TurkishChinese



Falun Gong'un Halka Tanıtılmasının Öncesinde ve Sonrasında, Shifu ile Birlikte Seyahat Etmek (2. Bölüm)

Çin'deki bir uygulayıcı tarafından

Konuşmalarını bitirdikleri ana kadar insanları sakin bir biçimde dinlemek, onlara saygı göstermek

Shifu ile seyahat etmeye ve Falun Gong'u halka açıklarken Shifu'ya asistanlık yapmaya başladığımda konuşurken hep başkalarının sözünü keserdim, çünkü xinxing'im yeterince gelişmemişti; ayrıca genç ve düşüncesizdim. Bazen kendi anlayışımı ve kendi duygularımı başkalarına kabullendirmeye çalışırdım. Diğer bazı durumlarda da, küstah ve kibirli olduğum için, sanki herşeyi biliyormuş gibi davranıyordum. Shifu bana: ''Konuşmalarını bitirdikleri ana kadar insanları sakin bir biçimde dinlemeli ve onlara saygı göstermelisin. Ayrıca insaların ne hakkında konuştuklarına da dikkat göstermen gerekiyor. Bunu değerlendirmek için Fa'yı kullan ve onun Fa'ya uygunluk gösterip göstermediğine bak. Söyledikleri şeyleri dikkatli bir biçimde analiz ettikten sonra, sabırlı bir biçimde, kendi fikrini söyleyebilirsin. Daha fazla dinlemeyi ve daha az konuşmayı denemelisin. Bir kişinin söylemek istediği şeyleri sessiz bir biçimde dinlemek ve düşüncesizce davranmamak bir tür nezakettir (inceliktir, edeptir) ve kişisel-uygulamadır'' dedi.

Shifu'nun sözleri beni derinden etkilemişti. Geçmiş 10 yıl boyunca kendimi değerlendirmek için, hep bu cümlelere başvurdum. Uygulayıcı arkadaşlarımın, özellikle de genç erkek uygulayıcı arkadaşlarımın sabırsız olduklarını ve keyfi davrandıklarını gördüğümde veya başkaları ile konuşurken görgü kurallarına aldırmadıklarını fark ettiğimde, onlara sessizce Shifu'nun bu cümlelerini söylüyordum.

Sınıfta, Fa'yı öğretmenin dışında, Shifu çok fazla konuşmazdı.

Shifu bir uygulayıcıyı veya bir ziyaretçiyi her yolcu edişinde, odasına dönmeden önce, daima o kişinin gittiğinden emin olana kadar beklerdi

Shifu günlük yaşantısı içerisindeki hareketlerinde çok ağırbaşlı ve asildir - buna yürümesi, kalkması, oturması ve uzanması da dahildir. Çok uyumludur (anlaşmak çok kolaydır); sıcak ve arkadaş canlısı bir kişiliği vardır. Bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen, Shifu'nun bacak bacak üstüne attığını görmedim veya bir kanepede ya da sandalyede otururken arkasına yaslandığını hiç görmedim. Shifu yaşı büyük olan öğrenciler ile konuşurken çok büyük bir saygı gösterir ve sesinin tonu saygı doludur. Öğrencileri veya ziyaretçileri her yolcu edişinde, Shifu kapının önünde ayakta durur ve odasına dönmeden önce o kişinin gözden kaybolduğunu görene kadar bekler. Bu küçük detay çok uzun yıllar boyunca zihnime kazınmıştır.

Öğretmekten Asla Yılmamak

Shifu, Fa Konferansları esnasında sıklıkla soru-cevap bölümü düzenliyordu. Shifu sadece öğrencilerin sorularını cevaplamaya yönelik 10 konferans düzenledi. Öğrenciler her defasında çok sayıda soru kağıdı veriyordu. Daha önceden defalarca cevaplanmış olan sorulara gelince, onları hala tekrardan soran öğrenciler oluyordu. Farklı bölgelerde, sınıfa katılan çok fazla sayıda yeni öğrenciler oluyordu. Shifu zamanın iyi şekilde değerlendirilmesi için, cevapları tekrar etmek istemediğini söylese de, öğrenciler benzer sorular sormaya devam ediyorlardı. Bu gerçekleştiğinde, Shifu sabırla o soruyu cevaplıyordu. Özellikle de değişik bölgelerden gelmiş olan yeni öğrenciler benzer ve çok temel sorular yöneltiyorlardı. Bazen eski öğrenciler buna sabredemiyorlardı, fakat yıllardır farklı bölgelerde Shifu çok sayıda öğrenci görmüş ve onların sorularını daima olabildiğince açık ve detaylı bir biçimde, sabırla cevaplamıştı.

