Batı Amerika Konferansında Fa'yı Öğretme
Li Hongzhi
(21-22 Şubat 1999, Los Angeles)
Merhaba (Alkış)
Aslında bu konferans Batı bölgesi için, yerel bir deneyim paylaşım konferansı olması niyetiyle düzenlenmişti. Bu konferansın amacı ABD'nin Batı bölgelerinde bulunan öğrencilere uygulamalarını daha iyi yapmaları için yardım etmek ve onlara daha iyi bir xiulian ortamı sağlamak içindir -amaç sadece budur. Bu yerel bir konferans olduğundan ve esasen yerel meseleleri çözüme kavuşturma niyeti taşıdığından, çok fazla insana söylenmedi -ne de dünyanın diğer bölgelerine haber verdik. Daha da önemli olan sebep şudur ki, herkesin istikrarlı bir ortama sahip olmasını ve sakin bir zihin ile uygulama yapmasını istiyorum -herhangi bir engellemeden yoksun bir biçimde. Şu anda farklı bölgelerde, çok sayıda dernek ve asistan merkezi bulunuyor ve bundan dolayı da çok fazla sayıda aktivite yapılıyor. Her gittiğim yere arkamdan gelirseniz, xiulian uygulamak için zamanınız kalmaz, ne de istikrarlı bir uygulama ortamına sahip olabilirsiniz. Bu, uygulamanız için faydalı olmaz. Bu yüzden etrafta dolanan fazla insan olmasını istemiyorum. Elbette hepiniz bu niyeti anlıyorsunuz, fakat hala Shifu'yu görme niyeti taşıyorsunuz. Bu hissi anlıyorum. Aslında, eğer kendinizi iyi geliştirmişseniz, beni görmek çok daha kolaydır.
Buraya gelmiş olduğunuzdan, hepimiz, batı yakasındaki öğrencilerin son zamanlarda geçirmiş oldukları uygulama dönemlerindeki xiulian uygulamalarında ne gibi gelişimler ve deneyimler edinmiş olduklarını sakin bir kafa ile dinleyelim ve görelim. Onların konuşmalarından ve deneyimlerini paylaşmalarından, bizler hangi konularda geri kaldığımızı bulabileceğiz, bu bize kendimizi xiulian içerisinde daha iyi geliştirme olanağı tanıyacaktır. Aynı zamanda herkes kişisel-değerlendirme yapmalı, kendi noksanlıklarını bulmaya çalışmalı ve ileriye doğru gelişim göstermek için birbirine yardımcı olmalıdır. Bu bizim Fa Konferansımızın en temel amacıdır. Eğer bizim Fa konferansımız bu amaca hizmet edemeyecekse, o zaman düzenlenmemelidir; bir işe yaramayacak ve de anlamını yitirecektir. Dafa'nın tüm uygulama formları olduğu kadar, benim yaptığım her şey, herkesin mümkün olduğunca çabuk bir biçimde kendisini geliştirmesini sağlamak amacı taşımaktadır. Eğer konu bu olmasaydı ve amaca ulaşılamasaydı, bu şeyleri yapmazdım. Elbette, sizlerin şu anda sahip olduğunuz uygulama formları arasında -uygulamaya ek olarak- bir de aynı zamanda Fa'nın yayılması için olan form var. Bu benim Fa'yı ilk öğretmeye başladığım zamanlardan gelen bir şeydir ve bugüne kadar ulaşmış durumdadır; o da çok önemlidir ve hakikaten çok iyi sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, farklı bölgelerde yaptığınız Fa Konferanslarınız, düzenlenmeye devam etmelidir. Fakat benim fikrime göre, bölgesel ve küçük-çaplı konferanslar düzenlemek daha iyi olacaktır. Geniş-çaplı Fa konferanslarına gelince, sanırım onları yılda bir veya iki kez düzenlemek yeterlidir. Onları çok sık bir biçimde düzenlemeyin ve onları basit bir formalite haline dönüştürmeyin. Sadece, herkesin gelişimine gerçek anlamda, tam ve katıksız bir biçimde yardım etme amacına hizmet ettiği zaman iyi olacaktır.
Bildiğiniz gibi, Ben bu Fa'yı zaten çok yüksek bir seviyede öğretmekteyim. Fa'yı tamamen kitaptan -Zhuan Falun'dan- öğrenmek sizler için nispeten daha kolaydır. Daha sonradan öğrettiğim Fa'ya gelince, eğer Zhuan Falun'u okumamış ve doğrudan farklı bölgelerde düzenlenmiş olan konferansları okumuşsanız, onları anlasanız bile, uygulamanıza tutarlı bir anlamda rehberlik edemeyebilirler. Fa her şeyi kapsadığı için ve tamamen bütünsel anlamda birbirine bağlantılı olduğu için, Fa'yı ne kadar okursanız okuyun, cevapları temin edebilir. Önden, arkadan veya ortadan bakılarak -hangi yöntemi kullanırsanız kullanın ve bu Dafa'yı nasıl okursanız okuyun- o tamamen birbirine bağlıdır ve tutarlıdır; farklı bölümler bir diğerini tamamen açıklar ve onları birleştirme etkisine ulaşabilirler. Dafa'nın her şeyi kuşatmasının ve yok edilemez olmasının ardındaki faktör tam olarak budur. Diğer bölgelerde öğretmiş olduğum Fa'ya gelince, o aslında farklı bölgelere, belirli bir amaç için ve farklı durumlar göz önüne alınarak öğretilmişti. Özellikle ABD'de ve bazı Avrupa ülkelerinde, kozmosun yapısı hakkında daha fazla konuşmuştum ve bu tabi ki sizin uygulamanızdan ayrılamaz. Sizin xiulian uygulamanızın amacı nedir? Tamamlanmaya ulaştıktan sonra, artık kesinlikle bu boyutta olmayacaksınız; bu kaçınılmaz olarak diğer boyutları olduğu kadar, kozmosun yapısını da kapsamaktadır. O şeyler hakkında konuşmuş olmamın sebebi budur. Fakat farklı bölgelerdeki öğrenciler için ve farklı durumları göz önüne alarak, Fa'yı daima farklı açılardan ve farklı yollardan öğretiyorum. Benim Fa'yı öğretişimin karakteristiği budur.
Herkesin bağımlı olduğu, saplanıp kaldığı şeyler olduğundan ve herkes sıradan insan toplumu içerisinde kendisi için anlamak zorunda olduğu bir gerçek olduğunu düşündüğünden, yaşamını sürdürmek için ona yapışıp kalır. Aslında sizlere şunu söyleyeceğim, sıradan insanlar arasında hangi prensibe aydınlanırsanız aydınlanın, insan ırkından yüksekte olan her seviyedeki canlıların gözünde, tamamı yanlıştır, çünkü insan toplumunun tamamı daha yüksek boyutların tam tersidir. Bu yüzden, sahip olduğunuz bu engelleri kırıp geçmek için -yani Fa'yı elde etmenizi şiddetli bir biçimde engelleyen, biçimlendirmiş olduğunuz fikir ve kanıları kırıp geçmek için- farklı bölgelerde farklı insanlara yapmış olduğum konferanslarda zihinlerinizdeki engelleri -ki onlar Fa'yı edinmenin önündeki engellerdir- yıkmak için, farklı yaklaşım tarzlarını kullandım. Çin'den Amerika'ya gelmiş olan çok sayıda kişi, çok başarılı ve ileri derecede eğitimli. Birçoğu derecelere sahip ve hepsi modern bilim konusunda nispeten net bir anlayışa sahip olduklarını hissediyor. Fakat işin aslı şudur ki, net bir anlayışa sahip olmaya inanmanın kendisi bir engeldir. Bunun sebebi, birçok keresinde de söylemiş olduğum gibi, bu bilimin kendisi aslında o kadar bilimsel değildir. O sadece insan ırkına uzaylı yaşam formları tarafından empoze edilmiş olan bir şeydir, toplumun tamamının içine işlemiş ve her alanda onun içine yayılıp, dağılmış olan bir şeydir. Peki, o zaman ben Fa'yı öğretirken neden onu bilim ile birleştirdim? Çünkü bilim insan fikir ve kanılarını ve de davranışlarını başkalaştırmıştır. İnsan ırkının yaşam koşullarındaki değişiklik, insan davranışlarının değişmesine yol açmış ve tüm insan kültürü değişmiştir. Bilimin dışındaki kültürlere gelince, buna tüm etnik grupların kültürleri de dâhil, günümüzde insanlar onları anlayamıyorlar. Bu evrendeki durumları ele alıp tartışmak için, günümüz modern insanı, evrendeki gerçek maddenin temel sebeplerini, yaşamın temel sebeplerini ve evrenin temel sebeplerini yalnızca, kullanmakta olduğum bu modern bilimin yöntemi ile anlayabilecek ve öğrenebilecekti. Bu yolla, sıradan insanlar arasında bulduğunuzu düşündüğünüz sözüm-ona gerçeklik kırılıp yok edilecekti ve bu şeyleri kırmak sizlerin Fa'yı elde etmesine yardımcı olacaktı -asıl gerçekliği. O şeyin hakikaten gerçek olmadığını anladığınız zaman, Fa'yı elde etmek sizin için daha kolaydır. O yüzden bu benim Fa'yı öğretişimin karakteristik özelliklerinden biridir -farklı insanlara göre, farklı durumlara göre ve farklı bölgelere göre- yani, Fa'yı öğretirken, günümüz modern insanlarının sapmış olan fikir ve kanılarını dâhil edip birleştiriyorum. Elbette, içinizden birçok kişi, özellikle de o nispeten daha ileri düzey eğitime sahip olanlar, uzun bir zaman sürecinde bilim ve bilgi konusunda araştırmacı bir alışkanlık ve zihinsel yapı geliştirmiştir. Bu gibi kişiler bir kez bunun gibi bir şeyle karşılaştığında, onu araştırmayı ve onun hakkında daha fazla şey öğrenmeyi seviyorlar. Bilgi peşinde koşmaya alışmış oldukları için ve hiçbir zaman tatmin olmayan bir mantalitenin sonucu olarak, sürekli olarak daha fazla araştırmak, keşfetmek istiyorlar. Aslında, insani düşünme biçimini, insani fikir ve kanıları kullanma yoluyla, insanların bugünkü seviyesi veya gelecekte elde edeceği başarı seviyesi ile evrenin tam olarak ne olduğunu asla anlayamayacaksınız - bu, keşfedilmesi tamamen imkânsız bir şey olacak. Bunun sebebi, insanların düşünme biçimi ve kullandıkları dil, sadece belirli bir sınırın içerisindeki olayları tanımlayabilir. O sınırın ötesinde, insan ırkı, onu açıklamak için gerekli olan lisan tipine sahip değildir. Sadece onu tanımlamak için gerekli olan lisana sahip olmamak değil, bir de o tür bir kelime haznesinden de yoksun kalırsınız, çünkü var olmakta olan kelime haznesinin karşılaştırma yapabilmesinin hiç bir yolu yoktur. Ne kadar tanımlarsanız tanımlayın, tanımlanamaz. Ders verirken size Fa'yı öğretmenin benim için çok da kolay olmamasının sebebi budur.
Bir diğer nokta da şudur ki, insanoğlunun düşünme biçimi, belirli bir programı izlemektedir. Fakat o program artık bir işe yaramadığından dolayı, evren hakkında net bir biçimde konuşamazsınız. Birçok durumda, buna Fa'yı okurken de dâhil, öğrenciler Fa'yı zihinlerinde anlayabilirler fakat onu kelimelere dökemezler. Bütün öğrenciler, Fa'yı anlayıp, kavrayabildikleri fakat onu net bir biçimde ifade edemedikleri duygusunu yaşamıştır. Yani, o, sıradan insanların düşünme biçimleri ile ve de kullandıkları dil ile net bir biçimde açıklanabilecek bir şey değildir. Bununla birlikte, ben insan dilini kullanarak Fa'yı öğretmek için ve herkesin onu anlaması için, elimden gelenin en iyisini yapıyorum. En son sizlere Cenevre'de Fa'yı öğretirken oldukça zor gelmişti; olayları kendi tarafımda net bir biçimde açıklayamadığımı hissetmiştim.
Son zamanlarda 6 kitap yayınladım. Onlar geçen sene Singapur da, Cenevre'de, Frankfurt'ta düzenlenen konferanslar, Kuzey Amerika'daki ilk konferans ve Chanchung'da asistanlar için yapılan Fa Konferansıdır. Bir diğeri de öğrenciler için yazdığım ve şiirler olarak da kabul edilebilen şu dört satırlık kitabelerden derlenen başka bir kitap -yani bu tür bir kitaptır. Onlar hep birlikte 6 kitaptır ve hepsi yayımlandı. Bundaki amaç nedir? Farklı bölgelerde konuşmuş olduğum şeyler sadece o belirli durumlara uygunluk gösteriyordu. O içerikten çıkarılıp alındıklarında ve başka düzenlemelerin içerisinde duyulduklarında, her ne kadar hala etkiye sahip olsalar da -çünkü o netice itibarı ile Fa'dır- hedefledikleri asıl şeyi kaybederler ve Fa'yı sistematik bir biçimde dinlememiş olanları kolaylıkla yanlış yönlendirebilirler. Durum bu olduğundan, bu noksanlığı telafi etmeyi sağlayabilmek için onları derledim ve onların hepsi şu anda yayımlandı. Bu yüzden kitapları aldığınızda, farklı bölgelerde elden ele dolaştırdığınız video kasetlerini yok etmelisiniz. Biliyorsunuz ki, video kasetleri bir başka ana karakteristik özelliği paylaşıyor: İnsanların sorularına verdiğim cevapları dinlediğinizde, verdiğim cevaplar genellikle sorulan şeyi cevaplamıyor. Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi şudur ki, bizim zamanımız oldukça limitlidir ve ben kişilerin not kâğıtlarına yazmış oldukları soruyu okur okumaz, sizler onu anlıyorsunuz ve bu yüzden ben de o fırsatı bir diğer konuya dikkat çekmek için kullanıyorum. Eğer içinde, sorulan soruyu cevaplamayan cevaplar bulunan bir teyp kaseti etrafta dolaştırılırsa, diğer insanlar onu anlamayacaktır. Biz bütün bu problemleri çözmek istiyoruz ve bu yüzden kitapları yayımladık. Az önce söylemek istediğim şey, farklı bölgelerde, o belirli bölgeler ile ilgili olan şeyler hakkında konuşmuş olduğumdur.
Çin'de en son bulunduğum zamanda -Amerika'ya gelmemden kısa bir süre önce- insanlara, bazı Dafa asistanları ile birlikte, Pekin'de üniversite profesörleri olan ve bilim dünyası muhitinde bilim adamları olan öğrencileri bir araya getirmelerini söyledim, böylece onlarla bilim konusu üzerine detaylı bir biçimde konuşabilecektim. Fakat en sonunda yapmak istediğim şey tatmin edici bir şekilde neticelenmedi çünkü birçok başka öğrenciler geliverdi ve benim ele alıp konuşmak istediğim konu üzerinde odaklanmayan sorular yönelttiler. O nedenle o konu hakkında konuşmak zorlaştı. Ben insanların Fa'yı dinlemek istemelerine veya beni görmek istemelerine karşı değilim, fakat farklı bölgeler farklı durumlara sahiptir. Netice itibarı ile bu bir Fa konferansı olduğu için bugün fazla konuşmak istemiyorum Yarın sorularınızı cevaplayacağım.
Burada oturuyor olduğunuz için bu fırsatı aynı zamanda sizlerle birkaç konuyu konuşmak için kullanabilirim.
İlk önce Fa'yı yaymak konusu üzerinde konuşacağım. Bu konuda hakikaten çok fazla çaba sarf etmektesiniz fakat bir konu var: Sizin de gördüğünüz gibi, son zamanlarda çok az sayıda yeni öğrenci var. Peki, bu durum neden böyle? Çünkü bu olayın tamamı daha en başında çok sistematik bir biçimde düzenlendi. Fakat bu düzenleme benim tarafımdan kabul edilmedi, çünkü o düzenleme evrendeki eski güçler tarafından yapıldı -benim haberdar olmadığım ve de kabul etmediğim durum ve koşullar altında yapıldı. Bu durum sadece bu şekilde, bir özet içerisinde kısaca ele alınıp tartışılabilir. Bu Fa-Düzenlemesi olduğu için, düzenlenecek olan şey nedir? Yeniden düzenlenmekte olan şeyler, Fa'dan sapmış olan eski şeylerin tamamıdır. Geçmişten kaynaklanan sapmış unsurlar bir güç haline geldiler ve bir sistem biçimlendirdiler ve bu şeyler en tepeden en aşağı kadar negatif bir rol oynamaktalar. Fa'yı aktarırken, daha fazla insanın Fa'yı elde etmesine olanak sağlamak istiyorum. Eski güçler bu olayı farklı aşamalara bölmüş oldukları için ve bu mesele için olan insan sayısına zaten ulaşılmış olduğunu düşündükleri için, şu anda sınırlıyorlar. Esasen, ben 200 milyon kişinin Fa'yı dinlemesini planlamıştım, fakat sonunda, eski şeytani güçler sayıyı 100 milyon kişi ile sınırladılar. Fa'yı yayarken ilerleme kaydetmeniz konusunda birtakım zorluklar yaşamış olmanızın sebebi budur. Fakat bu, gelecekte insanların Fa'yı elde edemeyeceği anlamına gelmiyor; yavaş yavaş öğrenmeye gelecek ve Fa'yı elde edecekler. Yapmanız gereken şeyleri yapmaya devam etmek zorundasınız. Bir kişiyi Fa'yı elde etme konusunda hala zorlamak, onu sürüklemek zorunda değilsiniz. Xiulian, kişisel gönüllülük temelinde uygulanır. Eğer bir kişi xiulian uygulamıyorsa, o zaman onu kendi haline bırakın. Sırf eski güçlerin yarattığı engelleme yüzünden de her şeyi değiştirmemeliyiz. Eğer Fa'dan haberi olmayan kişilerin Fa'nın farkına varmalarını sağlayabilir ve Fa'yı bilmeyenlerin Fa'yı bilmesini sağlayabilirseniz, elinizden gelenin en iyisini yapmışsınız demektir ve bu da yeterlidir. Henüz söylemiş olduğum şey, sizlere bir faktörün var olduğunu anlatmak içindi ve bu duruma o sebep olmuştur. Fakat söylemiş olduğum şeyden sanki yeni bir şeyler anlamışsınız gibi yanlış bir kanı çıkarmamalısınız ve bunun ardından kendi fikir ve kanılarınıza ve takıntılarınıza sıkı sıkıya yapışıp kalmışken, bunun hakkında içeriği dışında konuşursunuz -bu iyi değildir. Mantıklı olmaya çalışın. Sizlere sadece bunun bu gibi bir durum olduğunu söylüyordum.
Öte yandan, bugün bu sorumluluğu sürdürme sürecinde, sizi ve Fa'yı bir arada bağlantılandırdım. Sizin xiulian uygulamanız neden çok hızlı bir biçimde ilerliyor? Bunun arkasında birçok ama birçok faktör vardır; bu ana sebeptir. Ben bu Fa'yı öğretirken ve tüm Fa Düzenlemesi süreci gerçekleşirken, Fa'yı farklı seviyelerde dinleyen canlılar bulunmaktadır; Fa'yı insan dünyasında dinleyen uygulayıcılar sizlersiniz, bu yüzden sizler bu Fa'ya bağlantılandırıldınız. Sizler her ne kadar Fa'yı en düşük seviyede dinleyen varlıklar olsanız da, sonsuza dek en düşük seviyede kalmayacaksınız. Tamamlanmaya ulaşacak ve farklı alanlara ve de farklı seviyelere ulaşacaksınız -o, en yukarıdan aşağıya kadar tam olarak birbirine ilişkilendirilmiştir. Bu sorumluluk gelecekte sona erdiğinde, o dönemde xiulian uygulamaya gelecek olanların, bugünkü Fa Düzenlemesi olayı ile hiçbir ilgileri olmayacak. Onlar xiulian ile normal bir biçimde meşgul olacaklar.
