25 Mart 1993 tarihinde, Shifu'nun verdiği bir konferansa gittim. Otobüste cüzdanım çalındı. Fakat işin kötüsü, konferans bileti de cüzdanla birlikte gitmişti. Konferansın verileceği salona ulaştığımda, biletim olmadığı için, içeri giremedim. Çok endişeliydim ve insanların çoğu salona girene dek orada bekledim. Sunucu konuşmaya henüz başlamıştı ki, zihnimde ansızın biletin koltuk numarası olan 19. sıra 9. koltuk görüntüsü belirdi. Böylece kapı görevlisine durumu anlattım. Görevli 19. sıra 9. koltuğun gerçekten de boş olduğunu doğruladı, Bunun ardından da içeri girmeme izin verdiler.
Bu durum, Shifu'nun bizlere anlattığı önceden belirlenmiş karmik ilişkiler ile ilgili bir örnek teşkil ediyor gibiydi, çünkü eğer içeri girmem gerekiyorsa, beni içeri kabul edeceklerdi.
Konferansa gitmeden önce, hastalığımı tedavi etmesi için bir Çin ilacı almıştım. Fakat konferansı dinledikten sonra kendimi ilacı fırlatıp atacak kadar sağlıklı hissediyordum. O zamandan beri hiçbir ilaç almayacak kadar sağlıklıyım. 20 yıl boyunca belirgin bel omuru, kronik kalınbağırsak iltihabı, kalp hastalığı, kan pıhtılaşmasında azalma, rahim tümörü, kabızlık ve diğer hastalıklar gibi bir çok rahatsızlıklarım vardı. İşverenim benim için her ay binlerce yuan tıbbi ödeme yapmak zorunda kalıyordu. Kim benim hikayemi dinlerse, Falun Dafa'nın gerçekten harika olduğunu anlayacaktır.
1994 yılının Nisan ayında, meslektaşlarımdan birinin kan kanserine yakalandığını ve hastaneye yatırıldığını duydum. Onu görmeye gittim. Cildi sarı beneklerle kaplanmıştı. Doktor onun kanının da sarıya döndüğünü ve kanı çekip kimyasallarla temizledikten sonra tekrar vücüduna transfer edeceklerini söyledi. Her tedavi 10.000 yuan tutarındaydı. Ancak operasyondan sonra eve döndüğünde hastalık nüksedebilirdi, bu nedenle hastanede kalması gerekiyordu. Ona benim hikayemden bahsettim ve o da Falun Dafa egzersizlerini öğrenmeye olan ilgi ve isteğini ifade etti. Beş gün içinde hastaneden ayrılacak duruma geldi ve benden ona egzersizleri öğretmemi istedi. Egzersizleri öğrendikten ve Fa'ya çalıştıktan sonra giderek iyileşti ve cilt rengi normale döndü. Guangzhou'ya Shifu'nun konferansını dinlemek için gittiğimizde, gökyüzünü kaplayan devasa büyüklükte bir Falun görmüştü.
Guangzhou'ya gitmek için ayrılmadan önce, eşi planımızı öğrendi. O da bizimle gelmek istiyordu. Bize: "Eğer Dafa eşimin hastalığını iyileştirdiyse Shifu gerçekten çok muhteşem olmalı. Shifu Guangzhou'da bir konferans verecekken bunu nasıl kaçırırım?" dedi. Fakat o an elimde yalnızca eşi için ayırmış olduğum tek bir bilet vardı. Onun için fazladan bir biletim yoktu. Fakat o: "Yalnızca Shifu'yu görebilsem bile benim için bir şeref olacak." dedi. Bizimle gelmek için çok ısrar etti. Bunun üzerine hep birlikte yola koyulduk.
Guangzhou'ya ulaştıktan sonra eşi ve ben konferansı dinlemek için içeri girdik. O da bileti olmayan yaklaşık 500 kişiyle birlikte stadyumun dışında, Shifu'nun hoparlörlerle yayınlanan konferansını dinlemek için oturdu. İkinci gün, bir uygulayıcı acil bir durumla ilgilenmek için ayrılmak zorunda kaldı, o da bu kişinin biletini alıp içeri girdi.
Konferansta Shifu bizden vücudumuzun rahatsızlık hisseden tarafını düşünmemizi istedi. Eğer bizler iyiysek, bedeninin herhangi bir yerini rahatsız hisseden yakınlarımız hakkında da düşünebilirdik. Meslektaşımın eşi öğretmen olan kızından bahsetti. Ses telleri iki yıl önce zarar görmüştü ve konuşamıyordu. Hiçbir medikal tedavi onun sorununu çözememişti. O gün konferans boyunca kızının bedenindeki bu rahatsızlık verici durum hakkında düşündü.
Eve döndükten sonra, kızı ona: "Senin ve annemin Guangzhou'ya gidişinizden üç gün sonra (Bu, Shifu'nun uygulayıcıların ve yakınlarının bedenlerini temizlediği gün), sesime tekrar kavuştum ve konuşmaya başladım." dedi.
Ben o gün kalbimi düşünmüştüm. Shifu'nun kalbimi kavradığını hissettim ve o an çok rahatladım. Bizimle aynı otelde kalan gözlüklü genç bir üniversite öğrencisi vardı. Konferansta olanlar hakkında konuşuyorduk. Bize: Shifu, "Hiç orada ağzında sigara ile oturan bir Buda ya da Tao gördünüz mü?" dediğinde, hiçbir Buda'nın ya da Tao'nun gözlük takmadığını düşündüğünü söyledi. Otele gelirken, yolda bir çatlama sesi duymuş. Otele yetiştiğinde gözlüğün kırılmış olduğunu görmüştü. O an, artık gözlük takmayacağını anlamış ve onları çıkarmıştı çünkü artık onlarsız daha net görebiliyordu.
Çince metin: http://minghui.org/mh/articles/2004/9/7/83612.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2004/9/26/52816.html