Bazen belirli zamanlarda, ruh halimi neredeyse kaybediyorum. Örneğin, yeni gelen öğrenciler sürekli olarak benden hareketlerini (hareket duruşlarını) düzeltmemi istiyordu. Aynı şey arka arkaya tekrar ettiğinde, belirli bir sürenin ardından oldukça tahamülsüz bir hale geliyordum. Fakat Shifu'nun sabrını hatırlayınca, ağlayıp sızlanmalarım derhal yok oluyordu. Birisi bana: "Yeni öğrencilerle görüştüğünde birşey öğrenemezsin, o yüzden yüksek seviyelere ulaşmış olan eski öğrencilerle birlikte olmak istiyorsun demişti." Aslında, bu doğru değil. Gerçek bir uygulayıcı kendisini tüm koşullar altında geliştirebilir. Kişi yeni öğrenciler ile temas içerisinde iken ve sabır göstermek, iyi kalpli olmak ve benliğe olan takıntıyı terk etmek zorunda iken, bunların hepsi kişinin uygulaması içerisindeki yansımalardır. Örneğin bugün bizler gerçekleri açıklarken, Fa'yı onaylatırken ve yaşamları kurtarırken, beyinleri tamamen yıkanmış ve zehirlenmiş insanlara olayların gerçeğini açıklarken, şeytanın engellemeleri ile karşılaşıyoruz. İnsanların yanlış anlamaları ile karşı karşıya kaldığımızda, kişinin duygularını kontrol etmesi, kibar ve toleranslı olması durumlarının hepsi, kişinin benliğe olan takıntısını kırıp geçmesinin ve hızlı bir biçimde gelişim göstermesinin göstergeleridir.

Shifu bir konuşmasında şöyle diyor:

"Merhamet kişinin uygulamasından gelir ve o hareketlerle dışa vurulacak birşey değildir; o derinlerden gelir ve başka insanlara göstermek için yapılan bir şey değildir. O ebediyen varolan birşeydir ve zamanın geçmesiyle veya koşulların değişmesiyle birlikte değişmez.' (2003 Washington Fa Konferansı")

Fa'nın bu paragrafını her okuduğumda, Fa'yı öğrettiği ve öğrencilerine rehberlik ettiği o ilk yıllarda, Shifu'nun merhametinden ve sabrından nasıl da etkilendiğimi, yeniden hatırlıyorum.

Shifu'nun sessizliğinin gücüne tanık olmak

1993 yılında, Qigong Enstitüsünden bir kişi, Shifu'yu Liaocheng Şehrine bir Fa Konferası vermesi (sınıf açması) için davet etti. İyi bir uygulamayı, memleketindeki insanlara tanıtmak istediğini söylüyordu. Fakat gerçek amacı, oradaki yerel qigong derneği ile el ele verip, para kazanmaktı. Ders bittiğinde, [her zaman ki gibi] Shifu bilet parasının sadece %30 -%40'ını alırken, yerel organizatör %60-70 ini almıştı. Shifu derslerini çok düşük bir ücret karşılığı veriyordu. Aslında o zamanlar Falun Gong derslerine girmek için gereken ücret, tüm qigong sınıfları içerisindeki en düşük ücret idi. Bir bilet 40 yuan'dı. Eski öğrenciler ise yarı fiyatına yani 20 yuan'a bilet alıyordu. Üstelik Shifu ne zaman yeni bir sınıf açsa, derste hep çok sayıda eski öğrenciler oluyordu. Bir sınıf açıldığı her defasında, salon kirası, yemek masrafı ve otel parası çıktıktan sonra, geriye neredeyse para kalmıyordu.

Shifu'nun verdiği ders bittikten sonra, Shandong'daki yerel qigong derneğinin organizatörü, Shifu'nun bilet fiyatlarını çok düşük tuttuğundan yakındı. O yerel dernekten olan bir bayan, Shifu'yu arabayla Jinan tren istasyonuna götürürken, yaklaşık bir saat boyunca hiç durmadan yakındı.