Bugün sizlere öğretmekte olduğum evrenin bu Dafa'sı aynı zamanda da insan ırkına verilmiş olan en büyük şanstır, çünkü böylesi sınırsız bir Fa ile xiulian uygulamak, geçmişte kesinlikle hayal bile edilemeyecek bir şeydi. Şu anda sizler Fa'yı elde edebiliyorsunuz, sizlere Fa'yı öğretişimi kişisel olarak dinleyebiliyorsunuz ve dahası sizler bu Fa-Düzenlemesi olayına bağlantılandırılmış durumdasınız -henüz bunun öneminin farkına varamadınız! Bazen, birtakım öğrenciler azimli ve kararlı olma konusunda başarısız oluyor - ki bu, onların kendilerine karşı sorumsuz olmaları durumudur! Netice itibarı ile onlar insanoğludur, insan düşüncelerine sahiplerdir ve bunun farkına varamazlar; bu nedenle de sadece oldukları gibi olabileceklerdir. Aslında bütün bunlar kelimelerin ötesindedir ve sizler gelecekte ne kadar şanslı olduğunuzu göreceksiniz! (Alkış)
Ayrıca, xiulian dönemi esnasında, hepiniz, sahip olduğumuz bu ortamın ne kadar iyi olduğunun farkına varmalısınız Egzersiz alanlarında herkes kalbini açabiliyor, ne istediğini özgürce söyleyebiliyor. Bu insan toplumunda başka hiçbir yerde olanaklı değildir. Her öğrencinin egzersiz alanına gelmesi üzerine, saf bir alana girmiş olduğunu ve en kutsal alana adım atmış olduğunu hissedebilecek olmasının sebebi budur. Orada bulunanların hepsi birbirleri hakkında "Sen beni düşünüyorsun, ben de seni" şeklinde davranmaktadır. Bu başka herhangi bir insan düzeninde bulunamaz. Neden bu şekilde olabiliyor? Bunu tek sebebi, her bir Dafa öğrencisinin kendisini geliştiriyor olmasıdır. Bir kez bir problem veya anlaşmazlık ortaya çıktığında, herkes kendi eksik ve noksanlıklarını araştırmaktadır, bunun kendi hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını bulmaya çalışmaktadır. Herkes bunu yapması gerektiğini biliyor fakat bazı kişiler -Fa'yı çalışma konusunda sebat etmeyen bazı kişiler- hala bunu başaramıyor. Bu bireysel problemden bahsettiğim için, şunu söylemek zorundayım -ve elbette sizlere daha önce bundan çok kereler bahsettim- bir anlaşmazlık ile yüz yüze gelindiğinde, herkes kendi içine bakmak zorundadır. Fakat bazı insanlar bir problem ile yüz yüze geldiğinde hala kendi içine bakmayı başaramıyormuş gibi görünüyor. Bazı insanlar bunun farkına varabiliyorken, bazıları bunu göz önünde bile bulundurma konusunda gönülsüz davranıyor veya bir uygulayıcı olduklarını bile tamamen unutuyorlar. Söyleyebilirim ki bu, yapılması gereken şeyin yeterince iyi yapılmamasıdır. İster sizinle bir başka öğrenci arasında olsun, ister işyerinde olsun veya insan toplumundaki hangi durum olursa olsun, öğrenciler arasındaki bu ihtilafların ortasında veya bir öğrenci ile bir asistan arasındaki ihtilaflarda, bu kişiler sebepler için kendi içlerine bakmaları gerektiği konusunda düşünmüyorlar.
Sizlere sıklıkla şu gibi durumlardan bahsediyorum: İki kişi bir anlaşmazlık, bir ihtilaf yaşadığı zaman, her ikisi de sebepler için kendi içine bakmak zorundadır; kendisine: "Benim bu konuda sahip olduğum eksiklik nedir?" diye sormalıdır. Her biri kendi problemini araştırmak zorundadır. Eğer bir üçüncü kişi, ikisi arasındaki soruna şahit olursa, sizlere söyleyeyim ki, üçüncü kişi için onu görmesi tesadüfî değildir ve o da bu mesele üzerinde düşünmek zorundadır: "Ben neden onların arasındaki bu anlaşmazlığı gördüm? Bunun sebebi benim hala noksanlıklara sahip olmam mıdır?" Sadece bu şekilde iyi olabilir. Fakat sizler her ne zaman bir problem ile yüz yüze gelirseniz, daima onu başkalarının üzerine atıyor ve başkalarında zayıflıklar ve kusurlar buluyorsunuz. Bunu yapmanız doğru değildir. Dafa için yaptığı işlere ve Dafa'ya zarar vermeye yol açabilirsiniz. Hiçbiriniz kendi noksanlıklarınıza bahaneler bulmak veya kendi takıntılarınızı gizlemek, örtbas etmek için Dafa'yı ve Dafa işlerini kullandığınızın farkına varamıyorsunuz. Bir diğer kişinin bir şeyi yeterince iyi yapamadığını düşündüğünüzde, aklınızda bunun üstesinden gelemediğinizde, şöyle düşünmelisiniz: "Benim zihnim neden bununla ilgili sorunlar yaşıyor?" Onun gerçekten bir problemi mi var? Yoksa benim kalbimin derinliklerinde mi bir sorun var?" Bunun üzerinde çok düşünmelisiniz. Eğer gerçekten hiçbir probleme sahip değilseniz ve onun yaptığı şey gerçekten problemsel ise, ona bunu kibarca söylemelisiniz ve bu bir soruna yol açmayacak, bir probleme sürüklemeyecektir. Bu kesindir. Eğer diğer kişi bunu anlayamazsa, bu onun problemidir. Siz söylediğinizi söylemişsinizdir.
Anlaşmazlıklar olmadan gelişim olamaz. Bazı insanlar kendi içinde bulundukları durumun çok barışçıl, çok huzurlu olduğunu hisseder ve herkes de onun uygulamasının oldukça iyi gittiğini düşünür. Aslında sizlere söyleyeyim ki, bu iyi bir şey değildir. Benim yapmak istediğim şey kesinlikle sizin için birtakım sorunlar yaratmaktır, çünkü bunlar yoksa sizin açınızdan iyi değildir. Bunun sebebi şudur, sadece anlaşmazlıkların ve ihtilafların ortasında sahip olduğunuz takıntılar ortaya çıkabilir ve sizlere ve de diğerlerine görünebilir ve onlar bunun ardından yok edilebilir. Eğer bu gibi takıntılar olmasaydı, sahip olduğunuz sıradan insan takıntılarınız yok edilemeyecekti. Bu yüzden, şu duruma biraz dikkat gösterin: Herhangi bir durum altında, özellikle de sıradan insanlar arasında kendinizi geliştiriyorken, sadece çatışmalar yoluyla ve sadece xinxing müdahaleleri yoluyla xinxing'inizi geliştirebilecek olmanız kaçınılmaz bir durumdur. Her konferans verişimde bu konu hakkında konuşuyorum. Orada otururken ve Fa'yı dinlerken hepiniz bu konu hakkında oldukça netsiniz, fakat kapıdan dışarı adımınızı atar atmaz, yeterince iyi olamıyor ve bunu unutuyorsunuz.
Son dönem içerisinde, özellikle de bu iki yıl boyunca, öğrencilerin gelişimi çok muazzam oldu ve Fa'yı anlayışları da artan bir biçimde olgunlaştı. Bu mükemmel. Dafa halka açıklandığından beri, ben sizleri xiulian'in en doğru, en erdemli yolunda tutuyorum. Bu, ister Fa'yı öğretme biçimi anlamında olsun, ister Fa'yı toplum içerisinde yayma anlamında veya herkese ne yapması gerektiğini öğretme anlamında olsun, en erdemli, en doğru yolda ilerliyordu. Ve bizler doğru ve erdemli olduğumuz için, doğru ve erdemli olmayanların hepsi bizim hakkımızda düşüncelere sahip olacaktır, çünkü doğru ve erdemli olmayanlar Dafa'nın önünde ifşa edilecektir. Bu yüzden birazcık negatif etki yaratacakları ve Dafa hakkında olumsuz yorumlar yapacakları kesindir. Buna kuşku yoktur.
Fakat öte yandan, eğer negatif faktörler olmasaydı ve bu Dafa sorunsuz ve barışçıl bir biçimde aktarılsaydı, sizlere söyleyeyim ki: O, günümüz modern insanının sahip olduğu ahlak standardı ile aynı olan bir şey olurdu ve bu da günümüz insanlarının onun hakkında kötü bir şey söylemeyeceğinin sebebi olurdu. Tam anlamıyla şu yüzdendir ki, bizler çok aşırı derecede doğru bir yolda olduğumuz için, bütün o doğru olmayan şeyler ifşa edilebiliyor, kendinizde barındırdığınız doğru ve erdemli olmayan şeyler yok edilebiliyor ve sıradan insan toplumundaki doğru ve erdemli olmayan şeyler yeniden düzenlenebiliyor. Toplumdaki bu meseleler sizin dışarıya çıkıp bilinçli bir şekilde yapacağınız şeyler değildir, çünkü kötü şeyler açığa çıkarıldığında, sıradan insanlar kendi başlarına onların farkına varacaktır. İnsanoğlu kalbinde hala iyilik taşıyor ve sahip olduğu merhametli doğayı hala barındırıyor; insanlar kendi kusurlarını ve noksanlıklarını gördüklerinde, ne yapmaları gerektiğini kendi başlarına bilecekler ve bu kaçınılmaz olarak insanların kalbini yeniden düzenlemekte bir rol oynayacak. Yaptığınız uygulama içerisinde sıradan insan toplumunun nasıl olduğu konusunda kaygılanmaktan ziyade veya toplum için neler yapmanız gerektiği konusunda kaygılanmaktan ziyade, öncelikle, nasıl azimli (kararlı) olacağınız üzerinde yoğunlaşmalı ve bu konu üzerinde daha fazla çaba sarf etmelisiniz; sizler öyle bir yükümlülüğe sahip değilsiniz, ne de ben sizden böyle bir şey yapmanızı istiyorum. Sizler uygulayıcılarsınız, sahip olduğunuz xinxing'i nasıl yükselteceğiniz meselesi, xiulian'de temel olan şeydir.
Biliyorsunuz ki, şu anda Dafa uygulaması içersinde 100 milyon kişi Fa'yı çalışıyor ve kendisini geliştiriyor. Sahip olunan sayının kendisi bile başlı başına, toplumdaki insanların kalbini değiştirmeyi başlatma rolü üstlendi -bu kaçınılmazdır. Fakat benim tasarlamış olduğum şey bu değildir. Özellikle, Fa'nın yayılması süreci esnasında, Dafa kendi sıkıntılarına sahiptir ve sıradan insanların Dafa'ya karşı yaptığı tenkitler var. Bu problemler ile nasıl başa çıkmalısınız? Bizim öğrencilerimiz sıradan insanların kullandığı şiddet içeren davranışları taklit etmedi; ne de insanların kullanmakta olduğu "eğer sen bana bu şekilde davranıyorsan, ben de sana aynı şekilde davranırım" yöntemini veya çok daha kötü olan yöntemleri benimsemedi. Siz o şekilde davranmadınız; bütün bunları merhamet ile hallettiniz. Bu da aynı zamanda Dafa'nın sağlıklı bir biçimde ilerlemesini sağlayan bir faktördür. Elbette, karşı karşıya kaldığınız her büyük sıkıntı aynı zamanda sizler için ve Dafa için kudretli bir erdem oluşturmaktadır.
Gördüğünüz gibi, gelecekte çok sayıda kişi Tamamlanmayı elde edecek -Tamamlanmaya doğru xiulian uygulayacaklar. Cennetlerdeki Tanrılar soracaklar: "Tamamlanmayı nasıl elde ettin? Buraya kadar nasıl xiulian uyguladın?" Hangi Fa ile buraya kadar xiulian uygulayabildin?" Elbette biliyorsunuz ki, önemsiz xiulian uygulama yolları insanları kurtaramaz, bilindik yöntemler, bir Tanrıyı Üç Diyarın dışına ulaştıramaz. Bir Fa ne kadar kudretli ve yüksek seviyeli ise, kurtuluş sunma yolu ile oluşturulabilen bir tanrı bir o kadar yüce, kurtarılan kişinin ulaşabileceği seviye de bir o kadar yüksek olur. Gelecekte, diğerleri oraya nasıl yükseldiğinizi görmek istediğinde, sizin hakikaten Dafa içerisinde xiulian uygulayarak oraya yükselmiş olan biri olmaya layık olduğunuzu görecekler. Bu Dafa tarafından oluşturulmuş kudretli erdemin kendisi başlı başına son derece önemlidir. Eğer tek biriniz her şeyi doğru yapıyorsanız, bu sizin kişisel uygulamanız ile ilgili bir meseledir; eğer bir bölgedeki insanlar her şeyi iyi bir şekilde yapıyorsa, bu o bölgedeki öğrencilerin başarılı olduğu anlamına gelir; eğer biz bütün dünya olarak iyi bir şekilde yapabilirsek veya Dafa öğrencilerinin olduğu tüm bölgeler her şeyi iyi bir şekilde yaparsa, bu sadece artık bir bölge veya bir kişi ile ilgili bir konu olmaktan çıkıp, Dafa'nın tamamının her şeyi iyi bir biçimde yaptığı ve erdemli bir gidişat üzerinde olduğu anlamına gelir.
Şimdi bir başka konuya dikkat çekeceğim: Şüphesiz ki bu tip öğrenci Birleşik Devletler de bulunuyor fakat sayıları fazla değil; anavatan Çin'de nispeten daha fazla sayıdalar. Yani, bazıları bir zamanlar rahip sınıfından olmayan Budist'tir veya diğer başka dinlere çok ilgilidir. Olağanüstü yetenekler yoluyla veya başkalarını dinleme yoluyla, bazı insanlar görerek veya ağızdan duyma yoluyla, Dafa'nın insanları kurtarabildiğini öğrenir ve günümüzde sadece bu Dafa'nın insanları kurtarabileceğini öğrenir. O sebeple, dinlerde meydana gelmiş olan durumu öğrenir ve anlarlar. Ve dinlerin artık insanları hiç bir şekilde kurtaramayacağını öğrenirler. Tanrılar artık insanlar ile ilgilenmediği, insanları gözetip korumadığı için, kutsal yazıtlar, cümlelerinin ardındaki içsel anlamları kaybetmiştir ve bu yüzden de insanları kurtarma konusundaki hakiki geçerliliklerini kaybetmişlerdir. O yüzden, o insanlar bunu anladıktan sonra, Dafa'yı öğrenmeye geliyorlar. Fakat temel bir seviyede, önceden kaynaklanan şeyleri veya dinlere olan takıntılarını terk etmemişlerdir. Eski bildikleri şeylere tutunmakta devam ediyorlar ve Dafa'dan istifade ederek amaçlarına ulaşmaya veya Dafa'yı kullanmaya yelteniyorlar. Bu niyet gerçekten çok kötüdür. Elbette, bazıları bunu bilerek yapıyor ve bu şekilde devam edeceklerinin çok iyi farkında olarak bu şekilde davranıyorlar; onları defettim ve herhangi bir şey elde etmelerine kesinlikle müsaade etmeyeceğim. Çünkü onlar Dafa'yı suiistimal ediyorlar ve bu bir insan için çok ama çok yanlıştır ve korkunç bir maksattır. Eğer bunun farkında değiller ise -yani, o kişinin yüzey katmanı bunu iyice anlamıyorsa ve kafası karışık ise- o durumda onları düzeltmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım ve konuyu anlamalarını sağlayacağım. Bunu anlamalarını sağlamak için bugün bu konuyu açtım: Buna kesinlikle izin verilmez.
Bildiğinizi gibi, benim öğretmekte olduğum şey evrenin Fa'sıdır ve tüm xiulian uygulama yolları ve tüm sistemlerin öğretileri bu evren içerisinde var olmaktadır ve de bu Fa tarafından kapsanmaktadır. Her bir seviyede bulunan canlı varlıklar, evrenin Dafa'sı tarafından yaratılmıştır. Her bir cennet, tüm Tanrıların ve tüm Buda'ların cennetleri, her bir seviyedeki kozmik vücutlar - tamamı bu Dafa tarafından yaratılmıştır. O her şeyi kapsayıp, içermiyor mu? Bu Dafa içinde birçok kişi Buda dünyalarına ait olan yaşamlardır; birçok yaşam Tao idi ve birçoğu Batı insanlarının tanrıları veya onların cennetlerine ait olan yaşamlardı. Ve hala daha fazla sayıda, ne sizin, ne de insanoğlunun bilmediği, birçok ama birçok farklı tanrıların cennetlerine ait olan ve buraya Dafa'yı elde etmek için gelmiş olan canlılar var. Peki, Dafa'nın onların geri dönmesini sağlayabilmesinin sebebi nedir? Onların hakikaten geri dönebilmelerini sağlayabilmemin nedeni, benim öğrettiğim şeyin evrenin temel, Yüce Fa'sı olmasıdır, oysa herhangi bir kişinin cennetine ait olan Fa, sadece, kişinin evrenin çeşitli seviyelerinden anlamış olduğu ve de aydınlanmış olduğu, tasdik edilmiş prensiplerden başka bir şey değildir. Onların hiç biri Dafa ile karşılaştırılamaz.
Neden diğer başka şeyleri de eş zamanlı olarak uygulamanızı onaylamıyor ve sizlere sadece Dafa içerisinde uygulama yapmanızı söylüyorum? Çünkü Dafa farklı seviyelerdeki durumları birbirine birleştirmiş, birbirine bütünlemiştir ve farklı seviyelerdeki olaylara hitap etmektedir -bunun yanı sıra, o farklı varlıklarınkine de- ve sadece bu şekilde geri dönebilirsiniz. Sadece eskiden sahip olduğunuz doğuştan olan her şeyinizi değiştirmez, aynı zamanda size geri dönmenizde rehberlik de edebilir. Biliyorsunuz ki, bizim birçok öğrencimiz, kendisinin Tao olduğunu gördü, kendisinin Batılı bir Tanrı görünümüne sahip olduğunu görmüş olan öğrencilerimiz de var ve Buda okuluna ait görünüme sahip olan bazı öğrencilerimiz de var. Hepsi Dafa'nın içerisinde xiulian uyguluyor, fakat ben sahip oldukları hiçbir şeyin kaybolmasına veya bozulmasına sebebiyet vermeyeceğim. Onlar daha önce hangi uygulama metodunu uygulamış olurlarsa olsunlar ben onların hepsine geri dönmeleri için rehberlik edebilirim ve bu tek yoldur. Sadece evrenin Fa'sı ile bu yapılabilirdi. Bu, Dafa ile önceki diğer bütün xiulian uygulamaları veya dinler arasındaki en büyük farktır.
Aslında, hiç kimse bilmiyor ki, birçok insan Buda'lara inanmaktan veya Tanrı'lara inanmaktan bahsediyor olsa da, gerçek şudur ki, eğer siz o belirli Tanrının dünyasından olan bir kişi değilseniz, o Tanrı sizi hiç bir şekilde kurtaramaz. Daha önce bir kez, bir açıklamada bulunmuştum, ister Hıristiyanlık, ister Katoliklik olsun, onların cennetlerinde doğulu kişiler yoktur. Bu insanoğlunun anlamadığı mutlak bir gerçektir. Fakat Batılı insanlar, Haçlı Seferleri ile Doğuya gittiler ve yayma yöntemleri başlangıçta iyi değildi, çünkü hem İsa, hem de Yahova, kendi öğrencilerine, öğretilerini doğuya doğru yaymayı yasaklamıştı. Bu insan ırkının karışmasını engellemek içindi, fakat bunu anlamadılar. Bir kez, İsa'nın birçok kutsal imajı olduğunu fakat onları kullanmadığınızı söylemiştim. Fakat onun bir haç üzerine çarmıha gerilmiş olan görüntüsünü sembol olarak kullanıyorsunuz. Bu sanki onu, insanların İsa'nın sonsuza dek çarmıha gerili bir şekilde kalmasını istiyormuş gibi görünmesi haline getirmiyor mu? İnsanlar hala iyi bir şey yaptığını düşünüyor. Aslında, insanların yapmak istedikleri şeyler ya da yapmış oldukları şeyler ille de iyi olmayabilir. Tanrılar neden insanlara bakıyorlar? Çünkü insanlar hala Tanrılara inanıyorlar. İnsanlar bir labirentte kaybolmuştur, bu nedenle ne biliyorlar ki?
