![]() |
Çin'deki bir uygulayıcı tarafından
21 Aralık tarihinde, Guanzgzhou'da 5. ders serileri başladı. O ders serisi, Çin'de düzenlenen en son Fa konferansları serisi idi. O dönemde Falun Gong artık oldukça yayılmıştı ve derslere katılmak için, ülkenin dört bir tarafından insanlar geliyordu. Hatta çok uzaktaki kuzeydoğu illerinden ve Xinjiang Uygur Özerk bölgesinden insanlar geliyordu. Hayatlarında en büyük öneme sahip olan şey olarak gördükleri Tao'yu elde etmek için geliyorlardı. Birçok yol hikayesi vardı. Bazı insanlar çok erken geliyor ve günlük yaşamlarını idame ettirebilmek için yanlarında çok az para getiriyorlardı. O yüzen de 2 yuanlık yemek masrafından kesintiye gidiyorlardı ki, Guangzhou gibi bir şehirde tek bir kişinin beslenmesi için bile yeterli bir para değildi. O yüzden Pekin'den gelen bazı uygulayıcılar onların herbirine 100 yuan vermişti. Kuzeydoğu Çin'den gelmiş olan bir kızın hiç parası yoktu, çünkü çalıştığı firma batmıştı. Fa koferanslarına katılabilmek için, dışarı çıkıp sebze satmıştı ve kazandığı bu kadar azıcık parayla, başka insanların da derslere katılabilmeleri için yardım etmişti. 2 erkek kardeş yanlarında battaniye taşıyor ve evsiz gibi yaşıyordu. Başkalarının verdiği yemekler ile besleniyor ve dışarıda her türlü hava koşullarına maruz kalıyorlardı.
Beş binden fazla kişinin geldiği söyleniyordu ve son gelenler bilet bulamıyordu. İlk gün, birinci dersin başlamasının öncesinde, spor salonunun önündeki alan bir insan denizini andırıyordu. Bu kişilerin arasında yaklaşık 500 kişinin bileti yoktu. Bazı Pekinli uygulayıcılar onlara biletlerini verdiler. Biletler verildikçe, bileti veren uygulayıcılar, bu biletleri alan uygulayıcılar ve bu olaya şahit olanlar gözyaşlarına engel olamıyorlardı. Ders başladıktan sonra, bileti olmayan insanlar, salonun önündeki alanda beklemeye devam ediyorlardı. Onların bu azimli tutumu, salon çalışanlarını derinden etkilemişti. Bu yüzden de istisnai bir uygulama yaptılar ve yan taraftaki binayı açtılar. O binada bir tv bağlantısı yapmışlardı ve Shifu'nun dersi eş zamanlı olarak ekrandan gösterilebiliyordu. Dolayısıyla insanlar dersleri dinleyebildiler. Guangzhou'daki beşinci ders serisi, sıradışı bir biçimde görkemli idi. İnsanların Fa'yı edinme hevesleri açıkça görülebiliyordu. Canlı varlıkların bilinçleri ortaya çıkmıştı ve Shifu'ya olan saygıları hiçbir lisan ile tarif edilemezdi. Bir gün uygulayıcılar çok erken geldiler, kapı ile salon arasındaki koridorun her iki tarafında sessizce bekliyorlardı. İnsan kalabalığı, Shifu'nun gireceği koridor dışında, hiç bir alanı boş bırakmamıştı. Shifu geldiğinde, çok büyük bir saygı ile karşılandı. Shifu'ya olan ve herkesin kalbinden koparak gelen büyük hürmet ve saygı, salonda çalışan görevlileri hayretlere düşürüyordu. Bu görevliler uygulayıcılara: ''Sizin Shifu'nuz ne tür bir insan? Bu kadar çok insanın, bir insana bu kadar büyük bir saygı gösterdiğini daha önce hiç görmemiştik'' diyorlardı. Guangzhou'daki 5. ders serisi uygulayıcıları heyecanlandırmış ve yüreklendirmişti. Shifu'nun bize öğretmiş olduğu şeyin ne kadar muazzam olduğunun ve uygulamamız içerisinde ne türde yollarda yürüyeceğimizin farkına varmıştık. Herkes uygulamasını en sonuna kadar götürmeyi kafasına koymuştu. Bu, Shifu'nun Çin'de verdiği son ders serisi idi. Sadece birkaç yıl içerisinde, Falun Gong, Çin'deki yayılmasının zirvesine ulaşmıştı. Beşinci konferansa katılmak için insanlar ABD'den, Hong Kong'dan ve Avrupa ülkelerinden gelmişlerdi. Bu insanlar, eve döndükten sonra, kendi bölgelerindeki ilk uygulayıcı grupları oldular ve sonradan, Fa'nın tüm dünyaya yayılmasında çok büyük çaba sarfederek, büyük bir katkıda bulundular.
