TurkishChinese



Çin'de Shifu'yu Binlerce Kilometre Takip Etmek (3. Bölüm)

Çin'deki bir uygulayıcı tarafından

Bir sonraki ders serisi ise Zhengzhou'da yapılacaktı. Trendeki bir yatak için henüz bir bilet almayı başarabilmiştim ve aynı zamanda da Shifu ile birlikte aynı trende yolculuk ediyordum. Seyehat günü hava gerçekten de aşırı derecede sıcaktı. Tren istasyonuna vardığımızda çok kalabalıktı. Shifu'da aynen bizim gibi kendi bavulunu taşıyordu ve aynen bizim gibi terden sırılsıklam olmuştu. Bu durum canımı çok sıkıyor fakat elimden birşey gelmiyordu. Trene bindikten sonra, bizim tren vagonumuzun en sonuncu vagon olduğunu ve öndeki taşıyıcı vagonlar ile aynı demir yolu firmasına ait olmadığını öğrendik. Ana tren Chengdu Trenyolu Bürosuna ait iken, bizim vagonumuz Zhengzhou demiryolu bürosuna aitti. Yani bu durum öndeki taşıyıcı vagonların bizim olduğumuz vagona hiçbir servis ve hizmet yapmayacağı anlamına geliyordu - hatta su servisi bile. Ve ayrıca öndeki vagonlara gitmemiz de olanaklı değildi, çünkü vagonlar arası geçişi sağlayan - aradaki kapılar - da kilitli idi. Bizimle birlikte seyahat eden Wuhan'lı bir uygulayıcı, bir su sürahisi buldu. Tren bir istasyonda durduğunda, aşağı indik ve bu su sürahisini doldurmak için öndeki vagona gittik. Fakat kendi vagonumuza geri dönmek için yeterli zamanımız kalmamıştı ve o yüzden de bir sonraki istasyona kadar o vagonda ayakta beklemek zorunda kaldık. İçmek için sadece yetecek kadar suyumuz vardı. Shifu'nun yemeği için, suda sadece bir parçacık pratik makarnayı ıslatabilirdik. Shifu ile birlikte 6 bilet almıştık, ve hepimiz trenin en son vagonundaydık.

Tren Hua Dağından geçerken, Shifu trenin en sonunda ayakta duruyordu. Bizim vagonumuzun kapısında pencere yoktu. Shifu orada uzunca bir süre ayakta bekledi; uzaktaki dağlara bakıyordu. O anda ben de kendi kendime düşünüyor ve Shifu'nn neye baktığını çok merak ediyordum. O yüzden, ben de taraf değiştirdim ve o tarafa doğru bakmaya, gözümü uzaklara doğru dikmeye başladım. Shifu bana Hua Dağında Tao'yu geliştirmiş birçok kişinin kendisini ziyaret etmek için dağdan indiğini söyledi. Treni takip ediyorlardı. Shifu onlara: ''Benim uygulayıcılarım için ne düşünüyorsunuz?'' diye sordu. Aralarından bazıları çok uzun zamandır uygulama yapıyormuş. İçlerinden çok az sayıda kişinin Shifu'nun öğrencileri ile mukayese edilebeleceğini söylediler. O insanlar, Fa'yı dinlemek için, Zhengzhou'ya kadar bize eşlik ettiler. Sonradan, ders esnasında, Shifu o gün olanları anlattı.

Zhengzhou'daki imkanlar, o güne kadar gördüğüm neredeyse en kötü imkanlardı. Oradaki yerel qigong derneği, dersin verilmesi için, çok eski bir spor salonu ayarlamıştı. Zeminin ortasındaki ahşap kısım çok eskiydi ve parçalara ayrılmıştı. İzleme tribünleri kırık tuğlalardan yapılmıştı. Pencerelerin hiçbirinde cam yoktu. Ders 11 Haziran günü başladı.

Birkaç gün sonra, bir haftasonu idi, ve dersin ortalarında uğultulu bir rüzgar başladı. Kapkara bulutlar gökyüzünü kapladı ve ortalığa karanlık çöktü. Sağnak bir yağmur ve ardından da dolu yağmaya başladı. Korkunç bir gürültü ile yıldırım düşüyordu. Yağmur pencerelerden içeri giriyordu. Tribünlerdeki insanlar salonun ortasına doğru hareketlendiler. Azıcık bir zaman geçmişti ki, ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri büyük bir gürültüyle düşmeye başladı. Metal çatıdan korkunç bir gürültü geliyordu. Daha önce hiç böyle birşey görmemiştim. Korkunç bir rüzgar, dolu taneleri ve kuvvetli yıldırımlarla birlikte, sanki fırtına salonun çatısını yerinden söküp götürecekmiş gibiydi. Shifu'nun durduğu platformun üzerindeki çatı, akıntı yapmaya başladı. Yağmur çok yoğun ve gürültülü bir biçimde yağıyordu. Ve bunun ardından da ana elektirik şalteri kısa devre yaptı. Elektirikler kesildi, ve etraf zifiri karanlığa büründü. Bütün bunlar birkaç dakika içerisinde olup bitmişti.