O sırada ben arka sırada oturuyor ve dinliyordum. Önce sessiz kalmaya çalıştım fakat daha sonra sinirlerime hakim olamadım. O bayanın Shifu'yu o şekilde karalamasını tolere edemedim ve: ''Artık sus. Bu şekilde konuşmaya devam edeceksen, bizi istasyona götürmene ihtiyacımız yok. Arabandan inecek ve istasyona kendi başımıza gideceğiz.'' diyerek sesimi yükselttim. Shifu arkaya doğru döndü ve bana bir bakış attı; tek bir kelime dahi etmedi. Fakat Shifu'nun beni hatalı bulduğunu; daha fazla konuşmamam ve sessizce oturmam gerektiğini ima ettiğini söyleyebilirdim. Shifu'nun merhametinin ve ciddiyetinin gücü, çileden çıkmış duygularımı hemen o anda dizginlemeye yetti. O bayan da bu güç tarafından kontrol altına alınmış gibi görünüyordu ve birkaç kelime söyledikten sonra, artık o da tek bir kelime dahi etmedi. Bu olayın ardından Shifu hiçbir açıklama yapmadı. Bütün o süreç içerisinde Shifu tek kelime dahi etmemişti. Fakat herkes, buna organizatör de dahil, hepimiz kendi hatalarımızın ve noksanlıklarımızın farkına varmıştık.

Benim kendi anlayışım şu, ''Toleransın sınırlarının ötesine gitmek'' kötülüğü yok etmeleri ve Fa'yı düzeltmeleri etmeleri için, Dafa uygulayıcılarının aydınlanmış kısmına öğretiliyor. Fakat bu, insani tarafımızdan henüz atamadığımız o takıntılara müsamaha gösterdiğimiz anlamına da gelmiyor. Aslında, insan olan kısmımızı iyi bir şekilde dizginlemeye ihtiyacımız var ve xinxing'imizi her saniye durmaksızın geliştirmeliyiz. İşte o durumda, Tamamlanmış olan kısmımızın olağanüstü yetenekleri kusursuz bir biçimde kullanabilmesi ve insan kısmı tarafından engellenmemesi mümkün olabilir. O zaman tanrısal güç kendisini gösterecek ve Fa Düzenlemesine iştirak ederek şeytani güçleri yok edecektir.

Shifu'dan Gelen Bir Bakış, Sahip Olduğum Tüm Kötü Düşünceleri Gözler Önüne Seren Bir Ayna Gibiydi

1994 yılında Shifu Zhenzhou'da bir konferan yaptı. Katılımcı sayısı beklenenin üzerindeydi ve yerel organizasyon tarafından kiralanmış olan salon çok kötü bir durumdaydı. Konuşma kürsüsündeki tuğlalar görünüyordu ve üzerinde cam olmayan pencereler vardı. Endişelendim ve yerel organizasyon firmasından salonu ve ses sistemini değiştirmelerini istedim. Konuşma esnasında xinxing'imi korumayı başaramadım ve sinirlerime hakim olamadım.

Shifu beni yanına çağırdı. Fa'yı edinmiş olduğum ilk andan bu yana Shifu ile birlikteydim; ve Shifu ilk defa, benimle yüzünde gülümseme olmadan konuşuyordu. Daha Shifu ağzını bile açmadan, bacaklarım titremeye başladı ve Shifu'nun hükmeden baskısını hissettim. Shifu'dan gelen bir bakış, parıldayan bir ayna gibiydi. Sahip olduğum tüm kötü düşünceler gün ışığına çıktı. Geçmişte farkına varmamış (anlamamış) olduğum konuları gözden geçirmeye başladım. Shifu'nun gücünü ve yüceliğini tarif edebilecek hiçbir sözcük yoktu.

Organizatöre sinirlendikten 20 dakika sonra sesimi kaybettim. Egzersizleri öğretmek için sahneye gittiğimde kendimi iyi hissediyordum fakat aşağı indiğimde kendimi tekrar çok kötü hissettim. Bu durum 4 veya 5 gün sürdü.