Dafa, tüm yaşamların ilk yaratıldıkları yere geri dönmesini sağlayabilir. Bu benim kesinlikle yapabileceğim bir şeydir. Fa Düzenlemesinin gerçek uygulamasında, bu yüksek seviyeli varlıklar için yapılmaktadır - seviyelerinin yüksekliğine bakılmaksızın. Benim bu kadar fazla uygulayıcım içerisinde geçmiş birkaç yıl boyunca uygulamasında başarıya ulaşmış kişi oldukça fazladır, Tamamlanmış veya Tamamlanmaya yaklaşmış kişi de oldukça fazladır. Olayın tamamı henüz sona ermemiş olduğundan, şu anda sınırlanma altındalar. Her şeyi bilebiliyor ve her şeyi görebiliyorlar, fakat sahip oldukları olağanüstü yetenekler ve tanrısal güçlerin kullanılmasına izin verilmiyor, çünkü o durumda bu Dünya bunu kaldıramazdı. Elbette, öğrenciler de ele alıp tartışmalar yoluyla ve birbirleri ile deneyimlerini paylaşma yoluyla, bu şeyleri yavaş yavaş anlamaya başladılar; birçok şey giderek daha da net bir hale geliyor. Size o yüzden bu şeyler hakkında konuşuyorum. Bu şu anlama geliyor, eğer siz o ırka ait değilseniz veya o Tanrının cennetinden biri değilseniz, sizi alıp götüremez.
Buda Sakyamuni, Rulay'ların sayısının Ganges Nehrindeki kumlar kadar çok olduğunu söylemişti. Farklı cennetlerdeki yaşamlar kötüleştiklerinde düşerler. Peki, nereye düşerler? Hepsi evrenin merkezine düşer -o en alt kattaki yerdir. En merkez yer bu Dünya'dır ve o çok özel bir ortamdır. Onların hepsi buraya düşerler, bu yüzden buraya düşmüşlerdir. Buda'lar merhametli oldukları için ve kendi dünyalarından buraya düşen kişileri kurtarmak istedikleri için, onları bırakıp gitmezler. Bu yüzden tanrıların kurtarmak istediği o kişiler, aslında, o Tanrıların kendi dünyalarına ait olan kişilerdir; onlar, diğer dünyalara ait olan canlılara kesinlikle dokunamazlar. Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi şudur, belirli bir canlıyı meydana getiren parçacıklar, o Tanrının kendi dünyasına aittir. O elementler uzaklaştırıldığında, o yaşam parçalanıp dağılır. Bu bir canlının keyfi olarak yapabileceği bir şey değildir. Geçmişte, insanların hepsi Buda'lara inanıyor ve Buda'lara ya da Tanrılara ibadet ediyorlardı. Fakat aslında, o sadece kutsal varlıklara inanış olan bir tür doğru-düşünce idi. O Buda, o kişi ile hiçbir şekilde ilgilenemezdi - hatta istemiş olsa bile. Tabi ki, Sakyamuni gibi ya da İsa gibi, insanları kurtarmak için dünyaya gelen tanrılar, özel durumlar idi. Kesinlikle içinde birçok meseleyi barındırıyordu ve onları burada tartışmayacağız. Benim söylemekte olduğum şey, Dafa'nın bunu başarabileceğidir (i.e.....diğer Tanrılara ait olan canlılar ile ilgilenilmesi). Kalbinin derinliklerinden hala geçmişlerinden gelen (kaynaklanan) şeyleri söküp atamayanlar için bugün bu konuyu gündeme getirdim -onlara bir şans vermek için. Eğer hala o şeyleri terk edemezlerse, fırsatı kaçıracaklar. Dafa kutsaldır ve xiulian ciddidir.
Şimdi de sizin için bir diğer konuya değineceğim, xiulian uygulamasında öğrencilerimizin net bir biçimde açıklayamadığı bir konuya - yani şöyle ki, "cennetler" (Tian) konusuna. Günümüz modern bilimine göre, uzay araçları dışsal alanlara doğru yolculuk ettiler ve birçok başka gezegene gittiler, fakat hiç bir insan veya tanrılara ait cennet göremediler; ne de insanların hakkında konuşmuş olduğu Üç Diyar içerisindeki farklı cennetlerin görüntüleri vardı. O yüzden, günümüz modern insanları bu mantığı, dini reddetmek için kullandı, geçmişten gelen efsaneleri inkâr etmek ve insanoğlunun sahip olduğu en temel doğayı reddetmek için kullandı. Aslında, tanrıların bahsettiği "cennetler" konsepti, hiçbir şekilde insanların anladığı "cennetler" konsepti ile aynı değildir. Moleküllerin bileşiminin sebebi mikro kozmik madde iken, ben sıklıkla, insanoğlunun içinde yaşadığı bu fiziksel boyuttaki her şeyi moleküllerin oluşturduğunu söylüyorum ve hatta daha da mikroskobik olan maddenin katmanları, farklı seviyelerdeki parçacıklar katmanlarının bileşiminin temel sebebidir. Tanrılar çok mikro kozmik dünyaların içerisindedir, bununla birlikte bunlar aşırı derecede büyük, geniş alanlardır. Her bir konferansta size anlatmış olduğum mikro kozmik dünyalar ve mikro kozmosta biçimlenmiş olan boyutlar, Tanrıların içinde bulunduğu yerlerdir. Bir düşünün: Tanrılar.......Geçen gün şundan bahsetmiştim; insanların içinde yaşadığı bu boyuttaki şeyler -hava gibi, madde gibi, toprak gibi, kayalar gibi, demir ve çelik gibi- bu boyutta bulunan her şey, buna vücudunuz da dahil -moleküllerden oluşmuştur. Fakat moleküller, evrendeki en iri taneli, en yüzeysel ve en kirli (pis) maddedir. Bu moleküller -aslında, tanrıların gözünde, tüm moleküller- kir olarak görünür ve evrendeki çamur olarak kabul edilir ve bu sadece Rulay seviyesindeki anlayıştır. Geçmişte Yahova'nın veya Nü Wa'nın, insanı yaratmak için çamur kullanıldığını söylemesinin doğru olmasının sebebi budur. Bunun sebebi, sizin fiziksel vücutlarınız bile moleküllerden oluşturulmuştur ve tanrıların gözünde o çamurdur, kirdir ve en iri tanecikli olan şeydir. O halde hepiniz bir düşünün: Uzay araçları ne kadar uzağa uçabilirse uçsun, moleküllerin alanının dışına uçabildiler mi? Diyelim ki, bir uçak gökyüzünde uçuyor ve Asya'dan Amerika'ya doğru gidiyor. Oldukça yüksekte uçtuğunuzu ve çok uzak bir mesafeye gittiğinizi hissedersiniz; gerçek şudur ki, sadece bir moleküller yığınının içinde dolanmaktasınız ve hepiniz zeminde dolaşmaktasınız -bu hiçbir şekilde "cennetler" değildir. Tanrıların gözünde bu sadece, aynı seviyedeki maddeler içerisindeki, birbirinden farklı uzun veya kısa mesafeler konusudur. Tanrıların bahsettiği gerçek cennetler, mikro kozmik dünyalardan oluşturulmuş olan boyutlardır. Bir madde ne kadar rafine (saf, ince, arıtılmış) ise, meydana getirdiği yüzey bir o kadar özlü ve saftır.
Tüm maddelerin içerisinde enerji var olmaktadır, buna moleküller de dâhildir. Tek sebebi şudur ki, insan vücudu ve etrafınızda bulunan her şey moleküllerden oluştuğu için -enerjiyi ölçmek için kullandığınız makine bile moleküllerden oluştuğu için- moleküllerin enerjisini saptayamıyorsunuz. Madde ne kadar mikro kozmik ise, sahip olduğu enerji bir o kadar yüksek ve radyoaktif gücü de bir o kadar fazladır -ne kadar mikro kozmik ise, bir o kadar güçlüdür. Tanrıların enerjisinin ve var oluş formlarının o şekilde olmasının sebebi budur. O zaman size biraz daha net bir şekilde anlatayım: eğer yeryüzündeki insan Samanyolu, dıştaki uzay, uzak kozmik bedenler ve v.s. dâhil olmak üzere aya, güneşe, Venüs'e, Mars'a bakarsa, onların hepsi cennetlerdir. Fakat eğer Dünya'ya Mars'tan baksaydınız, onun da cennetlerin içerisinde olduğunu söylemeyecek miydiniz? Bu sıradan insanların düşünce biçimlerini kırıp geçen bir algılayıştır.
Fakat eğer daha derin bir seviyede kavranırsa, bir düşünün -cennetler ne demektir? Mikro kozmik bir boyuta girdiğiniz an, o "cennetlerdir." Size çok basit bir örnek vereyim ve bir hikâye anlatayım. Geçmişte Tao uygulaması yapan bir uygulayıcı varmış, yolda yürürken bir yandan da içki içiyormuş. Aniden birini görmüş. Bu kişi tam olarak onun aramakta olduğu kişi imiş -Tao'yu geliştirebilecek olan kişiymiş. O yüzden, bu kişiyi kurtarmak istemiş ve onu öğrencisi olarak almış. Ona şöyle sormuş: Tao'yu geliştirmek için beni takip etmek ister misin? Bu kişinin aydınlanma kalitesi ve doğuş kalitesi çok iyiymiş ve: "Evet isterim" demiş. Öğrenciye tekrar sormuş: "Beni takip etmeye cesaretin var mı? Cevap vermiş: "Evet, var!" Tekrar sormuş: "Ben nereye gidersem gideyim, arkamdan gelmeye cesaretin var mı?"Cevap "Evet" imiş. Ardından uygulayıcı şöyle demiş: "Tamam. O zaman, şimdi beni takip et!".....bunu söylerken, avuç-içi büyüklüğündeki şarap kabını yere koymuş, kapağını açmış ve kabın içine atlayıvermiş. Öğrenci, ustasının kabın içine atladığını görmüş, bu yüzden ustasını taklit ederek, aynen onun gibi kabın içine atlamış. Olaya şahit olanların hepsi abanmış ve kabın içine bakmışlar: Vay Canına! diye haykırmışlar. Kabın içerisinde büyük bir dünya varmış -hakikaten çok genişmiş. İnsanoğlunun sahip olduğu düşünme biçiminden bakılırsa, o kadar büyük bir fiziğe sahip olan bir kişi için, o kadar küçük bir kabın içine atlamak nasıl mümkün olabilir? Bunun sebebi, o boyuta girmek istediğinizde, o boyuta girebilmeyi başarmadan önce, vücudunuzda taşıdığınız her şeyin, o boyutun durumuna uyması (uyum sağlaması) zorunluluğu vardır. Farklı boyutlar arasında, boşluklardan geçerek seyahat ettiğinizde, vücudunuz kaçınılmaz olarak o var oluş durumuna girer. Çünkü maddenin parçacıkları ne kadar mikro kozmik ise, seviyelerindeki düzlemler daha geniş ve engindir. Mikro kozmik parçacıkların seviyelerinde, o kabın tezahür etme biçimi biz insanların burada gördüğü biçiminden farklıdır; tüm parçacıklar birbirine bağlıdır. İnsanların gözüne küçük veya büyük olarak görünen bir şey, sadece aynı parçacıklar tarafından oluşturulmuş olan zaman-alanı içerisindeki bir tezahür biçimi, bir kendini ortaya koyuş formudur. Yani, o kabın yüzeyi moleküllerden oluşmaktadır ve sizin gördüğünüz bu biçimidir, fakat mikro kozmosta bulunan kap o şekilde değildir. O seviyedeki evren ile bağlıdır. Söylemiş olduğum şeyi anlıyor musunuz? (Alkış) Sadece bu tür bir düşünceyi ele alıyorum. Bu insanoğlunun anlayamadığı bir şeydir ve insan konsepti ile anlaşılamaz.
Yani, bir kişinin cennetlere gidiyor olduğundan bahsederken, söyleyebilirim ki, eğer aniden bir kayanın içerisine girerseniz, bu cennetlere gitmek değil midir? Eğer taş maddesinden biçimlendirilmiş olan yüzeye girerseniz olmaz. Onun moleküler parçacıklarını biçimlendiren mikro kozmik parçacıkların alanına girmektesiniz -cennetlere gitmiyor musunuz? Eğer vücudunuzun mikro kozmik seviyelerinin içerisine girerseniz cennetlerin içerisinde olmaz mısınız? Herhangi bir seviyedeki yüzey parçacıklarına ait mikro kozmik parçacıkların içerisine girdiğinizde -yani bir başka deyişle, bir öncekinden daha küçük olan parçacık katmanına girdiğinizde- bu zaten cennetlerin içerisindesiniz demektir. Sadece cennetlerin seviyeleri farklıdır ve mikro kozmik oran birbirinden farklıdır. Mikro kozmosa girdikten sonra, her ne kadar bir kaya parçasının içine, vücudunuzun içine veya herhangi bir şeyin içine girdiğinizi görseniz de, aslında o boyut ile bağlantılı olan engin ve büyük bir evrene girmiş olmaktasınız. Bir başka deyişle, bu insan düşünme biçimi değildir. Sıklıkla, insanların 'doğu', 'batı', 'güney' veya 'kuzey', 'yukarı', 'aşağı', 'içinde', 'dışında' şeklinde bahsettikleri kavramların, evrende var olmadığını söylerim ve bu, insan düşünme biçiminden ve konseptlerinden farklıdır. Ben bunu bu şekilde açıkladıktan sonra "Vay canına, onu anlamak için insanın düşünme biçimini kullandığınızda, o hiç bir şekilde öyle değil" şeklinde anlıyorsunuz. Günümüz modern bilimi çok yüzeyseldir. Gerçek cennetlerin farkına varamaz veya onları bilemez, çünkü o sadece şu anki mevcut fiziksel boyutun içerisinde emekleyip durur ve bununla sınırlıdır. İnsanoğluna uzaylı yaşam formları tarafından empoze edilmiş olan bilim, bu yüzden bununla sınırlanmıştır. Uzaylılar da bu boyut içerisinde yaşayan canlılardır ve onlar da evrenin gerçeğini bilme konusunda insanlar ile benzer noksanlığa sahiptir.
İnsanoğlu Tanrılara inanmıyor ve bu basit bir problem değildir. İnsan ahlakını yok eden insanoğludur. İnsanoğlu karmik cezalandırmaya inandığı zaman, iyi şeyler yapmanın mükâfat ile ve kötü şeyler yapmanın geri ödeme ile karşılaştığına inandığı zaman ve insanın yaptığı her şeyin Tanrılar tarafından izlendiğine inandığı zaman, o durumda insanoğlu çok kötü şeyler yapmaya cesaret edemeyecektir. İnsanoğlu, iyi şeyler yapmanın erdem (de) kazandırdığını ve mutluluk ile ödüllendirildiğini bilir -ki bu mutlak bir gerçektir. Fakat insanoğlu artık bunlara inanmıyor; günümüzde bilim bunlara inanmıyor ve bunları batıl inanç olarak görüyor. Bu kesinlikle "bilim sopasını" insanların doğru düşüncelerine sallıyor olmaktır. Bu, insanların en temel doğasına vurmak değil midir? İnsanların sahip olduğu ahlak, sahip olduğu doğru inançlar ve erdemli düşünceler artık yok olma noktasına gelinceye kadar yok edildiğinde, insanlar istedikleri her şeyi hiç çekinmeden yaparlar ve amaçlarına ulaşmak için her türlü yola başvururlar. Bu durum, insan toplumunun çürümesinin en temel sebeplerinden birisidir. Batı toplumundaki insanlar Tanrı'ya inanıyormuş gibi görünüyor, fakat aslında Tanrı'ya inanmıyorlar: gerçek anlamda inandıkları şey bilimdir. Tanrılar onların düşündüğü gibi değildir, yani, insan duygularına sahip canlılar gibi değillerdir. Şu anda, önemli bir kavramı düzeltmiş oldum, şöyle ki, "cennetlerin" nasıl anlaşılması gerektiğini. Tanrılar ve insanlar "cennetlerden" bahsettiğinde, bu ikisi ayrı şeylerdir.
Uygulama sürecinde birçok kişi bazen kendilerinin, kendi vücutlarına girmiş olduğunu gördüler. Vücutları sanki engin bir gökyüzünü andırır, gökyüzünde dolanırlar ve kozmik vücutların arasında yürürler ve ileri doğru gitmeyi sürdürdüklerinde kapılar birbiri ardına açılır. Daha yakından baktıklarında ve bir göz atmak için zihinlerini bir adım daha genişletip baktıklarında, şunun farkına varırlar: "Aa, o benim vücudumda açılmakta olan enerji kanalları" Bir düşünelim. Xiulian uygulayıp kendinizi geliştirdiğinizde, vücutlarınız en mikro kozmikten, dışa doğru değiştirilmektedir. Peki, en mikro kozmik nedir? Diğer vücutlarınız tam ve kesin olarak 'cennetlerde' ve o alanlarda değiller midir? Sadece, siz sıradan insanların ortasına düştünüz ve bununla birlikte, sıradan insanların bulunduğu yere düştünüz; en mikro kozmik olan kısım bile sıradan insanların bulunduğu bu seviyeye düştü. Fakat eğer xiulian uygulama yoluyla geri dönebilirseniz, sizin için her şey yeniden düzenlenecek (rektife edilecek), bu yüzden o deneyimden geçeceksiniz. Tarihteki birçok uygulayıcı, az önce bahsetmiş olduğum olayı gördü, fakat onu açıklayamıyorlardı. Budist dinindeki kişiler, bazen, Buda'nın kişinin zihninde olduğunu söylerken, Tao okulundaki kişiler de insan vücudunun küçük bir evren olduğunu söyler ve bunun gibi şeyler ve bu onların bu gibi şeyleri görmüş olması ile ilgilidir.
Bilim hakkında konuşurken, bilimin iyi bir rol oynayamıyor olduğundan bahsetmiştim. Sadece insanların yaşam ortamlarını kirletmekle ve insan vücudunun dokularını yok etmekle kalmadı, aynı zamanda uzaylı yaşam formları da en sonunda insanoğlunun yerini alacaktı. Ona ait şeyler insan toplumundaki her alanın içerisine nüfuz etti, insan ırkı bilimi kırıp geçemez, şu anda her şey bilim tarafından yaratılıyor. Durum bu olduğu için, Dafa öğrencileri olarak, yaptığınız iş ne olursa olsun, sadece devam etmeli ve işinizi yapmalısınız ve işinizi iyi yapmalısınız -bu yeterli olacaktır. Gerçekleşmekte olan şeylere gelince, kendinizi bunlarla sıkmayın. Sizlere, bu bilime karşı olun demiyorum, ne de sizlere kendinizi ondan kurtarmayı öğretiyorum. Söylemek istediğim bu değildir. Sizlere bilimin ne olduğunu anlatıyorum. Bilimin çok sayıda konu üzerindeki anlayışı korkutucu derecede yüzeyseldir; şu anda var olmakta olan bu boyut içerisindeki maddeyi anlayışı bile yetersizdir. Cennetsel yaşamların varlığının farkına varabilme yetersizliği, onun gelişimini sınırladı. Örneğin günümüzde bilim adamları endüstriyel kirliliğin oldukça şiddetli olduğunu söylüyor ve örneklerden biri de, soğutucularda kullanılan freon maddesinin ve diğer başka maddelerin, ozon tabakasında zarara neden olduğu. Ozon tabakasındaki hasarın -bir deliğin ortaya çıkmış olması- Güney Kutbunda meydana geldiğini söylüyorlar. Gerçek şudur ki, bilim, Tanrıların oynamış olduğu rolün farkına varma konusunda yetersizdir, bu yüzden insanlar, bunun ozon tabakasına verilen zarardan dolayı olduğunu söylüyor. Modern sanayinin sebep olduğu kirliliğin, insanoğlunun sahip olduğu havayı son derece korkutucu bir biçimde kirlettiği doğrudur.