Geçen 8 yıldaki uygulama yolumu hatırladığımda, Dafa'nın ilk yayıldığı zaman içerisinde yaşadığım, Shifu'nun derslerini kişisel olarak dinleyebildiğim ve uygulamayı Shifu'dan kişisel olarak öğrenebildiğim için mutluluk duyuyorum. Bu ne kadar da değerli bir karmik ilişki idi! Birçok insan böyle bir ilişkye sahip olduğum için bana gıpta ediyordu. O yıllar esnasında çok sayıda sıkıntı ile karşılaşmış olmama ve çok acı çekmiş olmama rağmen, duygularım ve mantalitem, uygulamamdan önceki dönemde hastalıktan dolayı acı çekmek zorunda olduğum zamankinden tamamen farklı idi. Uygulamam içerisinde, acı çektikten sonra, kirli ve pis maddelerin vücudumdan parça parça yok edildiğini net bir biçimde hissedebiliyordum. Şu anda vücudum enerji ile, hayatım ise umut ile dolu. Umut dolu ve de muhteşem olan geleceği görebiliyorum. Aslında her bir yaşamın hayatı, ilk başlarda muhteşem idi. Sadece evrenin prensiplerini bilmemek konusundaki cehaletten dolayı, bir yaşam, fazla miktarda karma yarattı ve hayatı acı uçurumuna yuvarlandı. Shifu bizlere evrenin gerçek prensiplerini anlattı, vücutlarımızı temizledi. Bizi Falun ile ve uygulamamızda ihtiyacımız olan tüm mekanizmalar ile donattı. Bu mekanizmalar, Dafa ile kendimizi geliştirebilmemizi sağlamakta, hem fiziksel, hem de ruhsal olarak seviyelerimizi durmaksızın yükseltmektedir. Uygulayıcı olmayan kişiler, uygulayıcıların hayatlarındaki acıyı görebilirler, fakat biz uygulayıcılar kendimizi mutlu hissediyoruz, çünkü bizler yükselen ve evrenle birlikte sonsuza dek varolmayı başarabilecek olan canlılarız. In the past, this would only be considered demonstrating the good will of human beings fakat bugün bizler gerçek anlamda ve ciddi bir biçimde bu yolda yürüyor, kendimizi acı çekme çukurundan gerçek anlamda çıkabiliyor ve orjinimize dönebiliyoruz. Fa'yı yaymak Shifu'muz için çok zordu. Fa'nın yayıldığı yıllarda, Shifu bunu başarabilmek için, hiç dinlenmeksizin, çok fazla şey yaptı. Bizlerin hiçbir zaman için bilmeyeceği ve kalbimizin kaldıramayacağı çok sayıda şey vardır. Shifu'nun ahlak karakterinin yüceliği ve muhteşemliği; bilgeliğinin sınırsızlığı ve görkemi, hatta bunun on binde biri bile, kesinlikle hiç bir insan diliyle anlatılamaz. 1999 yılının Temmuz ayında, anavatan Çin'de adeta çılgınca söylentiler yayan radyo ve televizyon kanalları görüyordum. Acımasız (zalim) güdüler ile, insanların kötü düşüncelerini kışkırtıyorlardı. Sadece sıradan insanlar değil, bazı uygulayıcılar bile sendelemeye başlamıştı. Ben sadece, bunun absürd olma noktasına gelmiş olmasına üzülüyordum. Bir kişinin Buda'nın kalbini sıradan insan bakış açısı ile incelemesi ve Buda ilkelerini insan mantığı ile yargılaması, nasıl oluyor da mümkün olabiliyordu? Evrenin Fa ile rektife edildiği bu son zaman döneminde, aynen eskiden olduğu gibi, Shifu'yu takip etmeye devam etmeliyiz. Bunu kendimiz için ve özellikle de evrendeki yaşamların ebedi geleceği için yapmalıyız.
|