Herkes Shifu'ya bakıyordu ve hepimiz Shifu'nun: "Sen, yukarıdaki, kimsin?" diye sorduğunu duyduk." Sonra hepimiz Shifu'yu gözlerini usulca kapatmış ve ellerini göğsünün önünde birleştirmiş ve avuç içleri yukarı doğru bakarken gördük. Shifu'ya yakın oturan öğrenciler gözlerini Shifu'ya dikmişleri. Bazı uygulayıcılar: ''Shifu'nun ellerine bakın!'' dedi. Kısa bir sonra, Shifu avuçlarını kapatarak yumruk biçimine getirdi - sanki birşeyleri yakalmış gibi. Ardından da masada duran su şişesinin kapağını açtı, suyu içti, avucunun içindeki şeyleri su şişesinin içerisine bıraktı. Fırtına derhal kesildi ve güneş açtı. Hepimiz alkışladık ve neşelendik. Bunun ardından Shifu masanın üzerine oturdu ve bir set büyük el işaretleri yaptı. Ardından da Shifu bizlere: ''Sizler için büyük birşey yaptım. Çok sayıda şeyi yok ettim.'' dedi. O anda, ışıklar ardı ardına yanmaya başladı ve Shifu dersine devam etti.

Sonradan, Zhengzhou'dan olan ve derslerine katılmak için sıklıkla Shifu'yu takip eden genç bir adam, o esnada kendisinin salonun makina-kontrol dairesinde olduğunu söyledi. Ana şalter attıktan sonra, hiçbir şekilde elektirik gücünün olmadığını fakat buna rağmen ampullerin hepsinin ardı ardına yanmaya başladığını söyledi. Ertesi gün Zhengzhou gazeteleri fırtına esnasında çok sayıda binanın çatısının uçmuş olduğunu yazdı. Hava raporu sunan kurum şaşkınlık içerisindeydi ve: ''Görünürde fırtına olacağına dair kesinlikle hiçbir belirti yoktu'' diyorlardı. Qigong derneği ise: ''Bizler bugün çok sıradışı bir manzaraya şahit olduk. " Ertesi gün Zhengzhou belediye başkanı Shifu'yu tebrik etmeye gitti. Belediye başkanının gelininin salonda olduğu ve neler olup bittiğini gördüğü söyleniyordu

Bir sonraki ders sersi ise Jinan spor salonunda yapıldı. Salon yaklaşık dört bin kişilik bir oturma kapasitesine sahip idi. Tüm koltuklar dolu idi. Jinan derslerinde Shifu çok detaylı konşmalar yaptı ve hatta yakından gerçekleşecek olan birtakım şeylerden de bahsetti.


1998 Jinan Falun Dafa Deneyim Paylaşım Konferansı


Bir sonraki ders serisi ise, Dalian'da düzenlendi. Shifu hepimizin Dalian'a gitmesini istemedi ve bizlere ayın 30. da Dalian'a uçakla gitmememizi tembihledi. Shifu Dalian'a giderken çok sayıda engellemelerle karşılaştı. Şeytandan gelen engellemeler ve müdaheleler inanılmazdı. En sonunda da Shifu Dalian'a tekne ile gitti.

Dalian asistan merkezinde gönüllü çalışan uygulayıcılarından birisi bana bir keresinde Shifu ile birlikte çektikleri bir fotoğrafta, ejderhaların çıkmış olduğunu anlattı. Çok şaşırdım ve Dalian'a gittiğimde fotoğrafı görüp göremeyeceğimi sordum. O da görebileceğimi söyledi. Dalian'a vardığımda, resim aklımdan çıkmamıştı ve uygulayıcı arkadaşıma resmi görüp göremeyeceğimi sordum. Bir gün, bakmam için fotoğrafı getirdi. Fotoğrafa baktığımda bunun doğru olduğunu gördüm. Shifu'nun arka tarafında - gökyüzünde - birbirlerine çok yakın duran iki tane ejderha vardı. Biri önde diğeri ise arka taraftaydı. Ejderhaların kafaları çok büyüktü. Burunlarının ve gözlerinin biçimi çok net görülüyordu. Ejderhaların üzerinde oturan birileri varmış gibi görünüyordu. Sonra uygulayıcı arkadaşım bana: ''Görüyor musun, iki tarafı da keskin olan iki adet kılıç var'' dedi. Onlara baktım. Kılıçlar oldukça küçüktü fakat çok net bir biçimde görülebiliyorlardı. Bir süre resimden gözlerimi alamadım. Arkadaşım bütün bu şeyleri sadece fotoğrafın gösterdiğini söyledi. O fotoğraftan daha fazla basmak için negatiflerini aldıklarında, görünmemişler. Bu uygulayıcının oğlu fotoğrafta bu gibi şeylerin göründüğüne inanmamış, o yüzden de bunu 20 kez araştırmaya koyulmuştu. Fakat en sonunda bu çabasından vazgeçti. Sonradan, 10. ders esnasında, Shifu öğrenci sorularını cevaplarken, uygulayıcılardan biri Zhuan Falun okurken iki tarafı keskin bir kılıç gördüğünü söyledi. Shifu'da: ''Evet, o şeyleri kozmosdan kendimle birlikte getirdim ve onlar sınırsız bir güce sahiptir'' diye cevapladı. "