Fakat sınırsız evredeki mikro kozmoslarda bulunan sayısız canlılar, ister bir biçime sahip olsunlar ister olmasınlar, hepsi "Tanrı"dır ve onlar, insanoğlunun gözleri ile göremediği mikro kozmosların içinde var olmaktadırlar. Hava, moleküler parçacıklardan oluşmuşken, moleküler parçacıklar daha mikroskobik parçacıklardan oluşmuştur. Havanın kendisinin içerisinde sayılamayacak kadar çok katman bulunmaktadır -katman üzerine katman, mikro kozmosa doğru ilerler- ve orada var olanların hepsi "Tanrı"dır. İnsanoğlunun içinde yaşadığı çevrenin bu hale geldiğini gördüklerinde, atık gazı Dünyadan atmak için, bir pencere, bir kapı açtılar. Bu olay, Tanrılar tarafından yapıldı. Onu bir amaç ile açtılar ve ardından da kapattılar. Eğer Tanrılar insanları korumasaydı, insanoğlu canlı kalamayacaktı. İnsanoğlu sadece Tanrılara inanmamakla kalmıyor, aynı zamanda Tanrılara saygısızlık yapmaya dahi cesaret ediyor. En basitinden şöyle bir örnek verelim. Biliyorsunuz ki, sanayi kirliliğinin en şiddetli olduğu yerler, nüfusun en yoğun olduğu yerlerdir -büyük şehirlerdir. Neden Ozon tabakasında o bölgelerin üzerinde bir delik açılmadı? Çünkü Tanrılar, Güney Kutbunda bir delik açmanın insanoğlu için güvenli olacağını düşündüler. Atık gaz nerede daha fazla ise orada bir deliğin oluşması gerekiyordu, öyle değil mi? Peki, neden o şekilde oldu? İnsanların sandığı gibi değildir. Aynı zamanda Çin'deki Qinzhang Platosunun üzerinde de büyük bir delik vardı -büyük delikler daima seyrek oturulan yerlerde beliriyor. Durum sadece bizim görebildiğimiz Ozon tabakası ile sınırlı değildir çünkü maddenin içerisinde bulunan mikro kozmik materyaller, inanılmaz derecede fazla sayıdadır, onların hepsi bir yol oluşturmalıdır ki böylece o şeyler boşaltılabilsin. Ebette bu, Tanrıların insanlar için yapmış olduğu şeydir.
İnsanoğlunun kirliliği çok daha ciddi problemlere sebep olmuştur. Biliyorsunuz ki, neredeyse dünyadaki hiç bir tatlı su artık temiz değildir. Bu, ister yeraltı suyu olsun, ister yerkabuğunun üzerinde olan su; insanlar onu ne şekilde filtre ederse etsin veya temizlerse temizlesin, suyun asıl saflığına ulaşılamaz. Dahası insan, suyu, tekrar tekrar kullandı ve su giderek daha çok ve daha çok kirlendi, çünkü insan suyu deveran eder -tatlı su, dolanım halinde olan bir maddedir. Tatlı su, deniz suyu ile karışmaz çünkü onlar aynı madde değillerdir. Yaşam, her maddenin ve her objenin içinde var olmaktadır. Yüzeyde sadece onun su olduğunu görüyorsunuz, fakat öteki tarafta o yaşama sahiptir. Toprak, su, hava ve benzeri şeyler giderek daha da fazla kirlendiğinde, insan ırkının göreceği zarar da giderek daha ve daha büyük hale gelir. Günümüz insan toplumunun gelişimi, bir önceki insan uygarlığının gelişiminin tekrarıdır; son döngü şu anki döngü için bir deneme idi. Eğer gelişim bu şekilde devam ederse, insanoğlu deforme olacak. Endüstriyel atık gazlar ve atık sular insanoğlunun deforme olmasına ve çok iğrenç bir görünüme girmesine neden olacak -yarı şeytan yarı insan gibi görünmelerine. Eğer daha fazla ilerlerse işte bu şekilde olacak. Dahası, bir de, insan ahlakının bozulması ile ilgili faktörlerden kaynaklanan aşağılık davranışları var.
Bu noktada, bu fırsatı bir başka konu hakkında konuşmak için kullanacağım. Bildiğiniz gibi, modern bilim insanlara uzaylı yaşam formları tarafından getirildi. Batı da Sanayi Devrimi başlarken Dünyaya geldiler. Matematik ve kimya ile başladılar -yüzeysel olandan başladılar, ta o ilk zamanların basit bilgisinden- modern makineye geçildi ve en sonunda bugünkü bilgisayarları geliştirdiler. Gelişim daha fazla devam ettikçe, en nihai amaçları insanoğlunun yerine geçmek, yerini almaktı. Bu yerine geçme durumu nasıl gerçekleşir? Daha önce bahsettiğim gibi, bugünün insanlarının vücudunda nerdeyse herkes, uzaylı yaşamlar tarafından yaratılmış olan bir vücut tabakasına sahiptir. Bunu neden söylüyorum? Çünkü onların size aşılamış olduğu bütün bu bilim, zihinlerinizde çarpık bir düşünme biçimi yarattı. Daha önceki insan uygarlıklarının hiçbirinde, şu anki gibi insanlar olmadı. Zihin bu şekilde olduğunda, vücutta öyle olur. Bildiğiniz gibi, vücudunuzda bulunan her bir hücre sizsiniz ve beyniniz, her bir hücrenin içerisindeki beyne bağlanmıştır. O durumda, vücudunuzda bulunan sayısız hücrelerin içerisindeki düşünce süreçlerinin tamamı çarpık insanların düşünceleri olur ve tüm vücut bu hale gelir. Tanrıların insanı artık insan olarak kabul etmemesinin nedeni buna bağlıdır. İnsan ırkı artık insan olmadığında, tanrıların onu kurtarmasındaki amaç nedir?
Biliyorsunuz ki, bir kişi öldüğünde, gerçek anlamda ölmemektedir. En büyük moleküler parçacıklar katmanının dış kabuğu soyulurken, moleküllerin altındaki, vücudun mikro kozmik parçacıklardan oluşan kısmı ölmemiştir. O perdelenir, sanki kişi bir parça elbiseyi çıkarıyormuş gibi. Gerçekten ölmemiştir. Fakat bu boyutta bulunan kişi ortadan yok olmuştur çünkü vücudun yakılması veya gömülmesi gerekir ve en nihayetinde ayrışır ve çürür. Bu boyuttan ayrılmıştır; yani, parçacıkların bu katmanı ortadan yok olmuştur. O durumda, az önce bahsetmiş olduğum uzaylı varlıkların kültürüne gelince, ihtiyaç duyduğu bir bedensel katmanı yaratmak için, kesinlikle insanoğlunun kendine ait düşünme biçimini kullanmaktadır ve bunu, insanoğlu bunun farkında değilken yapmaktadır. Peki, o halde en sonunda insanoğlunu nasıl ele geçireceklerdi? Biliyorsunuz ki, insanoğlunun en dış yüzeyinde bulunan kabuk ile yer değiştirmek için, hala bir yol bulmaya ihtiyaçları olacaktı. Bu, şu anda insanların kullanmak istedikleri "klonlama" yöntemidir. Tanrılar, insanlar ile ilgilenip onları gözetir ve onlar birisi ile ilgilenmediklerinde, o kişinin içerisine yaşam elementlerini enjekte etmezler.
Yani, sizin bu dünyada canlı olmanızın sebebi, bu etten kemikten vücuda sahip olmanız değildir, ne de bunun sebebi, annenizin size, sizi canlı tutan bu bedeni vermesidir. Ana ruhunuz (yuanshen) ve diğer bütün ruhlarınız (shen) var olduğu için yaşayabilirsiniz. Bir insan öldükten sonra ve vücudu hala orada yatıyorken niçin canlanmıyor, sonuç olarak o aynı kişinin vücudu değil midir? Çünkü asıl ruhlarının hepsi ayrılmıştır. Yani, bir kişiye ruh verilmez ise ve doğum sırasında reenkarne olma izni verilmez ise, doğduktan sonra ölü olmayı sürdürecektir. Peki, ne olacak? İçine uzaylı yaşam formları girecektir. Bu, uzaylı yaşam formlarının insanları ele geçirmek için kullanacağı en nihai, en son yöntemdir -yani, insanları klonlamak. İnsanoğlu kendisini yok etmek için, uzaylı varlıklar tarafından kullanılıyor, fakat bunun farkında değil ve hala bu bilimi koruyup, insan ırkını yok ediyor. Eğer insanlar gelecekte toplu halde klonlanırsa, o canlıların hepsi, insan bedenlerinin içine reenkarne olmuş olan uzaylı varlıklar olacak ve artık daha fazla insan ırkı olmayacak. Elbette, benim bugün burada bu konuyu açıklayabilmem, bütün bu problemlerin üstesinden gelindiği anlamına geliyor. Hatta birçoğu şimdiden çözülmüş oldu. Bugün bunu sizlere, insanoğlunun son dönemlerdeki gelişimi ile bağlantılı olan birtakım gerçekleri anlatmak için açıkladım.
Ayrıca, Dünya'nın oluşması da insanların düşündüğü gibi, Büyük Patlama "Big Bang" teorisi ile gezegeni oluşturması şeklinde değildir. Böyle bir şey yoktur. O nasıl oluşturuldu? Günümüz modern biliminin, maddenin esası, yaşamın temeli ve evrenin temeli hakkında olan anlayışı tamamen yanlıştır. Bu dünyayı Tanrılar yarattı. Peki, Dünya nasıl yaratıldı? Bildiğiniz gibi, Dünya birçok kereler yeniden yapıldı. Felaketler konusu, her din tarafından ele alınıp tartışılmıştır. Eğer bu dünyanın kendisi bir felakete sahip ise -insan ırkı yozlaşıp, bozulduğunda yok edilir ve bu Dünya üzerinde yok edilir- bu asıl afet, asıl felakettir. Meydana gelen daha da büyük felaketler dahi vardır, bütün Dünya elden çıkarılır. Ruhun göçmesi sürecinde, kişi karmayı kendisi ile birlikte götürdüğü için, kişi ne kadar kötülük yaparsa bir o kadar karmaya sahip olur. Bir bitkiye reenkarne olduğunda, o bitki karma ile kaplanmış olacaktır. İnsan gözü bunu göremez, çünkü karma en büyük moleküllerin boyutundan daha aşağı bir seviyede var olmaktadır. İnsan, bitkilere, objelere, hayvanlara veya hatta toprağın ya da kayanın içine dahi reenkarne olabilir, bu yüzden, karma her yerdedir. O halde Dünya nedir? O bir karma gezegeni olarak görünmektedir. Bu, daha önce bahsetmiş olduğum "çürük elma" düşüncesinin altında yatan anlamdır. O oldukça çürümüş bir duruma gelmiştir -"Onu, kutsal ve saf evrenin içerisinde tutmanın anlamı nedir? At onu gitsin!" O durumda, tabi ki bir kenara atılabilir.
Buda'ların insanlara karşı merhamet beslediği söylendiğinde kastedilen şey, Dünyaya yakın olan Buda'lardır, çünkü onlar merhamete inanırlar. Son derece yüksek seviyelerde bulunan Tanrılar: "Merhamet nedir?" derler. Onlar merhameti dahi bir takıntı olarak görürler. Onlar merhametli midir? Onlar da merhametlidir. Fakat onların sahip olduğu merhametin alanları ve konseptleri farklıdır. Aynen daha önce söylemiş olduğum şey gibidir: Düşünce biçimi farklıdır. Onlar kendilerine en yakın olan canlılara karşı merhametlilerdir ve onlar çok düşük seviyelerde bulunan tanrıları, sıradan insanlar ile aynı görürler. İnsanoğluna gelince, onlar ne işe yarar? Onlar, mikroorganizmalardan ve bakterilerden bile daha düşükler. Bir kişi yürürken bir bakteriyi öldürdüğünde, bunu kim bir öldürme olarak görür ki, öyle değil mi? -Dışkı gibi veya bir gübre parçası gibi- kötü bir hale gelmiş olanlar elden çıkarılmalı, yok edilmelidir. Peki, bunun içinde merhametli olma veya merhametli olmama konsepti nerededir? Yoktur. İnsanoğlu kendisinin göz kamaştırıcı olduğunu düşünüyorken, yüksek seviyelerdeki Tanrıların gözünde bir hiçlerdir. Bu büyük evrende, farklı alanlarda bulunan canlı varlıklar arasında, var oluş formları ve algılayışları anlamında, çok büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sizlere çok sınırsız ve çok yüksek olan boyutlar hakkında konuşurken -ve eğer hatırlarsanız- evrenin böylesine önemli bir seviyesinin, bu uçsuz bucaksız kozmik vücut içerisinde sadece bir toz zerreciği olduğundan bahsetmiştim -Dünya ne anlama gelebilir ki? İnsanlar ne anlama gelebilir ki, öyle değil mi? Kendilerinin göz kamaştırıcı ve muhteşem olduğunu düşünenler, sadece insanlardır. Bu Dünya birçok kereler yenilenmiştir, durum budur.
Bu sınırsız evrenin tarihinde, bu Dünya gezegeni birçok kereler yenisiyle değiştirildi. Fakat yenisiyle nasıl değiştirildi? Dünya'nın en dıştaki yüzey katmanı bu seviyedeki maddelerden oluşturulduğu için -bu boyuta ait olan moleküllerden oluşturulduğu için- Dünya'nın, bu boyuttaki maddelerinden oluşturulması gerekiyordu. Evrendeki bu boyutun farklı kozmik vücutlarının hepsi, yenilenme ve eskisinin yenisiyle değiştirilmesiyle yeniden yaratılma durumunu yaşar. Evrende bulunan muazzam tanrılar, belirli kozmik vücutlarda gerçekleşen parçalanma ve dağılmalardan kaynaklanan tozları veya enkazları topladılar ve kategorize ettiler ve ardından da yeni Dünyayı oluşturdular. İşte bu yüzden, günümüz bilim adamları tarihi ve jeolojiyi araştırırken ve belirli bir materyalin Dünyada yaratılmış olduğundan beri ne kadar bir zaman geçtiği konusunda veya dünyanın ne kadar bir tarihe sahip olduğu konusunda iddiada bulunurken, yaklaşımlarının gerçeği asla kavrayamayacağının sebebi budur. Çünkü bazı maddeler, Dünya biçimlendirilmeden önce bile büyük kaya parçaları veya büyük kozmik nesneler idi. Buraya getirildiler ve onlar Dünya yaratılmadan önce var olmaktaydı. Bu yüzden sizler için araştırıp inceleme yoluyla, Dünyanın tarihinin ne kadar olduğunu anlamak imkânsızdır. Bahsedildiğinde, birçok şey kulağa efsaneymiş gibi gelebilir. Ben öğrencilerime Fa hakkında konuşma yapmaktayım ve sizler bunu kabul edebiliyorsunuz çünkü Fa sıradan insanlara veya sıradan insan toplumuna öğretilmez.
"Su" hakkında konuştuğumda, okyanustan bahsetmiştim. Peki, aslında okyanuslar nedir? "Deniz suyu" ve "su" kesinlikle aynı şeyler değildir. Sadece tatlı su gerçek sudur oysa deniz suyu insanoğlu tarafından "su" olarak isimlendirilmiştir -ki aslında o başka türden bir maddedir. "Su" yaşamı oluşturan elementtir. Bildiğiniz gibi, önemsiz bir seviyeden bakıldığında, Dünya, evrenin içerisinde bir toz taneciği gibidir. Bir tanrı çok büyüktür ve sahip olduğu vücudun hacmi çok büyüktür. Eğer gözyaşı dökseydi, Dünya sular altında kalırdı. İşin gerçeği şudur ki, deniz suyu bir tanrının gözyaşının düşmüş olmasıdır. Söylemiş olduğum şey kulağa bir peri masalıymış gibi gelebilir. Deniz suyunun bileşiminin insanın gözyaşı ile aynı olduğunu görmek için gidip onu test edebilirsiniz. Onlar tam olarak aynı şeylerdir. Eğer gözyaşınız o deniz suyunun büyüklüğü oranında büyütülebilseydi ve içine bir göz atıp bakabilseydiniz, acaba onun içinde yaşayan nasıl canlılar görürdünüz? Belki de onun içinde de bir balina var olmaktadır. Kulağa şaka yapıyormuşum gibi gelse de, aslında gerçektir. Dünyadaki tüm maddelerin orijinini açıklayabileceğim kadar, insanoğlunun orijinini de açıklayabilirim. Sizin xiulian uygulamanız ile bir bağlantısı olmadığı için, onlar hakkında konuşmak istemiyorum. Aslında, Dünya üzerinde bulunan her şeyin kendine ait bir orijini vardır.
Dünyanın yüzeyini kaplayan sarı toprağın ne olduğunu biliyor musunuz? O aslında insan boyutundan daha yüksekte bulunan daha yüksek seviyeli canlı varlıkların dışkısıdır. Geçmişte Tanrıların insanların pis bir dünyada bulunduğunu söylemiş olmasının sebebi budur -anlamı budur. Yüksek seviyeden olan canlılara ait maddeler temiz ve saf olduğu için, onların dışkısı insanoğluna temizmiş gibi görünür. Sadece kendisinden daha düşük seviyede olan şeyler insanoğluna pis olduğu hissini verir, bu yüzden, bir şeyler insan ırkından daha yüksek seviyeli olduğunda, insanlar onu temiz bulur. Fakat insan boyutundan daha yüksek boyutlarda herhangi bir besleyici madde yoktur, çünkü eğer pis değilse o zaman besleyici maddeler de olmayacaktır. O nedenle sarı toprakta bir şeyler yetiştirmek çok zordur. Kara toprak, çürümüş bitkilerin onun içine karışmasından oluşmuştur -ki bunun ardından içerisinde bir şeyler yetişmesi mümkün olmuştur. Çürümüş bitkiler, sarı toprağın rengini siyaha dönüştürdü ki o bunun ardından organik doğaya ait maddeler ve besin değeri yüksek yapı maddeleri içermektedir ve insan ırkı onu ekin elde etmek için kullanmaktadır. İnsanoğlundan daha yüksek seviyelerde bulunan şeyler, bitkiler için besin maddesi sağlamaz.
Aslında, çok sayıda kaya türü de toprak ile aynıdır. Genel anlamda konuşacak olursak, Dünyanın oluşturulması esnasında eğer çok fazla sıkıştırılmışsa kayadır, eğer gevşek bırakılmış ise topraktır. Fakat tamamen bu şekilde değildir. Kırmızı toprak ve kırmızı kaya, aslında muazzam canlı varlıkların kanıdır. Burada bulunan birçok kişi fizik ve kimya dünyasından! Eğer bana inanmıyorsanız onu test edebilir ve inceleyebilirsiniz. İçerdiği elementlerin, kanda bulunan elementler ile aynı olduğu kesindir, sadece o, uzun bir zaman sürecinde katılaşmış olan bir kandır. Kırmızı toprak çok büyük miktarda demir içerir ve insan vücudu da aynıdır. Bu yüzden sizlere söyleyebilirim ki, evrende, kırmızı kan genelde doğru ve erdemli olan varlıkların kanıdır. Şeytanların kanı beyazdır, bu yüzden kireçtaşı aslında şeytanların kanıdır. Elbette, o ölüdür ve hareketsiz bir maddedir; bu boyutta hiç bir etkiye sahip değildir. Patlatılmalarının veya yok edilmelerinin ardından, kayalara, kuma, toprağa ve bunun gibi şeylere dönüşürler, bu yüzden şeytan doğasına sahip değillerdir. Eğer insanlar onu duvarları boyamak için veya boya imal etmek için kullanırsa, bir sorun olmamasının sebebi budur.