Shifu bana doğru döndü ve tek bir kelime dahi etmeden gözlerimin içine yaklaşık 10 saniye kadar baktı

1993 yılının yaz ayında Shifu ile birlikte Wuhan'a gittim. Shifu orada ders verecekti. Gün içerisinde Shifu ve ben, Hunkou'daki Guiyan Tapınağına gittik. Shifu, Sakyamuni'nin heykeli önünde vakur ve asil bir şekilde durarak, tek elini göğsüne doğru çekip selam verdi. Ben ise Shifu'nun arkasında sağ tarafta duruyordum. Ben de tek elimi göğsümün önünde tutuyordum (iki elimi de göğsümün önünde Heshi pozisyonunda birarada tutmam gerekiyordu.) Buda heykelinin önünde düşüncelerim bir an benden uzaklaştı ve kendi kendime: "Sakyamuni sadece bir Tathagata Buda. Daha yüksek seviyeli bir Buda ona sanki sıradan bir insanmış gibi bakar ve benim seviyem ondan daha yüksek'' diye düşündüm. Elim yanlışlıkla aşağı doğrı indi. Gözlerim yarı kapalı bir biçimde düşüncelerimi başıboş bırakmış olduğum esnada, Shifu aniden bana doğru döndü ve tek bir kelime etmeden gözlerimin içine 10 saniyeden fazla bir süre baktı. O kadar korktum k,i ter içinde kaldım ve bir anda kendime geldim.

Bir kolej kitabına birazcık çalışınca, kendimin bir kolej öğrencisi olduğunu sanmıştım. Kibirli egom, zihnimde şeytanların yuvalanmasına neden olmuştu. Bazı eski öğrenciler aynı tuzağa düşmüş ve en sonunda Shifu'yu bile tanımayı reddetmişlerdi. Bu ağır bir dersti.

Suçlama Hakkındaki Gerçek, "Hayati tehlike durumunda hiç yardım edilmez"

Shifu her konferans öncesinde, oradaki yerel qigong derneğinin yetkililerine, içeri ağır hastaları almamalarını söylüyordu. Shifu derslerde, bizim orada hastalıkları iyileştirmek için olmadığımızı da söylüyordu. Eğer bir kişi hastalığının iyileştirilmesi için gelmişse, o kişiye giriş ücretini geri iade ediyorduk. Yerel qigong derneği sıklıkla bu isteğe hürmet etmiyordu, çünkü onlar para kazanmak istiyorlardı.

1994 yılında, 4000 kişinin katıldığı Harbin konferansında, Jinzhou'dan gelmiş olan birkaç kişi, stadyuma şişman birini getirdi. Bu kişi akli sorunları olan biriydi ve yürüme yeteneğini tamamen kaybetmişti. Aile üyeleri bu adamı tüm derslere getirdi. Hatta bu kişiyi, kafasını bile kaldıramadığı ve yerde uzanarak dersi dinlemek zorunda kaldığı bir durumdayken bile sınıfa getirmişlerdi. Ders esnasında Shifu, [defalarca], ağır hastalardan stadyumu terk etmelerini istiyor ve verilen konferansın hastalık iyileştirmek için olmadığını açıkça belirtiyordu. Fakat buna kulak asmadılar.

Bu adam bir öğlen vakti, kaldığı otelin odasında ölmüş. Aile üyeleri bu adamın cesedini stadyumun dışındaki alana getirerek, Shifu'dan onu kurtarmasını istediler. Shifu o sırada ders veriyordu. Görevli bir kişi Shifu ile kısaca konuştu. Shifu hızlı bir biçimde dışarı çıktı ve bir süre geri gelmedi. Shifu geri dödüğünde, bize adamın birkaç gün önce ölmüş olduğunu, eğer yaşıyor olsaydı kurtarılabilmesinin mümkün olacağını, fakat şimdi ölü bir durumda olduğunu söyledi.

Bu adamın ailesi, Shifu'yu, kişinin hayatı tehlikedeyken onu kurtarmamak ile suçladı. Birisi de Shifu'yu kınayan şeyler söyledi ve: ''Artık uygulama yapmayacağım'' diyerek elindeki Falun amblemini yere fırlattı. Shifu ise ona: ''Standartı karşılamıyorsun.'' dedi. Daha sonra Shifu: ''Bu kişi birtakım şeyler tarafından kontrol ediliyordu. Eğer gerçek bir uygulayıcı olsaydı üzülürdüm.'' dedi.



Çince metin: http://minghui.ca/mh/articles/2005/1/25/94172.html
İngilizce metin: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2005/2/7/57276.html