5 Ağustos tarihinde Harbin'de dersler başladı. Bu ders serisi Harbin hokey stadyumunda gerçekleştirildi. O dönemde, stadyum hala bakım-onarım aşamasındaydı. Sadece 3 tarafta koltuklar vardı ve 4. kısım hala ahşap bir biçimde duruyordu. Stadyumdaki görevliler, bu kadar fazla sayıda insanın bir qigong dersine katılmak için onbinlerce kilometre yol yapıp geldiğini ilk defa görüyorlarmış. Ve bu yüzden de onlar da Shifu'nun derslerini dinlediler. Bir gün ders başlamadan önce, Shifu uygulayıcıları görmek için stadyuma geldi. Shifu uygulayıcılara doğru yürürken, Shifu'ya en yakın bölümde oturan uygulayıcılar hep birlikte ayağa kalktılar ve Shifu'ya olan saygılarını gösterdiler. Shifu ileri doğru yürümeye devam etti, bunun üzerine arka kısımda oturan uygulayıcılar da ayağa kalktılar. Bu şekilde, Shifu stadyumun çevresini yürümeye devam ederken, bir grup uygulayıcı hep birlikte sırayla ve düzenli bir biçimde ayağa kalkıyor ve ardından da tekrar yerlerine oturuyorlardı. Manzara çok gözkamaştırıcı idi. Tüm stadyum kutsallık ve huşu ile dolup taşmıştı. Uygulayıcılar bile büyülenmişlerdi. Bu olay anlık bir biçimde gelişmiş ve önceden planlanmamıştı. Derslere ilk kez katılmış olan ve benim yanımda oturan bir kişi bana: ''Vay canına! Daha önce hiç böyle bir manzara görmemiştim! Herhangi bir ulusun liderinin bile böyle bir karşılama görmesi olanaklı değildir'' demişti.


1998 yılında Shenyang şehrinde düzenlenen Asya Fiziksel Kültür Bayramının açılış törenindeki Falun Gong uygulayıcıları


Yangji dersleri serisi, Yanji spor salonunda gerçekleştirilmişti. Shifu'nun derslerine diğer şehirlerden katılan ilk kişi olan Koreli bir uygulayıcı, bu sınıf için hevesli bir biçimde ayarlamalar yapmıştı. Kendi memleketindeki insanlar için iyi birşeyler yapmak istediğini söylüyordu. Kendi işyerindeki iş arkadaşlarının %70'inin derslere katılacağını söylüyordu. Sınıfın son gününde, Koreli uygulayıcılar, Shifu'ya olan minnettarlıklarını göstermek ve Shifu'yu uğurlamak için, parlak ve rengarenk yerel elbiseler giydiler - ki bu bir seramoni geleneği idi. Dersin bitiminin ardından, kısa bir kapanış seramonisi düzenlendi. Shifu, bu ders serisinin tamamından elde etmiş olduğu gelirin tamamı olan 7000 yuan parayı, Yanjin Red Cross'a bağışladı

Dersin bitiminin ardından, doğrudan tren istasyonuna gittim ve Changchuna doğru yol aldım. Trenle bütün gece seyehat ettikten sonra, sabahleyin Changchun'a vardım. Bavulumu taşıyor ve kendimi çok yorgun hissediyordum. Alt geçit kapsına geldiğimde, arkamda ayakta duran ve sevecen bir biçimde bana bakan Shifu'yu gördüm. Çok mutlu oldum ve çok sarsıldım fakat Shifu'nun benim bavulumu taşımak isteyeceğinden korktum, o yüzden de aceleyle: ''Shifu, lütfen ilk önce siz buyrun ve lütfen benim için endişelenmeyin. Ben iyiyim. Ben sıklıkla kendi başıma seyahat ediyorum ve hiçbir sağlık sorunum olmadı'' dedim. Shifu ilerledikten sonra, yeraltı geçitine doğru ufak ufak adımlarla ilerlemeye başladım. İnsan kuyruğunu takip ederek çıkışa doğru yürüdüm. Kafamı kaldırıp baktığımda, önümde, dışarı çıkmak için beni bekleyen Shifu'nun durduğunu gördüm. Shifu hala çok sevecen bir biçimde bana bakıyordu. O anda kalbime sıcak bir akış hissettim. Ellerimi Heshi pozisyonunda birleştirdim ve ''Shifu, lütfen benim için endişelenmeyin. Kendi başıma halledebilirim'' dedim. O gün hiçbir sorun olmadan Harbin'e ulaştım ve ertesi gün mucizevi bir biçimde Pekin'e geri döndüm.



Çince metin: http://www.minghui.org/mh/articles/2002/9/16/36648.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2002/10/25/27794.html