Bilim adamları günümüzde şunu biliyor ki, kömür çok büyük miktarda bitkiden üretilir. Bu günümüzdeki bilimin bilebildiği bir şeydir. Fakat bu kadar çok miktarda kömüre dönüşebilecek oranda bitki nasıl olabilirdi? Bunu bilmiyorlar. Günümüzde bilim adamları petrolün canlı varlıkların vücutlarının kalıntılarından oluştuğunu biliyor -bildikleri budur. Fakat bu denli miktarda petrole dönüşecek kalıntı nasıl olabilirdi? Bunu bilmiyorlar ve ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bunu anlayamıyorlar. Bu sebeple, bu kadar çok miktarda hayvan kalıntısının nasıl var olabileceğini ve nasıl bu kadar fazla sayıda organizma olabileceğini sorarak bu teoriyi çürütmek isteyen bazı insanlar var. Yine de bu petrol çok fazla var. İşin aslı, bu devasa evren içerisinde ve geçirdiği uzun tarih boyunca yaşam, döngü üzerine döngü devam etmektedir. Ve bu dünya inşa edilirken, evrenden kaynaklanan bu tür maddeler, dünyanın içerisinde kasten kullanılmıştır -daha sonra enerji olarak kullanılması için. Ondan fazlasıyla bulunmasının sebebi budur. O sadece tek bir yaşam döngüsündeki canlılara ait bir şey değildir. Dünyadaki canlılar bile, durmaksızın yaşam döngülerinden geçer ve aynı zaman dönemlerine ait değillerdir. Günümüz çağdaş biliminin araştırmaları şu anda bilinen tarih bilgisinin ötesine geçemez, bilimin modern tarih hakkında taşımakta olduğu birçok anlayış yanlıştır. Bilim inanıyor ki, eğer taş devrinden günümüze kadar olan insanlar dünya üzerindeki tüm hayvanları öldürmüş olsalardı bile bu denli fazla miktarda petrol olamazdı. Üstelik çok fazla miktarda kömür ve çok sayıda bitki var. Bununla birlikte, onlar tek bir yaşam döngüsünden kaynaklanmıyorlar, sadece tek bir periyoda ait yaşamlardan gelmiyorlar. Tabii ki daha birçok başka şeyler de var, onlar çok fazla olduğundan hepsine hitap etmez.
Aynı zamanda, elmas, altın, gümüş ve buna benzer şeyler de var. Bazı metalik elementler, evrenin çeşitli seviyelerindeki oluşumlar için gerekli olan faktörlerdir. Onlar az önce bahsetmiş olduğum dünyanın bileşimsel elementlerinden farklılardır. Fakat altın ve gümüş bu evrenden olan metalik elementler değildir. Altına gelince, biliyorsunuz ki, bir Buda'nın bedeni altından yapılmıştır; Rulay seviyesine ulaşmış olan tüm tanrıların vücutları altındır. Yani bir başka deyişle o, devasa olan erdemli varlıkların vücutlarının kalıntılarıdır. Büyük bir evren parçalandığında, her şey bir an içerisinde paramparça olur. Farklı seviyelerin altınlarının nasıl mevcut olduğu ve farklı büyüklüklerdeki parçacıkların altınları hakkında da konuşmuştum -bu konu üzerinde daha önce konuşmuştum. Gümüşe gelince, gümüş Buda'ların seviyesinden düşük olan yaşamların vücutsal kalıntılarıdır, Pusa seviyesinde olan yaşamların vücutlarının kalıntılarıdır.
Birçok insan elmasın belirli bir güce sahip olduğunu bilir ve şeytani unsurlar elmastan korkar. Yani, küçük miktarda enerjisi olan negatif şeyler elmastan korkar, çünkü elmas onların enerjisini alabilir. Bazı insanların, elmasın şeytani ruhları defedebileceğini söylemesinin sebebi budur. Elmasın şeytani ruhları defedebilmesi illaki şart değildir fakat elmas tuzla buz olmuş ve dağılmış bir enerjiden gelmektedir, gong'a benzer bir şeyden. Elbette o ölü ve hareketsizdir ve de herhangi bir etkiye sahip değildir. Fakat bununla birlikte o doğayı taşıyan bir şeydir ve bu yüzden de bir gücü vardır.
Şimdi bunları söylemem üzerine herhangi bir takıntı geliştirip, eve döndükten sonra elmaslar almaya gitmeyin. Benim konuşmakta olduğum şey Fa'dır. Bu boyuttan hiçbir şey birlikte götürülemez ve aynı zamanda da bunlar uygulayıcıların hiç bir işine yaramaz. Onlar neden patlama ile yok edildiler? Daha önce de söylediğim gibi, o her ne kadar altın olsa da, artık saf altın değildir, bu yüzden de patlama ile yok edilmiştir. Gong neden patlatılmıştır? Artık daha fazla saf değildir. Yüzeyde çok saf görünüyordu. Fakat eğer mikro kozmostan bakılırsa veya çok aşırı derecede mikro kozmik seviyeden bakılırsa, artık daha fazla saf değildi. Bugün daha fazla konuşmayacağım. Haydi, öğrencilerimizin konuşmalarını dinleyelim.
Yarın soru kâğıtçıklarınızı verebilirsiniz ve sorularınızı cevaplayacağım. Fakat yeni öğrenciler, sizlerin soru kâğıtçıklarını vermemesi daha iyi olacak çünkü vakit çok değerli ve eğer her biriniz bir soru yöneltirseniz cevaplayabilmem mümkün olmayacak. Salonda bulunan birçok kişi, xiulian'de belirli seviyelere girmiş durumda, bu yüzden soracakları sorular xiulian'deki gelişimleri açısından önemli ve de bu bizim Fa konferanslarımızın amacıdır. Yeni öğrencilerin sorduğu türde sorulara gelince, onları bana sormak zorunda değilsiniz -onların cevaplarını eski öğrencilerden veya yanınızdaki kişiden alabilirsiniz. Bu yüzden vakti boşa geçirmeyelim. Meselelerden biri budur. Bir diğeri de, xiulian uygulaması ile bağlantılı olmayan sorular sormaktan veya bilgi edinme arayışında olan ve bunun gibi sorulardan kaçınmaya çalışın. Açıklamış olduğum şeyden yanlış anlamlar çıkarmayın: Bu, bilgilerinizi zenginleştirmek için değil, xiulian uygulamanıza bağlı oldukları içindi. Pekâlâ, söylemek istediklerimin hepsi bu kadar! (Alkış) Şimdi sessizce oturun ve öğrencilerimizin konuşmalarını dinleyin. Buradan ayrılmayacağım ve ben de dinleyeceğim. Fakat beni bulmaya çalışmayın -bunu başaramazsınız. (Alkış)
* * * *
SORU VE CEVAPLAR
Soru: Shifu bize, bir uygulayıcı eğer kalbinin derinliklerinde hala inatla en temel ilgilerine yapışıp kalmışsa, onun xiulian'i gerçek değildir demişti.
Shifu: Sizlere söyleyeyim ki, xiulian uygulaması tam olarak kişinin zihnini geliştirmesi ile ilgilidir -bu gerçek xiulian'dir. Örneğin, bugünlerde kanunlar var ve insanlar üzerine empoze edilmiş olan birtakım gereksinimler ve sınırlamalar mevcut, fakat bunların hiçbiri insanları değiştiremiyor. Diyelim ki sizi yüzeyde değiştirebiliyor ve sınırlayabiliyorlar ve yüzeyde hata yapmıyorsunuz ve her şeyi biraz daha iyi yapıyorsunuz. Fakat gerçek şu ki, izlenmediğiniz zaman veya çıkarlarınız tehdit edildiğinde, aynı şekilde kötü şeyleri yaparsınız, çünkü içinizde değişmemişsinizdir. Yani bir başka deyişle, xiulian bir kişiyi içsel olarak değiştirmek zorundadır. Eğer yüksek seviyelere ulaşmak istiyorsanız, eğer bir Tanrının seviyesine ulaşmak istiyorsanız, bir Tanrının düşünsel alanına ulaşmalısınız. Doğanız aynı kalırken sadece yüzeyiniz değişiyorsa, o gerçek değildir. Belirli bir zamanda veya kritik bir anda [takıntı] hala ortaya çıkacaktır. O yüzden eğer bir kişinin zihni değişmemiş ise, bu sadece bir şeyleri sahte bir görünüm olarak örtbas etmektir. Değişimler doğanızdan başlayarak gerçekleşmelidir. Sadece bu kendinizi gerçek anlamda değiştirmeniz olarak kabul edilir. Bir başka deyişle, xiulian uygulaması içerisinde kendinize karşı sorumlu olmak zorundasınız ve kendinizi gerçek anlamda değiştirmelisiniz ve kalbinizin derinliklerinde yapışıp kalmış olduğunuz kötü unsurları terk etmelisiniz -sadece bu gerçek anlamda bir şeyleri terk etmektir. Eğer olayları yüzeyde iyi yapıyor gibi görünüyor fakat içinizin derinliklerinde terk etmek istemediğiniz şeyleri hala savunuyor ve onlara yapışıp kalıyorsanız, bu kesinlikle kabul edilmezdir. Bildiğiniz gibi, bir Buda veya bir Tanrı, canlılar için veya evrenin çıkarı için hayatını bırakabilir; onlar her şeyi bırakabilirler ve ondan etkilenmezler bile. O yüzden eğer onların konumunu alsaydınız, o şekilde olabilir miydiniz? Olamazdınız. Tabi ki, söyleyeceğim ki, Buda'lar ve Tao'lar bunun gibi bir şeyle karşılaşmayacaklar, fakat onların zihinsel alanları odur. O alana ulaşılmadan önce, bir kişi kendisini gerçek anlamda değiştirmek zorundadır.
Geçmişte, dinlerle ilgilenen birçok kişi şöyle söyledi, dini bir inanca sahip olduğunuz sürece cennete, cennetsel bir krallığa, gidebilir ve dini inancınız olduğu sürece bir Buda haline gelebilirsiniz. Bunun insanları kandırmak olduğunu söyleyeceğim. Bir Buda'ya dönüşmek ne anlama gelmektedir? Cennetsel bir krallığa gitmek ne anlama gelmektedir? Her bir seviyede bulunan canlı varlıklar için farklı gereksinimler vardır. Aynen sizin okula gitmeniz gibidir: Birinci sınıftayken, öncelikle birinci sınıf seviyesine ulaşmak zorundasınız, ikinci sınıftayken ikinci sınıf seviyesine ulaşmak zorundasınız; yüksek okula gittiğinizde yüksek okul seviyesine ulaşmak zorundasınız. Eğer hala ilkokul kitaplarını kullanmaya devam eder ve birinci sınıf seviyesinde kalırken koleje giderseniz, siz hala bir ilkokul öğrencisisinizdir ve bu yüzden koleje gidemezsiniz. Düşünce budur. Bu, meseleyi yüzeysel bir seviyeden ele almak içindir. Bizim öğrettiğimiz şey şudur, cennetsel bir krallığa gitmeyi başarmadan ve Tamamlanmaya ulaşmayı başarmadan önce, standarda, içinizin derinliklerinde gerçek anlamda ulaşmak zorundasınız. Bazı insanlar dinlerde öğretilmiş olan şeylere inanırlar ve çok dindarlardır, dua ederken şöyle söylerler: "Ben yanlış bir şey yaptım...." Bununla birlikte, kapıdan adımlarını atar atmaz tekrar aynı yanlışı yaparlar ki o durumda duaları işe yaramaz çünkü kalpleri gerçek anlamda değişmemiştir. Şöyle düşünürler: "İnanca sahip olduğum ve dua ettiğim sürece cennete gidebilirim." Eğer daima dua ederseniz ve sürekli aynı seviyede kalırsanız, cennete asla gidemeyeceksiniz. İsa'nın, "Eğer bana inanırsanız, cennete gidebilirsiniz," demesi, eğer ona dua etmeye gider ve ona inanırsanız -sadece bir formaliteyi takip ederek- cennete yükselebileceksiniz anlamına gelmiyordu. Bu şekilde değildir. Sadece, her dua edişinizin ardından, aynı hataları yapmayı durdurduğunuzda, giderek daha da iyisini yaptığınızda ve İsa'nın cennetsel krallığının gereksinimlerine giderek daha fazla yaklaştığınızda, o cennetsel krallığın standardını karşılayabilmeniz mümkün olur. Eğer durum bu olmasaydı, İsa'nın o kadar zahmet ile konuşmasına ne gerek vardı ki? Onun amacı -kendisinin de söylemiş olduğu gibi- sizden daha iyi davranmanız (kendinizi daha iyi idare etmeniz) değil miydi? Söylemek istediğim şey budur. Günümüz dinlerinde, buna Budizm de dâhil, insanlar zihnini geliştirmiyor ve formaliteleri takip ediyorlar, bu sahtedir (yapmacıktır). Bu konuda söyleyeceklerimin hepsi bu!
Soru: Bir kişinin ana ruhu vücudu terk ettikten sonra ve geri dönmedikten sonra, bu fiziksel vücudun ölme sebeplerinden önce ne kadar sürer?
Shifu: Kişinin ana ruhu vücudu terk etikten sonra ve geri dönmediğinde......-bunun için belirli bir zaman çerçevesi yoktur. Şu şekilde söyleyeyim. Zihninizden şöyle düşünebilirsiniz, "Gerçekten de geri dönmek istemiyorum" ve o zaman bu düşünce ortaya çıkar çıkmaz, sahip olduğunuz etten kemikten olma fiziksel vücut ölebilir, çünkü geri dönmek istemiyorsunuz. Fakat Dafa'da bunun gibi şeyler yoktur, sadece Dafa'da xiulian uygularken başka şeyler uygulayanların ve tek bir uygulamaya bağlı kalma konusunda başarısız olanların ve "ikinci bir xiulian yoktur" ilkesini gerçek anlamda uygulayamayanların dışında. O zaman kişi bu tür bir tehlike ile karşılaşır. Kendilerini gerçekten geliştirmeyen insanlar ve iki kayığa aynı anda birden binmeye çalışanlarla, bu durum içerisinde, onların ne tür bir problem ile karşılaşacaklarını söylemek zordur.
Soru: New York Konferansında Buda Sakyamuni ile ilgili olan kısmı okurken gözyaşlarımın akmasına engel olamadım ve sessizce Shifu olarak çağırdım. Bunun bana neden olduğunu bilmiyorum.
Shifu: Bu, önceden belirlenmiş ilişki sebebindendir. Bir konu hakkında konuşacağım. Dafa'yı çalışmak yoluyla, birçok insan derin bir seviyede anladı ki, şu anda dünya dinlerinin hiçbirisi insanları kurtaramaz. Bundaki sebeplerden biri şu ki, standartlar artık yeterince iyi değil ve diğer sebepte Tanrılar artık insanlar ile ilgilenmiyor. Tanrıların artık insanlar ile neden ilgilenmediğinin çeşitli sebepleri vardır. Birisi şudur ki, günümüz insanlarının düşünme biçimi bu çarpık insanların düşünme biçimidir, uzaylı yaşam formları tarafından getirilmiştir ve tarih içerisinde hiçbir zaman bu tür bir insan var olmamıştır -bugünün insanları gibi. Tarih kendisini tekrar ediyor, defalarca, farklı zaman periyotlarına ait insanlar var olmuştur. Fakat hiçbir zaman dönemindeki insanlar, günümüz insanları gibi olmamıştı. İsa, Buda ve Tanrılar, insan ırkı felaket ile yüzleştiğinde, gelecekler ve insanları kurtaracaklardı, insanları kurtarmak için geri geleceklerdi. Fakat onların da gördüğü gibi, insanlar artık insan olmadığında, onları almak için artık gelmeyeceklerdir. Kabul ettikleri, hala insan olarak kabul edilebilecek olanlardır. Tabi ki bu, konuyu genel anlamları ile tartışmaktır; çarpıklaşmış insanoğlunun neden ortaya çıkmış olduğu konusunun hala birçok ama birçok yönü vardır. Tanrıların insanları artık insan olarak görmemesinin sebebi budur. Bu en tehlikeli şeydir.
Politikacılar olan veya ima ile para isteyen dini figürler hakkında yorum yapmayalım. Ben, dinler içerisinde, kalbi hala xiulian için atanlar hakkında konuşuyorum; xiulian konularını çok önemseyen bazı insanlar var. Onlar bizim Dafa'mızı biliyorlar veya belirli durumlar altında, onlara ipuçları veren ve onlara sadece Falun Dafa'nın kendilerini kurtarabileceğini ve geri dönmelerini sağlayabileceğini söyleyen birtakım başka Tanrılara sahipler. Birçok insan bu türde bir mesaj aldı ve durumun ne olduğunu anladı ve bu yüzden onlar da Dafa'yı öğrenmek için geldiler. Fakat inatla ilk başlarda sahip oldukları şeylere takılıp kalıyorlar. Amaçları esasen ilk başlarda sahip oldukları şeyi muhafaza etmek ve geri dönmek için benim Dafa'mı kullanmak. Söyleyeceğim ki, bu kesinlikle imkânsızdır ve onlar sadece kendilerini kandırıyorlar. Eğer esasen sahip olduğunuz şeyi terk etmezseniz, hiçbir şekilde kurtarılamayacaksınız ve sadece kendinizi aldatabilirsiniz.
Biliyorsunuz, başka boyutlardan bakıldığında, insan boyutundaki zaman çok yavaştır - yani, belirli bir zamanın içerisinden bakıldığında. Herhangi bir şey hakkındaki düşünme süreciniz, başka boyuttan bakıldığı zaman, çok yavaş bir süreçtir. Her ne hakkında düşünecek olursanız olun, siz daha onu düşünmeden bile bilinmektedir; yapacağınız şey çok açık ve net bir biçimde görülebilmektedir. İnsanlar, kendi akıllarından geçen şeyleri diğerlerinin bilmediğine inanır. Bu insanları kandırabilir, ama Tanrıları değil. O zaman bu şu anlama geliyor ki, bunun kadar ciddi [xiulian ve kurtuluş ile ilgili] bir mesele ile yüzleştiğinizde, eğer kendinize karşı sorumluluk taşıyan saf düşüncelere sahip değilseniz, kurtarılamazsınız ve geri dönmeyi başaramazsınız. Benim Dafam içerisinde Sakyamuni'nin öğrencisi olan çok sayıda kişi var ve diğer Buda'ların ve diğer dinlerin öğrencisi olan insanlar da var. Bir başka şey de şu ki, siz bu salonda oturanlar, her ne kadar beyaz, Asyalı veya diğer etnik gruplardan gibi görünüyorsanız da, ille de o etnik gruba aitsiniz diye bir şey yoktur. Yani bir başka deyişle, hangi cennetten gelmiş olduğunuzu söylemek zordur. Belirli bir ırkta reankarne olduğunuzda, o ırk sizin orijinal görüntünüz olmayabilir; görünüşten değerlendirilemez. Dahası, bir kişi tüm ruh göçü boyunca, tüm ırklara reankarne olmuş olabilir. Bununla birlikte, ben sizin, orijinalinizde ait olduğunuz yere başarıyla geri dönmenizi sağlayabilirim.
