın ya da bir Dao'nun ne olduğunu bilmiyor olacaktınız. O durumda ben onu nasıl öğretecektim? Sizlere her şeyi açıklamak zorunda olacaktım; Buda'ların, Dao'ların ve tanrıların nasıl olduğu, karakterlerinin nasıl olduğu, ne yaptıkları, insanları nasıl kurtardıkları, insanları kurtarmanın ne demek olduğu, kurtulan insanlara neler olduğu ve bu gibi konuları da açıklamak zorunda olacaktım. Ve hatta bütün bunları size açıklasaydım bile, gerekli olan yaşam tecrübesine ve bilgisine sahip olmayacaktınız, zihninizde hiçbir şey canlanmayacaktı, ayrıca olayları anlamak için gerekli olan süreçten geçmemiş olacaktınız. Öyle bir durumda Fa'yı nasıl aktarabilirdim? Onu nasıl anlayabilecektiniz? İşte bu sebepten dolayı, her şeyin tarih içerisinde tamamlanması gerekiyordu ve dolayısıyla da insanlar bugün bir tanrının ne olduğunu anlayabiliyorlar; Fa'nın ne olduğunu, xiulia'ın ne olduğunu, Tamamlanmanın ne olduğunu ve bu gibi şeylerin ne olduğunu bilebiliyorlar.

Peki o zaman xiu-lian nedir? Sadece Dafa uygulayıcıları tarafında bugün uygulanmakta olan şey gerçek xiulian'dır çünkü burada bulunan insanlar gerçekten xiulian uygulayabilme kapasitesine sahipler - ve bu tarih boyunca asla gerçekleşmemiş bir olaydır. Peki ''tüm canlıları kurtarmak'' ne anlama geliyor? Tanrılar arkalarında insanlar için böyle bir kültür bırakmış olsalar da, canlıları kurtarmak gibi bir işe gerçek anlamda girişmemişlerdi. Fakat ben bu işi yapmaktayım ve siz - Dafa uygulayıcıları da - tüm canlıları kurtaranlarsınız. Ve sizler bunu bütün insan ırkı için yapıyorsunuz (alkış), insanları geniş çapta kurtarmaktasınız. Bir başka deyişle, Dafa uygulayıcılarının bugün yapmakta olduğu her şeyde, ister bir projenin parçası olun, ya da caddelere çıkıp gerçekleri açıklıyor olun, bizim materyallerimizi dağıtıyor olun ya da şeytanı ifşa etmek için konsoloslukların önünde oturuyor olun, xiulian uygulayarak kendinizi geliştirmekte, Fa'yı onaylatmakta ve dünya insanlarını kurtarma süreci içerisindesiniz demektir. Dafa uygulayıcıları bunu yapmaktadır. Her ne kadar sıradan görünüyor olsalar da, bu davranışların hepsi göz kamaştırıcı ve muhteşemdir çünkü dünya üzerindeki tüm meslekler ve ortamlar, sizin uygulama alanlarınızdır. Geçmişte yapılan uygulamalarda, uygulamaya başlamak demek bir manastıra gitmek ya da dağlara gitmek anlamına geliyordu. Birçok insan benim Dafa uygulayıcıları için belirlemiş olduğum uygulama yöntemini anlayamıyor. Çalışırken nasıl oluyor da uygulama yapabiliyorlar? Nasıl oluyor da keşişler haline gelmiyorlar?'' diye merak ediyorlar. Bu anlaşılır bir durumdur. Aslında, Sakyamuni bir zamanlar bu konudan bahsetmişti. Çemberi Döndüren Kutsal Kral dünyaya geldiğinde, insanlar bu maddi dünyadan el etek çekmeden xiulian uygulayarak Tathagata'lar haline gelebilecekler'' demişti. Peki o zaman bu dünyadan el etek çekmeden bir kişi nasıl xiulian uygulayabilirdi? Ve bugünkü gibi bir toplumun içerisinde, kişi nasıl olur da xiulian uygulayabilir?

Az önce söylediğim gibi ve bunu daha önce de söylemiştim, her meslekten ve toplumun her kesiminden Dafa uygulayıcıları bulunuyor ve onlar canlıları kurtarıyor, Fa'yı onaylatıyor ve tüm mesleklerde (alanlarda) Dafa uygulayıcılarının rolünü oynuyorlar. Ve aslında, yapmanız gereken şeyleri - çeşitli alanlardayken - iyi bir şekilde yapmayı başarırsanız, xiulian uyguluyorsunuz demektir. İnsan dünyasındaki çeşitli mesleklerin tamamı, sizlere sağlanmış olan uygulama alanlarıdır. Bu, daha önceden bahsetmiş olduğum konuya dönüyor- Üç Diyar içindeki insanlarla ilgili olan her şey, Dafa için yaratıldı, Dafa için inşa edildi ve Dafa için geldi. Bir kişi herhangi bir şey yaparken, ya da herhangi bir meslek icra ederken xiulian uygulayabilir. Bir başka deyişle, insan toplumu benim Dafa uygulayıcılarım için büyük bir uygulama alanıdır ve sizler nerede olursanız olun, xiulian uygulayabilirsiniz. Bu sadece uygulamanızda azimli olup olmayacağınıza bağlıdır ve bu aynı zamanda gizli ajanlık yapan kişiler için de geçerlidir. (herkes gülüyor) hepiniz xiulian uygulayabilir ve canlıları kurtarabilirsiniz. Bu sadece düşünme biçiminizi nasıl hizalayacağınız ve Fa'ya karşı nasıl bir tutum içerisine gireceğiniz meselesidir.

Az önce konuştuğum şeyler aslında daha önce Fa derslerimde anlattığım şeylerdi: şu anda sizlerle onların başka bir perspektifinden konuştum. Kalan birazcık zamanı da, bazı sorularınızı cevaplamak için kullanmak istiyorum. (alkış) sizi uzun zamandır görmedim ve birçok kişinin soracak çok sayıda sorusu olabilir. Fakat geçmişte azimli olmayan kişiler daima vardır ve şu anda azimli hale gelmişlerdir. Diğerlerinin geçmiş olduğu yolu, şimdi onlar geçmek zorundalardır ve diğerlerinin daha önceden sormuş oldukları soruları soracaklardır. (herkes gülüyor) Kitabı fazla okumayan bazı insanlar da var. Kitaplar tüm cevapları kapsamaktadır, fakat bu gibi bir kişi kitapları okumaz ve bu yüzden de beni gördükleri zaman hala (kitapların cevapladığı) o soruları sormak isterler. (herkes gülüyor) Fakat ne olursa olsun, Dafa uygulayıcısı olmayı başardıkları için ve Dafa içerisinde xiulian uyguladıkları için, sıradışı olarak kabul edilmelidirler. Eğer sorularınız varsa, durmayın sorun. Netice itibarı ile ben sizin Shifu'nuzum. Eğer uygulayıcıların soruları varsa ve özellikle de xiulian ile bağlantılı soruları varsa, bu o kadar önemli bir meseledir ki onları yanıtlamak ve sizlerle onlarla ilgili konuşmak zorundayım. Soru sorarken, bunu, soru kâğıtçıklarını vererek yapın - her zamanki gibi. Ve bir şey daha var. Burada 3 bin kişiden fazla kişi var ve giriş salonundakileri saymıyorum. Eğer herkes bir soru kağıtçığı verecek olursa, onların üstesinden gelebilmemiz mümkün olmaz. (Shifu gülüyor). O nedenle organizasyon takımındaki kişiler onları sınıflandıracak ve ardından da seçilmiş olan kağıtçıkları yollayacaklardır.



Çeviri devam etmektedir...