Ben hepinizi Falun Cennetine götürmeyeceğim. Sebep şudur ki, ben evrenin Fa'sını Buda Fa temelinde öğretmekteyim ve bu denli sınırsız bir Fa'yı ele alıyorum. Evrende bulunup, Dünyaya aktarılmış olan herhangi bir xiulian uygulama yöntemindeki uygulama formu veya uygulama, farklı seviyelerde bulunan cennetlerdeki Tanrılar tarafından aktarılmıştı. (İnsanoğluna, Tanrılar tarafından aktarılmış olan gerçek xiulian uygulamalarından bahsediyorum) Farklı seviyelerde kurtuluş sunan o Tanrılar da aynı zamanda evrendeki farklı seviyelere ait canlılardır ve benim gördüğüm kadarıyla, farklı seviyelerde, evrenin canlı varlıklarıdır. Evrenin bu Dafa'sı canlı varlıklar için farklı seviyelerde yaşam ortamları yaratmıştır, aynı zamanda da onların seviyeleri için var oluş standartları. İşte bu böylesi sınırsız bir Fa'dır -tüm yaşamları kapsamaktadır. Problemlerinizi çözebilmemin ve sizi bu Dafa'yı kullanarak geri döndürebilme derecesine kadar kurtarabilmemin sebebi budur. Orijinalinizde hangi disipline ait olursanız olun, bu yapılabilir. Tarihteki hiçbir din, xiulian metodu veya xiulian formu, bunu başaramazdı. Çünkü onlar sadece kendi disiplinleri içerisinde olan şeyleri geliştirdiler ve diğer disiplinlerden olan şeylere karışamazlardı -çünkü o, onların, evrenin Yüce Fa'sından onayladıkları ve aydınlandıkları olayların bir katmanı (tabakası) idi. Fakat benim bugün aktarmakta olduğum şey daha önceden insanoğlu tarafından bilinen xiulian yöntemlerinden farklı olan, evrenin Yüce Fa'sıdır. Fakat eğer Dafa'ya karşı saygısız olursanız ve hala bir şeylere sıkı sıkıya tutunmaya devam ederseniz, o zaman o ciddi bir meseledir.
Soru: Evrenin seviyeleri ve xiulian'in seviyeleri aynı mıdır?
Shifu: Az önce açıkladım ki, Dafa, evrendeki farklı seviyelerde bulunan canlı varlıklar için farklı yaşam ortamları yaratmıştır. Yani bir başka deyişle, Dafa onlar için farklı yaşam ortamlarında farklı gereksinimler ve standartlar taşır. Bu yüzden, xiulian uygulamasında, eğer farklı seviyelere ulaşmak istiyorsanız, Dafa'nın farklı seviyelerdeki gereksinimlerini karşılamak zorundasınız. O zaman, xiulian uygulamasında ilerlemek, seviyeler içerisinde yükselmek ve durmaksızın aşmak seviyeleri aşmak ile ilgili meselelerdir -ki bu aynı zamanda evrenin seviyelerinin aşılmasıdır. Bugün uygulamanızda, cennetlerin ilk katmanı için olan standarda ulaşırsınız ve birkaç gün sonra cennetlerin ikinci katmanı için olan standarda -evrende seviyeleri kırıp geçmek ile xiulian'de seviyeleri kırıp geçmek ile bu kastedilmektedir. Uygulamanıza daha da fazla devam ettiğinizde, Üç Diyarı kırıp geçtiğinizde ve Üç Diyarın ötesine gittiğinizde, artık daha fazla ruh göçü konusuna tabi olmayacaksınız. Xiulian uygulamasında daha da ileri gittiğinizde, daha da büyük kozmik vücutların sınırları ile karşılaşacaksınız. Daha fazla yukarı çıktıkça, xiulian seviyeleri için olan standartlar da bir o kadar yüksektir ve muhtemelen kendisini gösterecek olan durumlar da daha fazladır.
Soru: Geçmişten kaynaklanan hiçbir şey artık yok. Canlı varlıkların hafızalarında hala varolacak mı veya zaten derin bir tarihi ders bıraktı mı?
Shifu: Sormuş olduğun soru oldukça derinlere gidiyor. Bazı şeyler bilinecek, bazıları bilinemeyecek. Ben kozmosun Dafa'sını neden açıklıyorum? Çünkü evrenin tüm seviyelerinde yaşayan canlı varlıklar Dafa'dan sapmışlardı ki Fa-Düzeltmesinin yapılması gerekiyordu. O yüzden evren, en iyi durumuna geri dönecek. Hepiniz biliyorsunuz ki, birçok kâhin belirli bir yılda birçok esaslı felaketlerin gerçekleşeceği konusunda kehanette bulunmuştu. İnsanlar sadece felaketlerin gerçekleşeceğini biliyorlardı Onlar neden gerçekleşecekti? Çünkü insan ırkı o noktaya kadar bozulmuştu. Bildiğiniz gibi, toplumda suç çeteleri, homoseksüellik, uyuşturucu kullanımı, cinsel özgürlük ve önüne gelenle cinsel ilişki kurma var olmakta. Her şey bir düzensizlik, bir karmaşa içerisinde. Bütün bu şeylere bulaşanlar bir insanoğlunun davranması gerektiği şekilde davranmıyorlar iken, bu şeylere bulaşmayanlar da öyle bir noktaya kadar kirlenmeye devam ediyorlar ki, aldırış etmiyorlar (kaygısızlar) ve ilgisizler, bu yüzden onlar da insanlar gibi davranmıyorlar ayrıca. Herkes bu büyük boya kazanına batmış ve insanın ne olduğundan giderek daha da fazla uzaklaşarak, taşıdığınız fikirleriniz farkında olmadan onunla birlikte sürükleniyor ve bütün bunlara uyum sağlıyor. Bu yüzden, insan yozlaşmasının ortaya çıkması (gerçekleşmesi) tesadüfî değildir. Tanrılar niçin bu konuda bir şey yapmadı? Olayların bu noktaya kadar yozlaşmasına neden izin verdiler? Bunun, farklı seviyelerdeki canlı varlıkların tamamının evrenin temel Fa'sından sapmış olmaları ile ilgisi vardır. Eğer tek bir seviye saparsa, diğer seviyeler onun sapmasını görebilir; eğer tek bir canlı kötü bir hale gelirse, o aşağı düşürülebilir veya indirilebilir. Fakat eğer uzun bir zaman sürecinde bütün evren sapmış ise, o durumda onun içinde yaşayan canlı varlıklar, onun sapmasının farkına varamazlar. Aynen insanoğlunun bugünün insanlarının bu noktaya kadar yozlaşmasını bilmemeleri gibidir. Sadece Dafa içerisinde xiulian uygulayan insanlar belirli bir seviyeden geriye dönüp bakmaları üzerine, bunun gerçekten tüyler ürpertici olduğunu bilecek. İnsan ırkı bugün bu noktaya ulaşmış durumdadır.
Evrenin başına büyük bir felaket gelmesini önlemek için her şey ilk başta sahip olduğu orijinal ve en iyi durumuna geri getirilecek. Yani bir başka deyişle, felaketlerin insan ırkını vurmasının önüne geçmek için. Değişimler zaten şu anda gerçekleşiyor. İnsan dünyasında bulunan çok sayıda kişi iyi bir hale geliyor. Dafa içerisinde kendisini geliştiren 100 milyon kişi var ve her biri kendisine karşı iyi bir kişi olma, daha da iyi bir kişi olma gereksinimi yaklaşımıyla davranıyor. O zaman giderek artan sayıda daha da fazla kişi bu şekilde davranırsa -insanlar iyilik için can attıkça ve ahlak yükseldikçe- o zaman o felaketler gerçekleşir mi? Kesinlikle gerçekleşmez! Hiçbir olgu sadece "doğal" değildir çünkü her şey kendi düzenlemesine sahiptir. "Şans" olarak isimlendiren şey var olmamaktadır. Sadece insanoğlu Tanrılara inanmıyor. Bilmedikleri şeyleri "doğal olgular" olarak isimlendiriyorlar ve açıklayamadıkları şeyleri "doğal" olarak açıklayarak onlara başka anlam veriyorlar. Bununla birlikte, doğal olarak gerçekleşen olaylar hiçbir şekilde var olmamaktadır -her bir seviyede ve de tüm seviyelerde Tanrılar sorumluluk almıştır. Fakat her bir seviyede, canlılar için olan standart saptığında, aynen bir silah ateşleyen insan gibidir: Eğer kişinin hedefi birazcık saparsa, kurşunun nereye gittiğini bilmek zor olur. Yani bu demek oluyor ki, zirve birazcık bile saptığında, daha düşük seviyelere ulaştığı zaman, Fa korkunç bir seviyede sapar. İnsan seviyesinde tezahür ettiğinde, o, günümüz insan ırkında görülen yozlaşma derecesidir. O yüzden, orijinal durumuna getirilip onarılma gereksinimi vardır.
Bu sorumluluk devam ettirilirken, bazı insanlar farklı seviyelerden gelmiş olabilirler. Geri döndükleri zaman, sahip oldukları orijinal yaşam alanlarının eskiden olduğu gibi olmadığını keşfedecekler. Orijinal biçimi ile aşağı yukarı aynı olduğunu ve onun hala orijinal dünyanız olduğunu bileceksiniz, fakat o kadar mükemmel bir hale gelmiş olacak ki, ilk doğmuş olduğunuz zamankinden bile daha mükemmel olmuş olacak. Uzun bir zaman süreci esnasında, canlı varlıkların Fa'dan sapmalarının ardından birçok canlı doğdu, o yüzden, evrenin başlangıcının nasıl olduğunu bilmiyorlar.
"Derin dersler" bırakmaya gelince, Tamamlanmaya ulaşmış olan aydınlanmış varlıklar için herhangi bir ders yoktur. Yüksek boyutlara doğru kendinizi bir kez geliştirdiğinizde, her şey mükemmel olacaktır. Ve bileceksiniz evrende bir zamanlar neler olmuş olduğunu bileceksiniz, hepsi bu. Gelecekte insan ırkına ne olacak? Birçok insan xiulian uygulayıp kendisini geliştiriyor ve xiulian'in amacı Tamamlanmaya ulaşmaktır. Birçok uygulayıcımızın uygulamalarını tamamladıklarını arz edelim. Geriye kalacak olanlar kötü insanlar olacaklar ve Fa'yı edinmemiş olanlar olacaklar. O durumda, o insanlar bozulmaya devam etmeyi sürdürdükçe ne yapılmalıdır? Bu şekilde daha fazla bozulmalarına kesinlikle izin verilmeyecektir! Canlı varlıkların ve yüksek seviyeli yaşamların kokusunu duymak zorunda oldukları evrene yerleşmiş olan bir parça pisliğin olması kesinlikle yasaktır, o yüzden, üstesinden gelinmek zorundadır. Elbette ki, ben felaketlerden bahsetmiyorum. İnsanların hakkında konuşmuş oldukları felaketler artık var olmamaktadır. Sizlere şunu söyleyebilirim: İnsanların hakkında konuşmuş olduğu şu-şu yıldaki felaket türü artık var olmamaktadır. Birçok kâhin biliyordu ki, eğer bir şey belirli bir yılda gerçekleşmiş olsaydı, yaptıkları kehanetler artık daha fazla geçerli olmayacaktı. Bundaki sebep, Dafa'nın bugün yayılıyor olmasıdır ve çok sayıda insanın kalbi iyilik için atmaktadır. Eğer problem gerçekleşseydi, o iyi insanlara ne olacaktı? Mesele budur. Fakat geriye kalacak olanlar ve bir sonraki çağa girecek olanlar, en son vakitte öğrenilmiş olan derin dersi hatırlayacaklar.
Soru: Birçoğumuz bilim alanlarında olan kişileriz. Bu duruma nasıl bakmalıyız?
Shifu: Dafa'yı öğrenmekte olan çok sayıda kişi entelektüellerden oluşuyor; bir başka deyişle, birçok insan bilim tarafından yetiştirildi. Aslında, günümüzde, bir okula gider gitmez -ki bu herkes için geçerlidir- siz bilim tarafından yetiştirilmiş olan bir kişisinizdir. Bu bilim, insan toplumunun her alanına nüfuz etmiştir, o yüzden kullandığınız her şey, temas kurduğunuz her şey ve gördüğünüz her şey bu bilimden doğmuştur. O yüzden, ondan kurtulamazsınız ve bu yüzden de şu an sormuş olduğunuz konu var olmamaktadır. İnsan toplumu bu hale gelmiş olduğu için, eğer sadece gidip işinizi iyi bir şekilde yaparsanız yeterlidir. Xiulian uygulamasına gelince, o işten farklı bir meseledir. Fakat xiulian'de ulaştığınız alan ve uygulama durumunuz işinizde kendisini yansıtacaktır; yaptıklarınızı her zaman çok iyi yapacak ve her nerde olursanız olun daima iyi bir insan olacaksınız. Bilimsel alanlarda çalışan çok sayıda insan var. Dafa'yı öğrenmelerinin ardından, bunun asıl gerçek olduğunu anlıyor ve dahası günümüz insan biliminin Dafa ile karşılaştırılabilmesinin hiçbir yolu olmadığını anlıyorlar. Salonda bulunan Dafa öğrencileri, sizin bildiğiniz evrenin durumu ve gerçeği, günümüz insan bilimini aşıp gitmiştir; onun en gelişmiş kısımları bile sizin gerinizde kalmış durumdadır. Sıradan insanlar, insanoğlundan daha yüksek seviyeli olan şeyleri bilmekten sonsuza dek men edilmiştir; sizlere açıklamış olduğum evrenin durumunu asla keşfedemezlerdi. Hangi meslek ile meşgul olursanız olun, hepiniz Dafa ile kendinizi geliştirebilirsiniz. Fa hakkındaki anlayışınız giderek artan bir biçimde derinleştiğinde, düşünme biçiminiz doğal bir biçimde değişecektir, çünkü bir insan önünde olduğunda, gerçeğe inanacaktır. Fakat açık ve net bir biçimde açıklanması gereken bir şey var: hiç kimsenin sıradan insanların takıntı, saplantı ve tutkularına yapışıp kalmışken, Tamamlanmaya ulaşmasına izin verilmez. Ve buna bilime olan takıntı da dâhildir. Çeşitli insan takıntıları ile xiulian uygulamaya başlamanıza izin verilir, fakat onlar xiulian esnasında yok edilmek zorundadır.
Soru: Sıradan bir insanın kişiliği sadece bu hayatın bir yansıması mıdır? Fa tarafından yaratılmış olan yaşantısının yaratılmış olduğu alan ile ne kadarlık bir kısmı bağlantılıdır?
Shifu: Eğer bir kişinin hayatı yüksek bir seviyeden gelmiş ise, o zaman kendisiyle birlikte, o yüksek seviyeden kaynaklanan güçlü karakteristik özelliklerini taşıyacaktır. Sıradan bir insan için bunun farkına varmak zordur. Yaptığınız şeylerin büyük bir bölümü, nasıl davrandığınız ve nasıl hareket ettiğiniz, hepsi sıradan insanlara aittir ve onlar bu hayatın tezahürleridir -davranış modelleriniz, tutum ve davranışlarınız, düşünme biçimleriniz, hayatı, maddeyi algılayışınızdan ve bu yaşamdaki nesnel dünyadan kaynaklanır. Orijinal doğanızdan kaynaklanan şey, zayıf olarak ortaya çıkabilir fakat sadece çok merhametli bir zihinsel durumda olduğunuz zaman. Sıradan insanların sahip olduğu şeylere güçlü bir biçimde takıntılıyken, kızgın bir hale geldiğinizde ve yanlış şeyler düşündüğünüzde, o zaman en ufak bir şekilde bile ortaya çıkamaz.
Xiulian uygulamasında standardı karşılamış olan parçaya gelince, Tamamlanmaya ulaşmadan önce, onun daha fazlasının sıradan insanlar arasında ortaya çıkması çok zordur.
Soru: Buda'lar sadece sınırsız bir merhamete sahip değiller, aynı zamanda da insanları kurtarma yeteneğine sahipler. Xiulian uygulama sürecinde bu yetenek kendisini gösterecek mi?
Shifu: Fa'yı çalışırken, bütün bu takıntıları gerçekten de terk etmelisiniz. Bir Tanrı -insan dünyasının ötesinde bir yaşama sahip olduğu sürece, hatta o Üç Diyarın içindeki düşük-seviyeli bir canlı olsa bile- insanoğlunu kontrol etme yeteneğine (kapasitesine) sahiptir. Üç Diyarın ötesindeki tüm Buda'lar ve Pusa'lar insanları kurtarma yeteneğine sahiplerdir. Onlar tanrı oldukları için, bu gibi yeteneklere sahiplerdir, aynen insanların belirli davranışlar ile doğmaları gibi. Onlar tanrıdır, bu yüzden de bu yeteneğe sahiplerdir. Tam olarak kafanızda kurmuş olduğunuz gibi değildir -xiulian uygulama sürecinde meydana gelen belirli tezahürler gibi- değildir. Zihninizde bu şeyler hakkında düşünemezsiniz, şunun gibi: "Uygulamamı tamamladıktan sonra şu kişiyi kurtarmak istiyorum; aile üyelerimi, akrabalarımı ve arkadaşlarımı kurtarmak istiyor ve canlı varlıkları kurtarmak istiyorum." Söyleyeceğim ki, bu zoraki fantezi kurmaktır. O bir takıntıdır ve güçlü bir engeldir ve sizin xiulian'de başarısız olmanıza neden olabilir. Sadece tüm kanı, fikirleri ve de takıntıları terk ettikten sonra xiulian yolunuzda engellenmeden gelişim gösterebilirsiniz.
Bazı din adamları şöyle söyleyerek yeminler ettiler, "Uygulamamı başarıyla tamamladıktan sonra insanları kurtarmak için geri geleceğim." Bu aslında onların gösteriş düşkünlüğü takıntısıdır ve sıradan insanlar arasında temellenmiş karmaşık psikolojilerden türeyen bir insan davranışıdır. Bir Buda'nın var oluş durumunu hiçbir şekilde bilmemektedirler. Eğer bu takıntıya sahipseniz, xiulian'de başarıya bile ulaşamazsınız, çünkü insanları kurtarmaya takıntılı olmuş olacaksınız. Bir Buda'nın insanları kurtarması ya da kurtarmaması, doğallıkla gerçekleşen bir şeydir. İnsanları kurtarmak için, geçmiş yüzyıllarda ve bin yılda kaç tane Buda'nın geldiğini biliyor musunuz? Batı'da İsa vardı ve Doğu'da Sakyamuni vardı. Bu kadar uzun bir zaman içerisinde nasıl onlardan sadece ikisi buraya aşağı gelirler? Bundaki sebep şudur ki, hangi tanrı buraya, insan dünyasına gelmek isterse istesin, aşağı gelmeden önce, öncelikle cennetlerdeki tüm tanrıların onayını almak zorundadır. Çünkü yüz yüze kalacağı ve karşılaşacağı problemler, belirli derecelerde evrenselliğe sahip olacaktır ve onlar diğer Buda'lar, Tanrı'lar ve hatta Tao'lar ile ilgili meseleleri içerecektir. Oldukça karmaşıktır ve insanların düşündüğü gibi değildir. Bir kez çok istekli bir hale geldiğinizde ve takıntınız alevlendiğinde, söyle dersiniz: "Ben de insanları kurtarmak istiyorum." Bu sizin insan takıntınızdır, gösteriş düşkünlüğü takıntınızdır ve terk etmemiş olduğunuz takıntılar sizi etkilemektedir.
Soru: Zhuan Falun'dan aydınlandığım Fa'nın prensiplerinin, Shifu'nun konferanslarından aydınlandığım prensipler kadar çok olmadığını hissediyorum.
Shifu: Zhuan Falun, Dafa'nın sistematik bir çalışmasıdır, kişinin Tamamlanmaya ulaşmasını sağlayabilecek olan cennetin sırlarıdır. Bu arada, Zhuan Falun'a benzer olan ve yayınlanmış olan Jinan Konferansları, Dalian Konferansları ve Guangzhou Konferansları video-kasetleri dışında, diğer bölgelerdeki tüm konferanslar, sadece bireylerle, farklı seviyelerle uyum sağlayarak veya farklı bölgelerdeki öğrencilerin durumlarını hedefleyerek verilmiş konferanslardır. Evrensel değillerdir. Takıntılarına tutunarak, birçok insan şunu elde etmek istiyor ve bunun peşinde koşmak istiyor, sanki nasıl xiulian uygulayacakları konusunda kendilerini tatmin edebilecekleri tek yol buymuş gibi. Bütün bunlar takıntılardır. Eğer kendinizi sarsılmaz ve sağlam bir biçimde geliştirmiyorsanız, aslında vaktinizi boşa harcamaktasınız. Eğer tarihte ayarlanmış olan, Dafa'nın bu yayılması için olmasaydı, herkes bir düşünsün; İnsan ırkının gelişimi için, bir başka düzenleme olacak mıydı? Kendinize karşı çok fazla sorumsuz olmamalısınız, sanki bir çocuk oyuncağıymış gibi. Fırsat kaçırıldığında......Eğer bugün bana ait olan Dafa sizi kurtaramazsa, bir daha sizi hiç kimse kurtaramayacak, ne de bunu kimse yapabilecek.
İlk günlerde Dafa'yı açıklarken, hakkında en fazla endişelendiğim şeyin henüz farkına varmamıştınız. İnsanoğlu o kadar çok teori ve doktrine sahip ki, insanlar dinlerde söylenen şeylere bile inanmıyorlar. Kaç tane insan İsa'ya ya da Buda'ya gerçek anlamda inanıyor? Din, insanlarının sürdürdüğü şeydir ve onlar gerçek xiulian konusunda ciddi değillerdir. İsa'ya veya Buda'ya karşı olan mukaddes kalpleri hala taşıyorlar mı? Kaç tane insan kendisini gerçek anlamda geliştirebiliyor? Kitabı okumak zorundasınız! İlk başlardaki günlerde bu konuyu zaten göz önünde tutmuştum. Karşı karşıya olduğum şey, çok fazla sayıda insana ve gelecekte her birinize tek tek yüz yüze öğretmek, size kendinizi nasıl geliştireceğinizi söylemek ve tüm yönlerin bakış açılarını kuşatmak. Bu benim için imkânsız bir durumdur.
O yüzden xiulian uygulayıp kendinizi geliştirmenizi mümkün kılmak, Tamamlanmaya ulaşmanızı sağlamak ve sizlere karşı sorumlu olabilmek için, herkese Zhuan Falun'u bıraktım. Zhuan Falun yoluyla Tamamlanmaya ulaşabilirsiniz. Elde etmeniz gereken her şeyi bu Fa'nın içerisine sıkıştırdım. Fa'yı okurken vücudunuzda değişiklikler hissedecek olmanızın, farklı seviyelerdeki Fa prensiplerini deneyimleyecek ve aydınlanacak olmanızın ve Dafa içerisinde gelişecek olmanızın sebebi budur. Bu Fa tek kelimeyle çok değerlidir. İster kişisel olarak vermiş olduğumuz konferanslar olsun veya sizin çok detaylı bir biçimde göz önünde bulundurduğunuz açıklamalar, açıkladığım şeyler tamamen Zhuan Falun'un içindedir. Bu arada, Zhuan Falun'da ele alınıp bahsedilen her şey, Lunyü tarafından kapsanmaktadır.
Soru: Derneğin bazı öğrencileri Shifu'nun denizaşırı konferanslarının kitaplarını tercüme etmesi için organize etmesinde bir sakınca var mı?
Shifu: Bu harika. Bunu yapabilirsiniz. Bazı öğrencileri organize etmeye gelince, sadece denebilir ki, bunun için gayrete sahip olmalısınız. Yeteneği olan herhangi biriniz bunu yapabilir. Fakat bunu yerel kontak kişilerinize net bir biçimde açıklamalı ve onlarla iyi iletişim içerisinde olmalısınız. Bu, sizinle kontak kurması ve işinize bakıp onaylaması açısından dernek için durumu uygun (elverişli) bir hale getirir.
Soru: Shifu'nun cümleleri Dafa'yı tanıtan materyallerde tırnak içine alınmış, fakat bu materyaller fırlatılıp atılabilir. Bunu yapmak uygun ve yerinde midir?
Shifu: Eğer bunun gibi bir şey Çin'in dışında yapılırsa, sadece şunu söyleyebilirim ki, şu anda bunu yapmanıza izin vardır ve bunu o şekilde yapabilirsiniz. Bunu Çin'in içinde yapmaya izin yoktur, çünkü neredeyse oradaki herkes Dafa'yı bilmektedir ve şu anda bu gibi şeyler yapmaya ihtiyacınız yoktur ve bir kişinin xiulian uygulamayı isteyip istememesi kişinin kendi meselesidir. Fakat Çin'in dışındaki birçok bölgede, insanlar hala Dafa'yı tamamen bilmiyorlar veya Dafa'yı hala anlamamış durumdalar, o yüzden, bunu yapmanıza izin verdim. Benim tırnak içine alınmış olan cümlelerime gelince, eğer onların ardında hiçbir faktör ve içsel anlam yoksa onlar sadece beyaz kâğıt üzerindeki siyah mürekkeptir ve herhangi bir etkiye ulaşmazlar. Bu konuda rahat olabilirsiniz. Fakat Dafa'ya değer vermeyi, onun her bir cümlesine değer vermeyi bilmelisiniz. Konu bu şeylere gelince, ciddi olmayı bilmelisiniz.
Soru: Bazı öğrenciler evliliklerini, insanların Fa'yı öğrenmesinin bir yolu olarak kullanmak istiyor. Shifu'nun Fa Bedeni bunu nasıl düzenleyecek?
Shifu: Bu konu hakkında, herkese şunu söylemek istiyorum: Kendi kişisel hayatınızı xiulian ile karıştırmayın ve işinizi xiulian ile karıştırmayın. Xiulian çok ciddidir. Dafa kutsaldır. İnsanların Fa'yı elde etmesi için yalvarmalıyız gibi bir şey yoktur. Eğer istemiyorlarsa, o zaman onları kendi haline bırakın. Elbette, öğrencinin niyeti iyidir, şöyle düşünüyordur, "Evliliğimi feda edeceğim, böylece de Fa'yı elde edebileceksin." Niyetin mükemmel olduğunu görebiliyorum. Fakat bu meseleyi ille de bu şekilde ele almaman gerektiğini düşünüyorum. Fa kutsaldır ve senin o kişi için yaptığın fedakârlık o durumda o kişinin bir şeylerin peşinde olması yüzünden Fa'yı edinmiş olması anlamına gelecektir; Fa'yı sadece bir şeyler elde etmek için öğrenecektir ve bu onun açısından bir işe yaramayacaktır, çünkü baştan beri yeterliliğe sahip değildi. Dafa onun tarafından elde edilmek zorunda diye bir şey yoktur. Bazı insanlar şöyle diyor: "Shifu, Fa'nızı şu-şu şekilde öğretmelisiniz. Niçin Buda'lar insanları şu veya bu şekilde kurtarmıyor?" Buda'ların yapacak daha iyi bir şeyi olmadığını ve sizleri kurtarmaya mecbur bırakıldığını mı sanıyorsunuz? Buda'lar insanoğluna karşı merhamet besler, fakat onlar yüce Tanrılardır! Onların sahip olduğu merhamet, kesinlikle insanların kafasında kurduğu gibi insanileştirilmiş türde bir merhamet değildir. İnsanların hakkında konuştuğu ve kafasında kurduğu merhamet, sadece iyiliktir. Buda'lar iyidir, buna şüphe yok. Fakat o merhamet, Buda Fa'nın yüce gücünün bir tezahürüdür. Bir kişi ne kadar kötü olursa olsun veya bir şey ne kadar adi (aşağılık) olursa olsun, demir ve çelik gibi güçlü şeyler, Buda Fa'nın kudretli erdemi ve merhameti karşısında eriyecektir. Şeytanların onu görünce korkmasının sebebi budur -gerçekten de çok korkarlar. Erir ve yok olurlar. Bu, insanların düşündüğünden tamamıyla farklıdır.
Soru: İlk önce Doğruluğun ve Merhametin sahip olduğu alanların ihtişamını deneyimlemek daha kolay. Sadece Ren içerisinde mi acı çekmek var?
Shifu: Bu sizin sıradan insan düşünme biçiminizin kavrayışı. Aynen açıklamış olduğum prensip gibidir: Bir şeye takılıp kaldığınızda ve bir amacı gerçekleştiremediğinizde, o kadar kızarsınız ki, ona tahammül edemezsiniz, fakat onurunuzu kaybetme korkunuz ve itibarınıza olan tasanız yüzünden ruh halinizi kaybetmeye cesaret edemezsiniz, o durumda, söyleyeceğim ki, o sıradan bir insanın hoşgörüsüdür (Ren) ve kesinlikle bir uygulayıcının hoşgörüsü değildir. Bunu tamamen yanlış anlamışsın. Bizim sahip olduğumuz Ren, tamamen hiçbir takıntı, saplantı ve tutkuya sahip değildir ve hiçbir şekilde öfke üretmez. Bu senin istemek zorunda olduğun türde bir Ren'dir ve standardı karşılayan tek Ren budur. Bütün bu şeylerin karşısında kalbin hiçbir şekilde oynamaz. Diğerlerinin gözünde hoşgörülü olma konusunda iyisinizdir, fakat aslında oynamamış olan sizin kalbinizdir. Ve bir uygulayıcının Ren'i budur.
Bazı insanlar Fa'yı ilk kez edindiklerinde ve Zhuan Falun'u okumaya başladıklarında: "Vay canına, Zhen ve Shan'i başarabilirim." diyorlar. Aslında, Zhen'i veya Shan'i bile başaramıyordunuz. Sadece kendinizi ölçmek için bozulmuş insan standardını kullanıyordunuz. Gerçek anlamda xiulian uygulamasının içerisine girdiğinizde, standardı karşılamaktan çok uzak olduğunuzu keşfedeceksiniz. Dahası, xiulian esnasında seviyenizi durmaksızın yükselttikçe, Zhen-Shan-Ren hakkında, farklı seviyelerdeki önceki anlayışınızın pek de yüksek olmadığını keşfedeceksiniz. Xiulian seviyeniz giderek daha da yükseldiğinde, farklı seviyelerde bulunan Zhen-Shan-Ren farklı tezahürlere sahip olacaktır, farklı gereksinimlere ve farklı durumlara sahip olacaktır. Ve zihin seviyesi ve Meyve Konumu ile anlatılmak istenen şey kesinlikle budur. Ren, beraberinde muhteşem seviyeler getirebilir ve ona bakmanın tek yolu budur. Yapıyor olduğunuz şeyin amacını gerçekleştiremediğinizde çıkmaza düşüyor, uykudan ve yemekten kesiliyorsunuz, esasında duygularınız başkaları tarafından kontrol ediliyor ve hayatınız başkaları tarafından yönlendiriliyor. Uyanıp onun farkına varmaksızın, başkaları için yaşayarak, yorucu bir hayat sürüyorsunuz. Eğer gerçek anlamda bir adım geriye atabilir ve bunu terk edebilirseniz, o zaman "Yeşil dağlarla birlikte, yakacak odun bulma korkusu kalmayacaktır" ve her ne kadar sıradan bir deyiş olsa da, eğer bir adım geriye atabilirseniz, ufkunuzun sınırsızca genişlediğini ve bakış açınızın tamamen değiştiğini göreceksiniz. Onu terk etmek için iradenizi güçlendirin ve seviyeniz derhal değişecektir. O durum içerisinde kendinizi hafif ve dinç hissedeceksiniz. Bu, Ren'dir. Fakat ben sizden Fa'yı daha fazla çalışmanızı istiyor ve bundan daha yüksek seviyelere ulaşmanızı istiyorum.
Soru: Bazen bir uygulayıcının seviyesi ile sıradan bir insanın seviyesini ayıran çizgiyi söyleyemiyorum.
Shifu: Bu konu hakkında sizlere daha fazla bir şey söyleme ihtiyacı hissetmiyorum. Kendinizi uygulama içerisinde durmaksızın kararlı bir biçimde geliştirdiğiniz müddetçe, her şeyi anlayacaksınız. Sizler kendinizi geliştirmektesiniz, o yüzden tüm takıntılarınızdan bir anda sıyrılmak sizler için imkânsızdır. Aynen önceden söylemiş olduğum gibi: Xiulian'de ulaştığınız seviye kendisini her düzlemde gösterecektir. İnsanlar sizin iyi bir insan olduğunuzu söyleyecektir -işte, sıradan yaşam içerisinde, evde, dışarıda toplum içerisinde. Peki neden? Xiulian uygulamanızın durumu kendisini hayatınızı her alanında gösterecektir. Bu bir şeyleri bilerek, kasıtlı bir biçimde yapmak ile ilgili değildir, sanki bir şeyi bilerek yapıyormuşsunuz gibi; o zaman olayları zorlamaktasınız. Fakat uygulayıcılar olarak bizler, kendine hâkim olan ve sakin zihinlere sahip olmalıyız. Her şeyi iyilik dolu bir kalp ile yapın, çünkü bizim yapmamız gereken şey budur ve bu bir takıntı olarak isimlendirilemez. Bu bizim şeytan-doğasını bastırmak, Merhamet (Shan) standardına ulaşmak, artan bir biçimde yükselen seviyelerin gereksinimlerini ve standartlarını karşılamak için kullandığımız metottur. Bir takıntı değildir.
Soru: Fa'yı mantıklı bir biçimde anlamak sıradan insan fikirlerini doğrudan yok edebiliyor ve böylece de xiulian'in ilerleyişini hızlandırıyor.
Shifu: Fa'yı anlamaya başladığınızda bile, hepiniz başlangıçta, ilk baştaki algılayış sürecine sahiptiniz. Zhuan Falun'u okuduktan sonra, birçok insan onun iyi olduğunu, gerçekten de iyi olduğunu söylüyor. Peki nasıl? Eğer onlara sorarsanız, bunu net bir biçimde açıklayamazlar. O durum içerisinde, o sezgisel bir kavrayış, güzel olan bir histir. Eğer birisi: "Onunla ilgili olarak bu kadar iyi olan şey tam olarak ne?" diye sorarsa, sadece gerçek bir xiulian uygulamasına girdikten sonra kitap ile ilgili güzel olan şeyin farkına varabilirsiniz, çünkü anlayışınızı rasyonel bir seviyeye yükseltmiş olacaksınız. Eğer günlük yaşantınız içerisinde tüm davranışlarınız bir uygulayıcının standartlarını karşılıyorsa ve Fa'yı anlamak için insan düşünme biçimini, fikir ve kanılarını kullanmıyorsanız, o zaman Fa'yı mantık ile aklı-başında bir yolla, kendinize karşı sorumlu olarak anlıyorsunuzdur.
Soru: Xiulian'dan olan şeyleri sıradan insanlar arasında masrafları çıkarmak için kullanabilir miyiz?
Shifu: Hayır, bunu yapamazsınız ve ben size bunu yapmanızı söylemedim. Bunun sebebi, xiulian'den kaynaklanan şeyler paha biçilemezdir. Shifu, sizin uygulamanız hatırına onlarla ilgilenir, fakat siz onlara çok az değer veriyorsunuz. Onlar sadece sizin geliştirmiş olduğunuz şeyler değillerdir: Onun bir kısmı Shifu'nun sizin için katlanmış olduğu ve yapmış olduğu şeydir. Bunun gibi bir düşünceye dahi sahip olmamalısınız. Bunun için hiçbir sebep yoktur.
Soru: Yarı-Aydınlanmaya ulaşmış olan öğrenciler diğer boyutlardaki Fa prensiplerini görebilirler mi?
Shifu: Bunu araştırmayı durdurmalısınız. O duruma girmiş olan çok sayıda öğrenci var, özellikle, Fa'yı çabucak edinmiş veya daha erken bir aşamada edinmiş olanlar. Her şeyi biliyorlar, her şeyi görüyorlar, her şeyi anlayabiliyorlar. Fakat bulundukları seviye ile birlikte, bunu cümleler ile ifade edemezler, o yüzden her şeyi biliyor olsalar bile, konuşmaz veya herhangi bir şey söylemezler. Sadece tek şey şu ki, sahip oldukları tanrısal güçler ve yetenekler kullanılamaz. Bunun sebebi, içinizden birçok kişi kendisini geliştiriyor ve eğer sahip oldukları tanrısal güçler kullanılsaydı, Dünya'nın bunu kaldırması mümkün olmazdı. Bunun gibi birçok insan bulunmaktadır.
Soru: Bazı insanlar Buda Fa xiulian uygulaması içerisinde akıl almaz derecede büyük bir güven (inanç) içerisindeler, öyle ki, günlük hayatla ilgili birtakım problemleri çözme konusunda bile sıradan insanların kullandığı metotları kullanmak konusunda gönülsüzler.
Shifu: Sizlere söyleyebilirim ki, bizim uygulamamız içerisinde bu tip bir durum vardır. Bazı insanlar şöyle der: "Fa'yı edindikten sonra, şunu yapmak istemiyorum, bunu yapmak istemiyorum." İşimi yapmak istemiyorum ve artık daha fazla işle meşgul olmak istemiyorum." Sizlere söyleyeceğim ki, bu sanki Fa'yı en önemli yere koymuşsunuz ve xiulian'i tek önceliğiniz yapmışsınız gibi görünmektedir. Fakat başka bir açıdan bakıldığında, Fa'yı gerçekten anlamamışsınızdır. Herkese söyleyeceğim ki, xiulian uygulayıp kendinizi geliştirirken, sıradan insanlar ile olan ilişkinizi maksimum derecede sürdürmelisiniz. İnsanlar şu an söylemiş olduğum şeye genellikle yeteri derecede dikkat göstermiyor. Herkes bir düşünsün: Bizim kendisini geliştiren 100 milyon insanımız var ve gelecekte daha fazla insan olursa ne olacak? Eğer hiç kimse bir şey yapmazsa, topluma ne olurdu? O durumda toplum Dafa'yı nasıl görecekti? Bu Dafa'yı lekelemek olmaz mıydı? Elbette, yüksek seviyelere ulaşıldıktan sonra ortaya çıkan durumlar hakkında herhangi bir şey söylemek ihtiyacı hissetmiyorum -benim burada hakkında konuşuyor olduğum şey, şu anda alelade (basmakalıp) bir şeydir. O tip bir duruma ulaşmamış olanlarınız, eğer bir şeyleri zorlamak istiyorsanız, bu yanlıştır. Günlük yaşantınız içerisinde karşılaştığınız sorular ile ilgili olarak ve onların üstesinden nasıl geleceğiniz ile ilgili olarak, onlar sizin uygulamanızdaki meselelerdir ve spesifik soruları sizler için cevaplamayacağım. Onlarla nasıl baş edeceğiniz ve kendinizi nasıl geliştireceğiniz size bağlıdır.
Soru: Shifu demişti ki: "Bir Falun edindikten sonra, bu kişinin uygulamasının yarısını tamamlamış olması kadar iyidir." Bazı öğrenciler "kişinin uygulamasının yarısını tamamlamış" olmasının anlamını "kişinin uygulamasının yarısını başarmış" olarak anlıyorlar.
Shifu: Xiulian ile ilgili konulara gelince, bugünün Çinli insanları niçin bu tür bir düşünme biçimine sahip? Bunun sebebi, antik zamanlardan bu yana, sahip olduğunuz düşünme modudur. Sizlerin bu tür bir düşünce yapısını kullanmanızı ve Fa'yı anlamak için düşünmenizi sağlayan bir şekilde biçimlendirildi. Uygulamanız için, sizlere Zhuan Falun'u verdim, sizin için bir Falun yerleştirdim, Shifu Yüce Falun'u kullanarak, size ait olan her şeyi temizledi ve xiulian uygulamanızdaki problemlerin yarısı hakikaten çözüme kavuşturuldu -bu kesinlikle doğrudur. Fakat sadece bununla limitli değildir. Çünkü bu Dafa'nın gücü sınırsız olduğu için, insanların çok daha hızlı bir şekilde kendisini geliştirmesi sağlanabilir. "Shifu bana Falun yükledi, o yüzden uygulamamın yarısını başarıyla tamamladım ve hatta şu anda uygulamamı yapmayı durdursam bile, yarı yola kadar başarmış olacağım" gibi bir düşünceye gelince, mantık bu değildir.
Soru: Bir keresinde düşüncelerinizi 4 veya 5 yüce aydınlanmış varlık ve yüce Tao ile birleştirdiğinizi söylemiştiniz. Bu konu hakkında neden konuştuğunuzu iyi bir biçimde anlayamadım.
Shifu: Bunun sebebi, sahip olduğunuz insan düşünme biçiminde engellemeler bulunmaktadır. Fa sizin beğenilerinize göre öğretilemez. Onu iyi bir biçimde anlamamanız, takılıp kalmış olduğunuz engellemenin esaslı olduğunun göstergesidir. Düşüncelerin altını birtakım niyetlerle eşelemeyin. Eğer her bir cümlenin ve her bir satırın anlamını niyetler ile eşelerseniz, o durumda tamamen bir yanlışın içerisindesiniz demektir. Sizlere daima şunu söylemiştim, Zhuan Falun'u okurken onu en başından sonuna kadar okumalısınız, fakat ne okuyor olduğunuzu bilmek zorundasınız. Belirli bir seviyedeki algılayışa aydınlanmanız gerektiğinde, Buda'lar, Tanrı'lar ve Tao'lar size o konuda ipucu verip, onu ima edecekler ve siz de bir anda o cümlenin anlamını kavrayacaksınız. Aydınlanmamanız gereken şey hakkında size imada bulunulmayacak; ne kadar eşelerseniz eşeleyin onu elde edemeyeceksiniz. Eğer: "Ben sadece öylesi yüksek seviyelere ait prensipleri sadece o sözlerin temelinde anlamak zorundayım" diyorsanız, o durumda onu zorlamaktasınız. Xiulian kişinin kendisine bağlıyken, Gong Shifu'ya bağlıdır. Kendi başınıza hangi metotları üretirseniz üretin, onlar sizi cennete alamayacaklardır - işte bu anlama gelmektedir. Zhuan Falun'da, insanların okumaktan hoşlanmadıklarını hissettikleri birkaç bölüm var. Sadece xinxing ile ilgili bölümleri okumak istiyorlar. Sizlere söyleyeyim ki, her ne kadar ele alıp tartıştığım bazı bölümler süper normal yetenekler veya diğer başka şeyler hakkındaymış gibi görünüyorsa da, onların hepsi içlerinde farklı prensipleri barındırmaktadır ve kişinin xiulian'de ulaşması gereken farklı gereksinimlerin durumları baştan sona örülmüş olarak bulunmaktadır. Onun tamamını birbirini takip ederek okumalısınız. Okuduğunuz her seferinde, bir bölümü veya tek bir cümleyi atlamamalısınız. Onu bu şekilde okumak zorundasınız. Kitabın düzeni kişinin uygulamasında son derece hassas bir rol oynamaktadır.
Fa'nın o bölümünü öğretirken, sadece keyfi olarak konuşmuyor ya da size birtakım hikâyeler anlatmıyordum. Yüzeyde, sizlere, kişi o seviyedeki dinginliğe ulaştıktan sonra durumun neye benzediğini ve onlarla bağlantı kurduktan sonra nasıl hissettiğimi anlatıyordum. Hala sıradan insanlar arasında tamamlamak istediğim şeyler var, hala sıradan bir insanın bedenine sahibim ve hala sizi kurtarmak istiyorum Eğer başka türlü olsaydı, onların dinginliği, benim seviyemde dinginlik olarak görülemeyebilirdi. Eğer siz, sıradan bir insan olarak, onlarla bağlantı kursaydınız, zihniniz bir an içerisinde tamamıyla silinip yok olurdu. Tüm insan düşünceleri tamamen yok olurdu. Onların düşünceleri işte bu kadar güçlüdür. Muhtemelen bir anda çok yüksek seviyelerin gereksinimlerini karşılardınız, fakat o sizin geliştirmiş olduğunuz şey olmazdı. Onun içerisinde çok derin içsel anlam bulunmaktadır. Fa'yı değerlendirmek için, insan düşünme biçimini kullanmayın.
Soru: Evrendeki çok mikroskobik iki madde arasındaki fark nedir ve Zhen-Shan-Ren arasındaki? Neden seviye ne kadar düşerse bu iki madde birbirinin zıttı haline geliyor?
Shifu: Aslında, insan düşünme biçiminizi kullanarak bu soruları sorduğunuzda, gerçekten de saygısızlıkta bulunuyorsunuz. Eğer bir Tanrı olabilseydiniz, bu şekilde soru sormaya kesinlikle cesaret edemezdiniz. Bu, evrenin Yüce Fa'sının canlı varlıklar için yaratmış olduğu şeydir; iki madde Yüce Fa tarafından yaratılmıştır. Size açıklayabileceğim tek yol budur. Bir ortamda yaşayan bir canlı olarak, onun sahip olduğu hayat çeşitli ve renkli olmalıdır. İnsanoğlunu bir örnek olarak ele alım mesela: Eğer insanoğlu herhangi bir zevke sahip olmasaydı, sıkıcı ve bezdirici bir hayat sürecekti -tam olarak bu şekilde hissedeceklerdi. Yaşayan canlıların, zevkli bir yaşam sürmesine izin verilmesi gereklidir. Yüce Fa, farklı seviyelerdeki yaşamlar için sağlıklı bir biçimde büyüyen toplumlar yaratabilir. Bu insanoğlunun ileri sürebileceği bir şey değildir. Sadece, karşılıklı-üretim, karşılıklı-engellemeye neden olan bu iki maddenin var oluşu hakkında kısaca konuştum, hem de bunun yanı sıra,yin veyang hakkında; ve sadece 'yin' ve 'yang'ın ve 'karşılıklı-üretim' 'karşılıklı-engellemenin orijininin tartışılıp ele alınışı içerisinde, bu iki maddeden bahsettim. Fakat evrendeki karmaşık faktörlerin sayısı rakamların ötesindedir. Devam etmekte olan xiulian uygulamanız ile doğrudan ilgisi olmayan hiçbir şey hakkında konuşmuyorum. Fa'nın prensiplerine aydınlanmanızı sağlayabilecek olan konuları ve gelişmenizi sağlayacak olan konuları ele alıp tartışmayı tercih ettim (seçtim) ve bunu genel ifadeler ile yaptım. Eğer çok fazla bilseydiniz, zihniniz sürekli bir biçimde belirli bir düşüncenin etrafında dolanacaktı ve de uygulamanız bundan etkilenecekti.
Soru: Birçok öğrenci hafta sonları egzersizleri yapmak için hep aynı parka gidiyor. Eğer insanlar farklı parklara gitselerdi, Fa'yı yaymak açısından daha faydalı olmaz mıydı?
Shifu: Bu, sizin yaptığınız belirli şeylerle ilgilidir. Sizin hisleriniz, birlikte uygulama yaptığınızda, daha fazla insan ile birlikte, enerji alanı daha güçlüdür ve yaratacağı etki daha hatırı sayılır olabilir şeklindedir. Diğer insanlar bunu gördüğünde, şöyle diyeceklerdir: Vay, çok sayıda insan Falun Dafa yapıyor! Enerji alanı çok güçlü! Hadi bizde gidip yapalım. Şöyle düşünen insanlar da olabilir: "Buradaki insanlar zaten biliyor, fakat başka yerlerdeki insanlar bilmiyorlar." Hadi ayrılalım ve o yerlerdeki insanları teşvik etmek için ve de onların Fa'yı elde etmesine yardımcı olmak için diğer başka yerlere gidelim." Bunlar sizin kendi spesifik meselelerinizdir. Devam edin ve ne yapmanız gerektiğini hissediyorsanız onu yapın. Bu şeylerle birlikte, sizin için bir şeyleri koşul olarak koymak için, beni kullanamazsınız. Farklı bölgeler var, farklı durumlar var ve sonra Fa'dan farklı seviyelerdeki anlayışlarınızın durumları var. Bütün bunlar sizin kendi xiulian uygulamanızın parçasıdır. Olayları nasıl yapacağınızı tartışın, en iyisinin hangisi olduğunu hissediyorsanız onu yapın.
Soru: Bazı insanlar Fa'yı yaymanın egzersizleri yapmak ve Dafa kitaplarını ulaşılabilir bir duruma getirmek anlamına geldiğini düşünüyor ve geniş çaplı grup egzersizleri yapmaya veya Fa konferanslarının videolarını göstermenin gereksiz olduğunu düşünüyor.
Shifu: Bu meseleler ile ilgili özel konuları ele alıp değerlendirmek, size bağlıdır,- uygulamanızı sürdürmeniz ile benzerdir. Sizlere söyleyebilirim ki, videoları izlemek, grup okumaları, grup egzersizleri ve bizim bugün burada düzenlemekte olduğumuz gibi konferanslar, Dafa xiulian uygulamasının size bırakmış olduğum tek formudur. Her şey serbest (gevşek) bir biçimde organize edilmiştir, buna buraya gelip gelmemeniz de dâhildir. Kimse isim yoklaması yapmaz ve sizden gelmenizi istemez. Herkes gönüllü olarak gelir. Xiulian sizin kalbinize bağlıdır. Eğer gelmek istemiyorsanız ve de kendinizi geliştirmek istemiyorsanız, istediğiniz gibi davranabilirsiniz.
Soru: Beyaz ırktan olan öğrenciler topluluk halindeki dini törenler (toplu ibadetler) ile ilgili olarak çok hevesli ve bunu merhamet ifadesi olarak ve iyi bir insan olmanın göstergesi olarak görüyorlar.
Shifu: Bu sadece, sıradan insanların sahip olduğu bir tür sevgi dolu bir kalptir fakat ben buna karşı değilim, çünkü ben insanlardan her açıdan iyi insanlar olmasını istiyorum. Fakat eğer bu şeylere Fa'yı çalışmanın ve xiulian uygulamasının üzerinde öncelik verilirse, o zaman bunun yanlış olduğunu söyleyeceğim. Herhangi bir şeye takıntılı olmak bir takıntı olabilir. Gerçi öte yandan, eğer kendinizi her anlamda iyi bir şekilde kontrol edemezseniz, o durumda bir uygulayıcı için olan standardı karşılayamamışsınız demektir. Yani bir başka deyişle, Fa'nın içerisinde durmaksızın daha da kararlı bir hale geldikçe, meseleler çözüme kavuşacaktır ve de siz ne yapacağınızı bileceksiniz.
Soru: Eğer bir kişi egzersizleri kışın açık-havada yapmakta sebat ederse, karmanın yok edilmesi, bu şekilde, bacaklar lotus pozisyonundayken karmanın yok edilmesi ile yer değiştirebilir mi?
Shifu: Böyle bir şey yoktur. Kendi başına acılardan yoksun bir yol bulmak istiyorsun, acı çekmekten muaf olan veya acıya dayanmak için daha kolay yollar sunan bir xiulian yolu almak istiyorsun. Bu kabul edilemezdir. Fakat gördüğüm kadarıyla, xiulian uygulaması gelişim içindir ve daima aynı durum içerisinde kalmayacaksın. Lotus şeklinde oturma korkusu, aynı zamanda bir takıntı değil midir?
Soru: Bir kişinin Yardımcı Ruhu kendisini aydınlanmış bir varlık haline geliştirmiş olsa bile, kişinin Ana Ruhu hala samsara döngüsü içerisinde kalabiliyor. Öyle görünüyor ki bunlar farklı varlıklar...
Shifu: Bu konuyu çok açık ve net bir biçimde açıkladım. Bu dünyada, siz, hem ana ruhunuz hem de yardımcı ruhunuz sizsiniz. İkisini de kabul etmek zorundasınız. Onlar sizin isminizi paylaşırlar, sizinle aynı şeyleri yaparlar ve beyninizi kontrol ederler -onların her ikisi de sizsiniz. Fakat bir kişiyi gerçekten kimin yönettiğine gelince -yani, siz gerçek anlamda çok aklı başında olduğunuzda- sahip olduğunuz tüm bilinçlerinizi yöneten ana ruhunuzdur. Peki, bunun sebebi nedir? Bunun sebebi, sizin Yardımcı ruhunuz xiulian yoluyla Tamamlanmaya ulaştığında, bunu bilmezsiniz. O sizinle aynıdır, aynı görünüşü taşır ve xiulian'i tamamladığında ayrılır, fakat siz hala samsara döngüsüne girmek zorundasınız. Ana Ruhunuz xiulian'de başarıya ulaştığında, siz kendiniz bunu bilirsiniz -"Vaay, xiulian'de başarılı oldum ve Tamamlanmaya ulaşacağım." Fakat yardımcı ruhunuz da aynı zamanda sizin bir parçanızdır, bu yüzden siz kendinizi geliştirirken o da sizinle birlikte kendisini geliştirir. Siz Tamamlamaya ulaştığınızda, o da sizinle birlikte Tamamlanmaya ulaşacak. Onların ilişkisi budur.
Soru: Ben bir eczacıyım ve birtakım iyileştirici masaj teknikleri biliyorum. Başkaları için gönüllü olarak hala masaj yapabilir miyim?
Shifu: Burada gönüllü olarak masaj yapmanın ve bu işten para kazanmamanın üzerinde durdun, o yüzden bu iyi bir şey yapmak olarak görülür mü? Sizlere şunu söyleyeceğim: Xiulian çok ciddi bir meseledir, ben sizlerin vücutlarınızı sürekli olarak temizlemekteyim ve onu tekrar kirletmemelisiniz -işte bu anlama gelmektedir. Bundaki sebep şudur, diğer bir kişinin teni ile olan bedensel temas, iki kişinin alanının bağlanmasını sağlayabilir. Neden bir grup halinde egzersizleri yaptığınızda, egzersiz alanının enerjisi çok güçlü? Bunu sebebi, her birinizin alanı, böylesine güzel alanlar, birbiriyle bağlanır, o yüzden gelişim hızlıdır ve herkes kendisini harika hisseder. Sıradan insanlara gelince, onlar kendilerini xiulian uygulayarak geliştirmemektedirler ve vücutlarının taşıdığı alan karma ile doludur. Ben bunu söyler söylemez çok sayıda insan şöyle düşünecektir: "Aa, bu benim ailem ile birlikte olmamam gerektiği anlamına mı geliyor?" Sizler uygulayıcılarsınız ve ben zaten sizler için bu problemi çözdüm, o yüzden bu konu hakkında düşünmek zorunda değilsiniz ve bilinçli olarak bir şeylerden korkmamalısınız. Yani, eğer bir şeyleri niyet taşıyarak yapmak istiyorsanız, o zaman o şeyi niyet ile kabul etmiş kadar iyi olursunuz. Birine masaj yaptığınız zaman, şu düşünceye sahip olabilirsiniz: "Onun iyileşmesini sağlamalıyım" Onu tedavi etmek için, modern tıbbi araçları veya ilaçları kullanmadığınız için -ondan ziyade, onu iyileştirmek için vücudunuzu kullandığınız için- çok muhtemeldir ki, kirleneceksiniz. İşte bu anlama gelmektedir. Geçinmek için masaj terapisti olarak çalışan öğrencilerimize gelince, gerçekten başka bir iş bulamadıkları durumlarda, geçim dertlerini çözüme kavuşturmak için vücutlarını mühürleyeceğim. Fakat eğer o meslekten bir kişi değilseniz, bunu yapmamanız daha iyidir. Söylediğim şey budur. Akupunktur yapmaya, ilaç ve iğne yazan bir doktor olmaya gelince, bu önemli değildir. Onlar tekniklerdir.
Soru: Eğer ailesinden bir kişi akıl hastalığına yakalanmış fakat kişinin kendisi yakalanmamış ise, o kişi xiulian uygulayarak kendisini geliştirebilir mi?
Shifu: Şöyle demiştim, eğer ailenizden birisi akıl hastası ise, sizin de akıl hastalığına yakalanma zorunluluğunuz yoktur. Meseleye bu şekilde bakılması gerekmiyor mu? Buna her iki taraftan da bakılmalıdır. Yani bir başka deyişle, çok mantıklı bir insan için -güçlü bir ana bilince sahip bir kişi için- xiulian uygulamak iyidir. Akıl hastalığı ile ilgili bir aile tarihine sahipseniz, o zaman dikkatli olmalısınız. Eğer akıl hastalığına sahipseniz, xiulian uygulayamazsınız. Bunun sebebi, akıl hastalığına sahip bir kişinin ana bilinci genellikle bir şaşkınlık içerisindedir o yüzden, bu benim sizi kurtarmak istemediğim anlamına gelmez. Bana ait olan Fa, ana bilinçler için verilmektedir ve kişiyi kurtarmak için, fakat eğer kişi bulanık bir zihne sahipse, Fa'yı kim için veriyoruz? Zihinsel problem size saldırdığında, o sizin karmanızdır, kötü düşünceler ve dışsal canlıların iş başında olmasıdır. Biz Fa'yı onlara verebilir miyiz? Hayır ve sebep budur. O yüzden, zihinsel hastalık ile ilgili bir aile geçmişine sahip olanlar, xiulian uygularken dikkatli olmak zorundadır! Eğer kendinizi kontrol edemediğinizi hissediyorsanız, katılmayın. Bugün zihinsel hastalığa sahip olanlar: Egzersiz alanlarında hoş karşılanmıyorsunuz ve Fa'yı dinlemek için Fa konferanslarına katılmamalısınız.
Soru: Benim çocuğum 12 yaşında. Haftada bir uygulama yapıyor ve gece uyumaya gitmeden önce Fa'yı dinliyor. Onun uygulaması ve Fa'yı çalışması normal olarak kabul edilebilir mi?
Shifu: Çocukların kendilerine özgü durumları vardır. Eğer Fa ile karşılaşmışlar ise ve Fa'yı okuyorlar ve de egzersizleri yapıyorlar ise, aslında onlar da kendilerini geliştirmektedirler, buna şüphe yok. Biz çocuklar ile yetişkinler arasında sıkı ayrımlara sahibiz. Çünkü çocuklar yetişkinlerin sahip olduğu o fikirler ve karmaşık düşünceler tarafından biçimlenmiş olan şeylere sahip olmadıkları için, çok basitlerdir ve bu yüzden Fa'yı çabuk bir şekilde elde ederler.
Soru: Aklımdan kötü düşünceler geçtiğinde, diğer boyutlarda üretilen kötü maddeler oluşuyor. Ne yapmalıyım?
Shifu: Kötü şeyler düşünmemek için elinden gelenin en iyisini yap, uygulaman içerisinde yavaş yavaş gelişim göstereceksin. Onları düşünsen dahi, onlara önem verme ve korkma. Bir kez korktuğunda, "Şimdi ne yapmalıyım?" -o bir takıntıdır. Fa'yı mümkün olduğunca çalışmak ve kitabı mümkün olduğunca okumak zorunda olmamızın sebebi budur, saf ve sakin bir zihni sürdürmek daha iyidir. Fakat hiçbir şekilde kötü şeyler düşünmemek sizin için imkânsızdır. Eğer Tamamlanmaya ulaşmamışsanız bunu yapmayı başaramayacaksınız. Ne tip maddelerin üretildiği konusuna gelince |